Meme kanseri denildiğinde birçok kişinin aklına ilk olarak ele gelen sert bir kitle geliyor. Ancak uzmanlar, özellikle bazı agresif meme kanseri türlerinde hastalığın herhangi bir kitle oluşmadan da ilerleyebileceğini belirtiyor.
Bu nedenle yalnızca elle muayeneye güvenmenin yeterli olmadığına dikkat çeken uzmanlar, meme görünümündeki değişikliklerin de yakından takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.
MEME KANSERİ HER ZAMAN KİTLEYLE BELİRTİ VERMEYEBİLİR
Meme kanserinin en bilinen belirtisi sert bir kitle olsa da, her vaka aynı şekilde ilerlemiyor. Bazı hastalarda tümör elle hissedilebilecek büyüklüğe ulaşmadan önce ciltte veya meme dokusunda farklı değişiklikler görülebiliyor.
Uzmanlar, özellikle hızlı seyreden kanser türlerinde erken belirtilerin gözden kaçmasının tanı sürecini geciktirebileceğini belirtiyor. Bu nedenle memedeki her değişikliğin dikkatle değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
MEMEDEKİ GÖRÜNÜM DEĞİŞİKLİKLERİ ÖNEMLİ İPUÇLARI VEREBİLİR
Uzmanlara göre bazı belirtiler, ele gelen bir kitle olmadan da meme kanserine işaret edebilir. Bunlar arasında meme derisinde portakal kabuğunu andıran kalınlaşma, ciltte gamze veya çukur görünümü oluşması, açıklanamayan kızarıklık ya da morarma yer alıyor.
Bunun yanı sıra memede ani hassasiyet, sıcaklık artışı, ağırlık hissi ve meme ucunun içe doğru çekilmesi gibi değişiklikler de ihmal edilmemesi gereken belirtiler arasında gösteriliyor.
İNFLAMATUAR MEME KANSERİ DAHA HIZLI İLERLEYEBİLİYOR
Uzmanların dikkat çektiği önemli hastalıklardan biri de inflamatuar meme kanseri olarak bilinen özel bir meme kanseri türü. Nadir görülmesine rağmen diğer türlere göre daha hızlı ilerleyebilen bu hastalık, çoğu zaman belirgin bir kitle oluşturmadan gelişebiliyor.
Bu nedenle standart belirtilerin görülmemesi hastalığın olmadığı anlamına gelmiyor. Bazı vakalarda görüntüleme yöntemleriyle tanı koymak da daha zor olabiliyor. Erken fark edilen belirtiler ise tedavi başarısını artırabiliyor.
KOLTUK ALTI VE KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ÇEVRESİNDEKİ ŞİŞLİKLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Meme dokusundaki değişimlerin yanı sıra koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde oluşan açıklanamayan şişlikler de dikkatle değerlendirilmesi gereken bulgular arasında yer alıyor.
Uzmanlar, bu bölgelerde hissedilen farklılıkların lenf bezleriyle ilişkili olabileceğini belirterek gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor.
ERKEN TEŞHİS TEDAVİ BAŞARISINI ARTIRIYOR
Uzmanlar, meme sağlığını korumak için yalnızca elle yapılan muayenenin yeterli olmadığını vurguluyor. Aynanın karşısında düzenli olarak memelerin şekli, simetrisi ve cilt yapısının da kontrol edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Meme dokusunda ya da görünümünde fark edilen herhangi bir değişiklikte "kitle yoksa sorun yoktur" düşüncesiyle hareket edilmemesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Erken tanı sayesinde tedavi seçeneklerinin arttığı ve hastalığın kontrol altına alınma ihtimalinin önemli ölçüde yükseldiği ifade ediliyor.