Sağlık

Gece geç yatanlar bu hastalığa daha çok yakalanıyor

Journal of the American Heart Association’da yayımlanan ve 322 bini aşkın yetişkinin verilerine dayanan araştırma, geç saatlere kadar uyanık kalmayı tercih edenlerde kalp hastalığı riskinin belirgin şekilde arttığını gösterdi.

Abone Ol

Journal of the American Heart Association’da yayımlanan yeni bir çalışma, uyku-uyanıklık döngüsünde akşam saatlerini tercih eden bireylerin, kardiyovasküler hastalıklar açısından daha yüksek risk grubunda yer aldığını ortaya koydu. İngiltere, İskoçya ve Galler’den 322 bini aşkın katılımcının verileriyle yürütülen araştırma, "gece kuşu" olarak tanımlanan kronotiplerin sağlık profillerini mercek altına aldı.

KÖTÜ KALP SAĞLIĞI RİSKİ YÜZDE 79 DAHA FAZLA

UK Biobank verilerine dayanan boylamsal çalışmada, katılımcıların kendi beyanlarına göre belirlenen sabah, orta veya akşam (gece kuşu) kronotipleri analiz edildi. Harvard Tıp Fakültesi araştırmacılarından Dr. Sina Kianersi öncülüğünde yürütülen çalışmada, Amerikan Kalp Derneği’nin (AHA) "Hayatın Temel 8’i" (Life’s Essential 8) olarak adlandırdığı kriterler baz alındı. Bu kriterler; beslenme, aktivite, sigara kullanımı, uyku, kilo, kolesterol, kan şekeri ve tansiyon kontrolünü içeriyor.

Elde edilen bulgulara göre, akşam tipine sahip bireylerin genel kardiyovasküler sağlıklarının kötü olma olasılığı, belirgin bir tercihi olmayan orta gruba kıyasla yüzde 79 daha yüksek. Ayrıca, yaklaşık 14 yıllık takip süresi boyunca bu grupta kalp krizi veya felç geçirme riskinin yüzde 16 oranında arttığı tespit edildi. Buna karşılık, "erkenci kuş" olarak nitelendirilen sabah tiplerinin risk oranının yüzde 5 daha düşük olduğu belirlendi.

RİSK ARTIŞI KADINLARDA DAHA FAZLA

Araştırmacılar, risk artışının nedenlerini yaşam tarzı faktörlerine ve sirkadiyen ritim uyumsuzluğuna bağlıyor. Akşam kronotipine sahip bireylerde sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik ve sigara kullanımı gibi alışkanlıkların daha yaygın olduğu gözlemlendi. Ayrıca kişinin doğal biyolojik saati ile iş programı gibi dış faktörler arasındaki uyumsuzluğun da vücut üzerinde baskı oluşturduğu belirtiliyor. Risk artışının kadınlarda daha belirgin olması ise dikkat çeken bir diğer bulgu oldu.

UZMANLARDAN "RİSK YÖNETİLEBİLİR" MESAJI

Northwestern Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sabra Abbott ve Dr. Kristen Knutson, bu bulguların kesin bir kader olmadığını, risk faktörlerinin yönetilebileceğini vurguluyor. Uzmanlar, kronotipi değiştirmeye çalışmak yerine değiştirilebilir alışkanlıklara odaklanılmasını öneriyor.

Dr. Kianersi, risk grubundaki bireyler için şu önerilerde bulundu: "Uyku ve uyanma saatlerinin tutarlı tutulması, sabahları gün ışığına maruz kalınması ve düzenli fiziksel aktivite kritik önem taşıyor. Sigara kullanımı söz konusuysa, bırakılması kalp sağlığı için atılacak en önemli adımdır."