Sağlık

Kış boyu geçmeyen burun akıntısı alerji belirtisi olabilir

Uzmanlar, çocuklarda kış boyunca devam eden burun akıntısı ve hapşırığın soğuk algınlığı değil, ev tozu akarı alerjisi olabileceği konusunda uyarıyor.

Abone Ol

Çocuklarda kış ayları boyunca süren burun akıntısı ve hapşırık, çoğu zaman basit bir soğuk algınlığı sanılsa da uzmanlar bu durumun "ev tozu akarı alerjisi" olabileceğini belirtiyor. Gözle görülmeyen bu akarlar, halı, yorgan, perde ve yastık gibi eşyalar aracılığıyla evin her yerine yerleşerek çocukların sağlığını tehdit ediyor.

Doç. Dr. Ömer Akçal, ailelerin bu tabloyu genellikle üst solunum yolu enfeksiyonu ile karıştırdığını belirterek önemli uyarılarda bulundu.

ÜST VE ALT SOLUNUM YOLLARINI ETKİLİYOR

Ev tozu akarlarının solunum yoluyla alınan alerjenler olduğunu ifade eden Doç. Dr. Akçal, sağlıklı bireylerde sorun oluşturmasa da duyarlı çocuklarda alerjik reaksiyonlara yol açabildiğini söyledi. Bu durumun üst solunum yollarında burun tıkanıklığı, akıntı, hapşırık ve kaşıntı şeklinde görüldüğünü belirten Akçal, bunun alerjik rinit olarak tanımlandığını aktardı.

Alt solunum yollarının etkilenmesiyle birlikte öksürük, hırıltı ve nefes darlığı gibi belirtilerle alerjik astım gelişebildiğini vurgulayan Akçal, ev tozu akarı alerjisinin genellikle 3 yaşından sonra başladığını, 5 yaşından itibaren ise sıklığının belirgin şekilde arttığını söyledi. Kapalı ortamlarda geçirilen kış aylarında belirtilerin şiddetlendiğini de ekledi.

TEDAVİ ÜÇ BASAMAKTA GERÇEKLEŞTİRİLİYOR

Ev tozu akarı alerjisinde tedavinin üç basamaklı olduğunu ifade eden Doç. Dr. Akçal, ilk adımın korunma önlemleri olduğunu belirtti. Çocuğun odasında toz tutan eşyaların azaltılması, halı ve perde kullanımının sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Gerekli durumlarda hava temizleme cihazlarının da fayda sağlayabileceğini dile getirdi.

İkinci basamakta alerjik rinit, astım veya egzama gibi mevcut tabloya yönelik ilaç tedavisinin uygulandığını belirten Akçal, üçüncü basamakta ise alerji aşısının devreye girdiğini aktardı. Alerjen spesifik immünoterapinin kısa süreli bir uygulama olmadığını vurgulayan Akçal, bu tedavinin en az 3, en fazla 5 yıl sürdüğünü ve mutlaka uzman hekimler tarafından planlanması gerektiğini ifade etti.