Sağlık

Kadavradan böbrek nakli 10 yıllık diyaliz sürecini bitirdi

Kadavradan böbrek nakli sayesinde 10 yıldır diyalize bağlı yaşayan Meryem Sari yeniden özgürlüğüne kavuştu.

Abone Ol

Erzurum’da yaşayan 65 yaşındaki Meryem Sari’nin 10 yıldır süren diyaliz tedavisi, kadavradan böbrek nakliyle sona erdi. Böbrek yetmezliği nedeniyle yıllardır evde periton diyalizi görmek zorunda kalan Sari, Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından günlük yaşamına geri döndü.

Giresun’da beyin ölümü gerçekleşen bir donörden alınan böbreğin nakledilmesiyle yeni bir hayata adım atan Sari, artık yıllardır ertelemek zorunda kaldığı hayallerini gerçekleştirebileceğine inanıyor.

BÖBREK NAKLİ BEKLEYİŞİ 10 YIL SÜRDÜ

Altı çocuk annesi Meryem Sari’ye yaklaşık 10 yıl önce böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte evde periton diyalizi tedavisine başlayan Sari’nin yaşamı büyük ölçüde değişti. Günlük planlarını tedavi saatlerine göre yapmak zorunda kalan hasta, uzun yolculuklar ve sosyal aktivitelerden uzak kaldı.

Ailesi içerisinde uygun bir verici bulunamaması nedeniyle kadavradan böbrek nakli listesine alınan Sari, yıllar boyunca uygun donör haberini bekledi. Eşinin böbreğinin nakle uygun olmaması da süreci uzatan etkenlerden biri oldu. Buna rağmen umudunu kaybetmeyen Sari, sağlık durumunun düzelmesi halinde gerçekleştirmek istediği hac ibadeti hayalini hep canlı tuttu.

Yaklaşık bir ay önce gelen telefon ise yıllardır süren bekleyişi sona erdirdi. Giresun’da organ bağışı yapılan bir donörden alınan böbreğin kendisiyle uyumlu olabileceği bilgisi üzerine Erzurum’daki merkeze çağrılan Sari, yapılan tetkiklerin ardından ameliyata alındı.

ORGAN NAKLİ EKİBİ BAŞARILI OPERASYONA İMZA ATTI

Nakil operasyonu, Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Necip Altundaş başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirildi. Merkezde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Tarık Recep Kantarcı, beyin ölümü gerçekleşen hastanın yakınlarının organ bağışı kararı almasının iki farklı hastaya umut olduğunu belirtti.

Kantarcı’nın verdiği bilgilere göre, aynı donörden alınan iki böbrek merkezde iki ayrı hastaya nakledildi. Meryem Sari’nin sağlık durumunun iyi olduğunu ifade eden Kantarcı, organ naklinin yalnızca tıbbi bir tedavi yöntemi olmadığını, aynı zamanda hastaların yaşam kalitesini yeniden kazanmasını sağladığını vurguladı.

Uzmanlar, Türkiye’de organ nakli altyapısının güçlü olduğunu ancak kadavradan organ bağışı oranlarının halen istenilen seviyede bulunmadığını belirtiyor. Bir donörün kalp, karaciğer ve böbrek gibi organlarıyla birden fazla hastaya yaşam şansı sunabildiğine dikkat çekiliyor.

HAC HAYALİ YENİDEN YEŞERDİ

Başarılı geçen ameliyatın ardından diyaliz cihazından kurtulan Meryem Sari, hayatında yeni bir dönemin başladığını söylüyor. Yıllardır tedavi nedeniyle birçok planını ertelemek zorunda kaldığını anlatan Sari, özellikle hac ibadetini yerine getirme konusunda büyük endişe yaşadığını dile getirdi.

Sari, böbrek hastalığı nedeniyle hac kurası çıksa bile sağlık durumunun yolculuğa izin vermeyebileceğinden korktuğunu belirtti. Naklin ardından bu kaygılarının büyük ölçüde ortadan kalktığını ifade eden hasta, artık hac yolculuğuna çıkabileceği günleri umutla bekliyor.

Yeni sağlık durumunu “yeniden doğmuş gibi” sözleriyle anlatan Sari, organ bağışında bulunan kişinin ailesine minnettarlığını da dile getirdi. Organlarını bağışlayan kişinin ardından dua ettiğini söyleyen Sari, bağış sayesinde yeniden hayata tutunduğunu belirtti.