Sağlık

Kansızlıkta kritik hata! Demir var ama etkisiz

Demir takviyesi alındığı halde etkisi görülmüyorsa sebep yanlış kullanım olabilir. İşte sık yapılan hatalar

Abone Ol

Özellikle hamilelik döneminde sık görülen kansızlık, çoğu zaman yalnızca beslenme eksikliği olarak değerlendirilse de, uzmanlara göre sorun her zaman demir yetersizliği değil.

Birçok kişi demir takviyesi almasına rağmen, yanlış kullanım nedeniyle beklenen faydayı göremiyor.

Günlük alışkanlıkların doğru düzenlenmemesi, tedavi sürecini doğrudan etkileyerek kan değerlerinin istenilen seviyeye ulaşmasını geciktirebiliyor.

DEMİR VAR AMA VÜCUT KULLANAMIYOR

Hamilelikte demir eksikliği yaşayan birçok kişi düzenli takviye kullanmasına rağmen beklenen toparlanmayı sağlayamıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri, demirin yanlış koşullarda tüketilmesi.

Demir takviyesinin çay, kahve veya sütle birlikte alınması, emilimi ciddi oranda düşürüyor.

Özellikle çayın demir emilimini yüzde 50’den fazla azaltabildiği biliniyor. Bu nedenle demirin aç karnına ve mümkünse C vitamini ile birlikte alınması öneriliyor.

SADECE HEMOGLOBİN YETERLİ DEĞİL

Kansızlık tedavisinde yalnızca hemoglobin değerine odaklanmak yeterli olmuyor. Asıl önemli olan, vücuttaki demir depolarını gösteren Ferritin seviyesidir.

Ferritin düşük kaldığı sürece, kan değerleri geçici olarak yükselse bile kısa sürede tekrar düşebilir. Bu nedenle tedavinin amacı sadece değerleri yükseltmek değil, depoları da doldurmak olmalıdır.

BESLENME DESTEKLER AMA TEK BAŞINA YETMEZ

Demir eksikliği tedavisinde beslenme önemli bir rol oynasa da çoğu zaman tek başına yeterli değildir. Ancak doğru besin kombinasyonları süreci hızlandırabilir.

Kırmızı et, yumurta ve yeşil yapraklı sebzeler demir açısından zengin kaynaklar arasında yer alır. Bu besinlerin C vitamini içeren gıdalarla birlikte tüketilmesi emilimi artırırken, yemek sırasında içilen çay demirin büyük kısmını etkisiz hale getirebilir.

ENFEKSİYONLAR SÜRECİ YAVAŞLATABİLİR

Vücut enfeksiyonla mücadele ederken demiri farklı şekilde kullanır. Bu durum, kandaki demir seviyelerinin beklenenden daha yavaş yükselmesine neden olabilir.

Özellikle mide, bağırsak veya üst solunum yolu enfeksiyonları sonrası toparlanma sürecinin uzaması sık karşılaşılan bir durumdur. Enfeksiyon ortadan kalktığında ise değerler genellikle daha hızlı yükselmeye başlar.

TEDAVİYİ ERKEN BIRAKMAK EN BÜYÜK HATA

Kansızlık tedavisinde yapılan en yaygın hatalardan biri, belirtiler azaldığında takviyenin bırakılmasıdır. Bu durum demir depoları dolmadan tedavinin kesilmesine yol açar.

Uzmanlar, tedavinin yalnızca kendini iyi hissetmeye göre değil; kan değerlerinin ve özellikle ferritin seviyesinin normale dönmesine göre sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde kansızlık kısa sürede yeniden ortaya çıkabiliyor.