Sağlık

Astım kontrolünde erken tanı büyük önem taşıyor

Uzmanlar, astımın düzenli takip ve doğru tedaviyle büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini belirtiyor.

Abone Ol

Astım, hava yollarında daralmaya neden olan kronik bir solunum yolu hastalığı olarak dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkiliyor. Nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste baskı hissi ve inatçı öksürük gibi belirtilerle ortaya çıkan hastalık, yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebiliyor. Uzmanlar, erken tanı ve düzenli tedaviyle astımın büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğine dikkat çekiyor.

Memorial Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. A. Füsun Ülger, 5 Mayıs Dünya Astım Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, astımın tüm yaş gruplarında görülebilen yaygın kronik hastalıklardan biri olduğunu belirtti. Türkiye’de erişkinlerde astım görülme sıklığının yüzde 6 ila 11 arasında değiştiği ifade edildi.

ASTIM BE LİRTİLERİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Uzmanlara göre astımın en yaygın belirtileri arasında tekrarlayan nefes darlığı, nefes alırken hırıltı sesi, göğüste baskı hissi ve uzun süren öksürük yer alıyor. Özellikle egzersiz sonrası, soğuk hava temasında veya belirli tetikleyiciler sonrasında ortaya çıkan şikayetlerin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.

Tekrarlayan solunum yakınmalarının yalnızca geçici rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, erken dönemde yapılan incelemelerin hastalığın kontrol altına alınmasını kolaylaştırdığını vurguluyor.

ÇEVRESEL FAKTÖRLER ATAKLARI TETİKLİYOR

Astım ataklarının gelişiminde hem çevresel hem bireysel faktörlerin etkili olduğu belirtiliyor. Polenler, ev tozu akarları, sigara dumanı, hava kirliliği ve solunum yolu enfeksiyonları en önemli risk unsurları arasında gösteriliyor.

Mevsim geçişleri ve hava kirliliğinin yoğun olduğu dönemlerde astım belirtilerinin artabileceği ifade edilirken, özellikle polen yoğunluğunun yüksek olduğu günlerde hastaların daha dikkatli olması gerektiği kaydediliyor.

Uzmanlar ayrıca obezite ve sigara kullanımının hastalık kontrolünü zorlaştırdığına dikkat çekiyor. Yapılan araştırmalarda sigaranın bırakılması ve kilo kontrolünün sağlanmasının astım yönetimine olumlu katkı sunduğu belirtiliyor.

DOĞRU TEDAVİ VE DÜZENLİ TAKİP ÖNEM TAŞIYOR

Astım tedavisinde temel hedefin yalnızca atakları durdurmak değil, atakların oluşmasını önlemek olduğu ifade ediliyor. Bu kapsamda kontrol edici ilaçların düzenli kullanılması ve doktor önerilerine uyulması gerektiği vurgulanıyor.

Uzmanlar, inhaler ilaçların doğru teknikle kullanılmasının tedavi başarısını doğrudan etkilediğini belirtiyor. Hastaların düzenli doktor kontrolüne gitmesi ve tedavi planını aksatmaması gerektiği ifade ediliyor.

Astımın tamamen kontrol altında olduğu durumlarda hastaların günlük yaşamlarını rahat şekilde sürdürebildiği, gece nefes darlığı nedeniyle uyanmadığı ve ek nefes açıcı ilaç ihtiyacının azaldığı belirtiliyor.

SAĞLIKLI YAŞAM ALIŞKANLIKLARI DESTEK SAĞLIYOR

Astım yönetiminde yaşam tarzının da önemli rol oynadığı ifade ediliyor. Ev ortamında düzenli temizlik yapılması, yoğun kimyasal içeren ürünlerden kaçınılması ve sigara dumanından uzak durulması öneriliyor.

Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenmenin de astım kontrolünü desteklediği belirtiliyor. Yüzme, yürüyüş, yoga ve bisiklet gibi aktivitelerin uzman önerisi doğrultusunda uygulanabileceği ifade edilirken, fiziksel aktivitenin akciğer kapasitesine olumlu katkı sağladığı kaydediliyor.

Uzmanlar, astımın ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek erken tanı, doğru tedavi ve düzenli takip sayesinde hastalığın kontrol altına alınabileceğini vurguluyor.