Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'deki internet kullanıcılarının %89,5'i sosyal medya platformlarında aktif olarak zaman geçiriyor. Bu devasa ekosistemi kötü niyetli kişilerin bir "dolandırıcılık kapısı" olarak kullanmasını engellemek, dijital mecralardaki usulsüzlüklerin önüne geçmek ve çocukları korumak amacıyla hayata geçirilen düzenlemenin öne çıkan başlıkları şu şekildedir:
YAPAY ZEKA VE DEEPFAKE İÇERİKLERİNE ZORUNLU ETİKET
Gelişen teknolojiyle birlikte gerçek insanlardan ayırt edilmesi neredeyse imkansız hale gelen dijital karakterler ve "deepfake" olarak bilinen sahte içerikler, Reklam Kurulu verilerine göre tüketicilerin karar verme süreçlerini ciddi şekilde manipüle ediyor. Yeni dönemde bu manipülasyonların önüne geçilmesi amacıyla şu kurallar uygulanacak:
Yapay Zeka İbaresi Zorunlu Olacak: İnsandan ayırt edilemeyen dijital karakterlerin yer aldığı içeriklerde, bu görsellerin yapay zekayla üretildiği net bir şekilde belirtilmek zorunda olacak.
Dijital Kopya İle Ürün Deneyimi Yasaklanıyor: Son dönemde Bakan Mehmet Şimşek, dünyaca ünlü futbolcular Lionel Messi ve Cristiano Ronaldo gibi isimlerin sahte görüntüleriyle yapılan suiistimallerin ardından, gerçek kişilerin dijital kopyalarının sanki bir ürünü bizzat denemiş gibi gösterilmesi tamamen yasaklandı.
"KARANLIK TASARIMLAR" VE SAHTE ACİLİYETE CEZA YAĞACAK
Sosyal medyada ve e-ticaret sitelerinde tüketicileri psikolojik olarak baskı altına alan "karanlik tasarımlar" da bakanlığın radarına girdi. Tüketicileri istemedikleri bir işleme yönlendiren, üyelikten çıkış butonlarını gizleyerek zorlaştıran ya da stokta aslında ürün olduğu halde "Son 1 ürün" gibi ibarelerle "sahte aciliyet" oluşturan tasarımlar sıkı bir şekilde denetlenecek. Bu tür usulsüzlükleri yapan mecralara "durdurma" cezasından çok ciddi para cezalarına kadar ağır yaptırımlar uygulanacak.
INFLUENCER'LARIN GİZLİ REKLAM EKONOMİSİNE SON
"Tavsiye" adı altında milyarlarca liralık bir sermaye trafiğini yöneten sosyal medya fenomenleri (influencer) için de yeni bir dönem başlıyor. Reklam Kurulu'nun daha önce "paylaşımın reklam olduğunun net anlaşılamaması" gerekçesiyle verdiği cezalar, artık genel ve bağlayıcı bir kural haline getirildi.
Bundan sonra sosyal medya fenomenleri, firmalarla kurdukları her türlü menfaat ilişkisini (hediye ürün, ücretsiz davet, özel indirim vb.) paylaşımlarında "reklam" veya "tanıtım" ibaresini açıkça kullanarak belgelemek zorunda kalacak. Bu adımlarla fenomen ekonomisinin kayıt dışılıktan kurtarılması ve güven zeminine oturtulması amaçlanıyor.
"YEŞİL AKLAMA"YA ÜNİVERSİTE ONAYI ŞARTI
Dünyada hızla yayılan ve ürünleri aslında çevreye duyarlı olmadığı halde öyleymiş gibi pazarlama taktiği olan "yeşil aklama" (greenwashing) faaliyetlerine karşı da bariyer çekildi. Reklamlarda tüketicilerin çevresel hassasiyetlerini sömürmek amacıyla kullanılan; "doğa dostu", "yeşil ürün" veya "sürdürülebilir" gibi iddialı kavramlar, üniversite onayı veya akredite kuruluş belgesi olmadan kesinlikle reklam materyallerinde kullanılamayacak.
ÇOCUKLARIN VERİLERİ REKLAM İÇİN ANALİZ EDİLEMEYECEK
Çocukların dijital dünyada bir meta (ticari malzeme) olarak kullanılmasını önlemek adına, oyun ve internet alışkanlıkları üzerinden kişisel verilerinin analiz edilmesi (profilleme) tamamen engellenecek. Bu profilleme analizleri üzerinden çocuklara özel, hedef odaklı reklam içerikleri sunulmasının önüne geçilecek.
2026 YILI CEZALARI ÜST LİMİTTEN UYGULANACAK
Ticaret Bakanlığı'nın bu hamlesinin ardından Reklam Kurulu, tespit edilen veya şikayete konu olan aykırılıklar hakkında doğrudan resen inceleme başlatma yetkisine sahip olacak. 2026 yılı itibarıyla aldatıcı, yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara yönelik kesilen idari para cezaları 79 bin 161 lira ile 31 milyon 808 bin 530 lira arasında değişiyor. Ceza miktarları, ihlalin gerçekleştirildiği mecranın (TV, sosyal medya, internet sitesi) niteliğine ve ihlalin türüne göre üst limitlerden uygulanabilecek.