Sağlık

Vücutta gizli kalmış kanser hücrelerine dikkat

Uzmanlar, MRD testinin klasik tetkiklerle saptanamayan gizli kanser hücrelerini tespit edebildiğini belirtti.

Abone Ol

Kanser tedavisini tamamlayan hastalarda MR, PET veya rutin kan testlerinin normal çıkması, her zaman hastalığın tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor.

Memorial Şişli Hastanesi Onkoloji Merkezi’nden Prof. Dr. Serkan Keskin, bazı kanser hücrelerinin klasik testlerle saptanamayacak kadar küçük olabileceğini belirtti.

Keskin’e göre bu durumda Minimal Rezidüel Hastalık (MRD) testi devreye giriyor.

MRD testi, tedavi sonrası vücutta kalmış olabilecek çok küçük sayıdaki tümör hücrelerini genetik düzeyde tespit edebiliyor.

Yalnızca bir tüp kanla yapılan test, hastalığın yeniden ortaya çıkma ihtimalini önceden öngörmeye yardımcı oluyor.

MRD TESTİ NÜKS RİSKİNİ ÖNCEDEN GÖSTEREBİLİYOR

MRD testinde, kanda dolaşan tümör DNA’sı veya hücreleri analiz ediliyor.

Bu yöntem, meme, kolon, akciğer ve böbrek kanseri gibi birçok tümör türünde kullanılabiliyor. Uzmanlar, klasik görüntüleme yöntemleriyle birlikte MRD testinin uygulanmasının hastalığın geri dönmesini beklemeden önlem alınmasını sağladığını belirtiyor.

TEDAVİ PLANI MRD SONUÇLARINA GÖRE BELİRLENİYOR

MRD pozitifliği tespit edilen hastalar daha sık aralıklarla izleniyor ve tedavi süreçleri buna göre yeniden düzenleniyor. Gerekli görüldüğünde farklı tedavi seçenekleri uygulanabiliyor. Böylece olası bir nüks, klinik olarak ortaya çıkmadan kontrol altına alınabiliyor.

Prof. Dr. Keskin, modern onkolojinin artık gen ve molekül düzeyinde ilerlediğini, MRD testinin de kişiye özel tedavi planlarının oluşturulmasında önemli rol oynadığını ifade etti.