Bilim insanları, aşırı sıcaklarla mücadelede klimalara alternatif olabilecek yeni bir yöntem geliştirdi. Çatılarda biriktirilen yağmur suyunun sıcak havalarda bina yüzeylerine püskürtülmesine dayanan sistemin, hem binaların serinlemesine hem de şehirlerdeki sıcaklığın düşmesine katkı sağlayabileceği belirtildi.
Manchester Üniversitesi araştırmacıları tarafından geliştirilen sistem, çatılarda depolanan yağmur suyunun sıcak havalarda otomatik olarak bina yüzeylerine püskürtülmesi prensibiyle çalışıyor.
BİNALAR SERİNLİYOR, KLİMA İHTİYACI AZALIYOR
Sistemde çatılarda depolanan yağmur suyu, hava sıcaklığının yükseldiği dönemlerde bina yüzeylerine püskürtülüyor. Böylece çatıların sıcaklığı düşürülürken binanın içerisine giren ısı miktarı da azaltılıyor.
Binaların daha az ısınması, klima kullanımının azalmasına yardımcı oluyor. Klimaların daha az çalışmasıyla dışarıya yayılan atık ısının da azalması ve bunun şehir sıcaklıklarının düşürülmesine katkı sağlaması bekleniyor.
DAHA FAZLA SU HER ZAMAN DAHA FAZLA SOĞUTMA SAĞLAMIYOR
Araştırmada dikkat çeken sonuçlardan biri, soğutma için mümkün olduğunca fazla su kullanılmasının her zaman en etkili yöntem olmadığı oldu.
Çalışmaya göre sistemin verimliliğinde asıl belirleyici unsur, yağmur suyunun bina yüzeyinin sıcaklığına göre doğru zamanda püskürtülmesi.
Bu nedenle sistemin yalnızca büyük miktarlarda su depolamasının değil, suyun uygun koşullarda ve doğru zamanda kullanılmasının önemli olduğu vurgulanıyor.
SEL RİSKİNİ AZALMAYA DA KATKI SAĞLAYABİLİR
Çatılarda yağmur suyunun depolanması, sıcak havalarda soğutma amacıyla kullanılmasının yanı sıra ani ve yoğun yağışların oluşturabileceği su baskınlarının azaltılmasına da katkı sağlayabilir.
Yağış sırasında biriken suyun kontrollü şekilde depolanması, şehirlerde yağmur suyunun kısa sürede kanalizasyon sistemlerine yüklenmesini önlemeye yardımcı olabilir.
İKLİM ISINDIKÇA ÖNEMİ ARTACAK
Küresel sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte şehirlerde serinleme ihtiyacının daha da artması bekleniyor. Araştırmacılar, yağmur suyuyla soğutma sistemlerinin gelecekte çevre dostu şehir planlamasında daha önemli bir yere sahip olabileceğini belirtiyor.
Yöntemin, klima kullanımını ve buna bağlı elektrik tüketimini azaltmasının yanı sıra karbon emisyonlarının düşürülmesine de katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.