Ekonomi

Tarım piyasalarında tedarik zinciri yavaşlıyor

Enerji piyasalarını sarsan kriz, etkisini tarım sektöründe de net bir şekilde göstermeye başladı.

Abone Ol

Hürmüz Boğazı'nda yavaşlayan gemi trafiği sadece petrolü vurmuyor; gübreden tahıla, şekerden pirince kadar birçok kalemde sevkiyat takvimleri altüst olmuş durumda.

Teslimat sürelerindeki uzama, sıçrayan navlun ve sigorta maliyetleri ile birleşerek gıda enflasyonu üzerinde doğrudan bir risk oluşturuyor. Tarım piyasaları, pandemi döneminden bu yana en büyük tedarik sınavını veriyor.

Körfez bölgesi, dünya tahıl ithalatı ve azotlu gübre ihracatının kilit geçiş noktalarından biri. Burada uzayan bir darboğaz üretim maliyetlerini yukarı çekerken, fiyat etiketlerine kalıcı bir "savaş primi" ekleme potansiyeli taşıyor. Tankerlerin ve kuru yük gemilerinin mecburi rota değişiklikleri teslimatları haftalarca öteliyor.

EN AĞIR HASARI BUĞDAY GRUBU ALDI

Bu tablodan en ağır hasarı buğday alırken, mısır ticareti orta risk grubunda izleniyor. Soya fasulyesi ise nakliye aksaklıklarından ziyade, artan gübre ve enerji maliyetleri üzerinden dolaylı yara alıyor. İthal buğdaya yoğun şekilde ihtiyaç duyan İran, Irak ve Suudi Arabistan hattı, bu süreci en yakından hisseden bölgeler arasında.

Körfez ülkeleri, küresel azotlu gübre ticaretinin yüzde 40 ile 50'lik dilimini sırtlıyor. Boğazdaki yavaşlama, üre ve amonyak akışını bariz şekilde kısıtladı. Fiyatların yukarı yönlü hareketi, mısır ve buğday gibi azota fazla ihtiyaç duyan ürünlerdeki maliyet yükünü ağırlaştırıyor. Aksamaların devam etmesi durumunda Brezilya, Hindistan ve AB'nin bir kısmı gibi dışa bağımlı tarım bölgelerinde gübre bulunabilirliği ciddi bir soruna dönüşebilir.

Rafine beyaz şeker primi ton başına 107 dolara çıkarak rekor kırdı. Dubai merkezli büyük rafinerilerin ham maddeyi ağırlıklı olarak bu bölgeden temin etmesi, arzın daralma ihtimalini güçlendiriyor. Ayrıca yüksek seyreden petrol fiyatları, Brezilya'da etanol üretimini daha kârlı hale getiriyor. Bu durum, gıda piyasasına ayrılan küresel şeker arzını daha da daraltabilecek bir faktör.

STOK YÖNETİMLERİ GELECEK EKİM PLANINI DEĞİŞTİRİYOR

Sevkiyatlardaki gecikmeler sadece fiyat tablolarını değil, ülkelerin stok yönetimlerini ve gelecek dönem ekim planlarını da değiştiriyor.

  • Soya Ürünleri: Soya yağı, petrol fiyatları ve biyoyakıt talebinin itici gücüyle son iki buçuk yılın zirvesini test etti. Soya küspesinde ise durum farklı. İran'ın büyük bir alıcı konumunda bulunması, ticaret akışlarını daha kırılgan hale getiriyor. ABD ile Çin arasındaki siyasi gelişmeler de pazarın yönünü belirleme gücünü koruyor.
  • Basmati Pirinci: Yaklaşık 400 bin ton Hint basmati pirinci şu an limanlarda veya gemilerde bekletiliyor. Navlun maliyetleri ikiye katlandı ve yeni kontrat alımları durdu. Ortadoğu'nun talebindeki kesinti şu an fiyatları aşağı yönlü baskılıyor. Ancak lojistik düğüm yakın zamanda çözülemezse, arz-talep tablosunun hızla tersine dönme riski bulunuyor.
  • Buğday: İthalata tam bağımlı Körfez ve Kuzey Afrika ülkelerinde alımlar gecikiyor. Hürmüz ve Kızıldeniz'deki transit sürelerin uzaması ana etken. Fonların pozisyon kapatma hamleleri fiyat oynaklığını artırdı. Chicago vadeli işlemlerinde kile başına fiyat 5.7 doların hemen altında seyrediyor.
  • Mısır: Brezilya mısırının önemli alıcılarından biri İran. Sevkiyattaki yavaşlama, Brezilya'nın hasat dönemindeki ihracat dengelerini şimdiden zorluyor. Artan gübre faturalarının üreticilerin bir sonraki sezon planlamalarını nasıl değiştireceği takip ediliyor. Vadeli piyasalarda mısır 4,30 dolar bandında işlem görüyor.