Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde hizmet veren Uyku Ünitesi'nde, uyku bozukluğu yaşayan hastalara gece boyunca yapılan tetkiklerle tanı konuluyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuluyor.
Ünitede hastalar, çeşitli hazırlık süreçlerinin ardından uyku laboratuvarında polisomnografi (uyku testi) ile değerlendiriliyor. Gece boyunca yapılan kayıtlarla uyku bozukluklarının nedeni ayrıntılı şekilde inceleniyor.
FARKLI UYKU HASTALIKLARI ARAŞTIRILIYOR
OMÜ Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi, laboratuvarda uykuya dalamama, uykuyu sürdürememe, huzursuz bacak sendromu ve uyku apnesi gibi birçok rahatsızlığın araştırıldığını belirtti.
Bazı hastalarda birden fazla uyku probleminin görülebildiğini ifade eden Terzi, bu durumlarda kulak burun boğaz, göğüs hastalıkları, psikiyatri ve nöroloji uzmanlarının birlikte çalıştığı multidisipliner bir tedavi yaklaşımı uygulandığını söyledi.
UYKU KALİTESİ GENEL SAĞLIĞI ETKİLİYOR
Uyku bozukluklarının aşırı kilo, kulak burun boğaz ve göğüs hastalıklarının yanı sıra epilepsi, Parkinson hastalığı, huzursuz bacak sendromu ve multipl skleroz (MS) gibi nörolojik hastalıklarla da ilişkili olabileceğine dikkat çekildi.
Terzi, kaliteli uykunun gündüz yaşamını doğrudan etkilediğini belirterek, uyku problemi yaşayan kişilerin gecikmeden uzman desteği almasının önemini vurguladı.
UYKU LABORATUVARLARININ YAYGINLAŞMISI GEREKİYOR
OMÜ Uyku Ünitesi'nde aylık yaklaşık 60 hastaya hizmet verildiğini aktaran Prof. Dr. Murat Terzi, uyku laboratuvarlarının doğru tanı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Terzi, uyku laboratuvarlarının Türkiye genelinde yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, bu merkezlerin uyku bozukluklarının doğru şekilde tespit edilmesi ve uygun tedavinin planlanmasında önemli rol üstlendiğini ifade etti.