Bursa’nın Orhaneli ilçesinde yaşayan 71 yaşındaki Zeynep Bekil, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan köklü bir geçmişe sahip “üç etek” kıyafetini oyuncak bebekler aracılığıyla geleceğe taşıyor.
Kırsal Göynükbelen Mahallesi’nde doğup büyüyen Bekil, küçük yaşlardan itibaren ilgi duyduğu dikiş ve el işiyle bugün kültürel bir mirası yaşatmaya devam ediyor.
Mahalledeki kadınları izleyerek dikiş dikmeyi öğrenen Bekil, zamanla kendi kıyafetlerini üretmenin yanı sıra elindeki kumaşları değerlendirerek oyuncak bebekler için geleneksel giysiler hazırlamaya başladı.
Oyuncak bebekler geleneksel motiflerle süsleniyor
Bekil’in hazırladığı oyuncak bebekler, önü açık, yanları yırtmaçlı ve üç parçadan oluşan “üç etek” kıyafetleriyle dikkat çekiyor. Her bir bebek, el emeğiyle hazırlanan takke, şal, kuşak ve yöresel detaylarla tamamlanıyor.
Geleneksel kıyafetlerin yanı sıra altına “dökme don” ve gömlek de diken Bekil, her parçayı büyük bir özenle hazırlıyor. Bu çalışmalar, yalnızca bir el işi ürünü olmanın ötesinde, geçmişin izlerini günümüze taşıyan kültürel birer değer olarak öne çıkıyor.
“Bunu para için değil, gönlüm için yapıyorum”
4 çocuk annesi Bekil, yaptığı işten maddi kazanç beklemediğini belirterek, bu uğraşın kendisi için bir mutluluk kaynağı olduğunu ifade ediyor. Oyuncak bebekleri çoğunlukla torunları için hazırladığını dile getiren Bekil, zamanını bu şekilde değerlendirdiğini söylüyor.
Bekil, “Bir şey kazandığımdan değil de yapmak içimden geliyor. Bunlar olmasa vakit geçiremem. Bana eğlence oluyor.” sözleriyle el emeğine olan bağlılığını anlatıyor.
Gelenekleri tek başına yaşatmaya çalışıyor
Daha önce kendisine yardımcı olan komşularından birinin hayatını kaybettiğini, diğerinin ise rahatsızlandığını belirten Bekil, son dönemde tüm süreci tek başına yürüttüğünü ifade ediyor.
Bölgede bu geleneği sürdüren başka kimsenin kalmadığını vurgulayan Bekil, çocukluk yıllarından bu yana süregelen merakının hiç azalmadığını belirtiyor. “Yaşlansam da bunlar ölmüyor içimde. Gönül ölmüyor.” sözleriyle üretme tutkusunu dile getiriyor.
Atık kumaşlar sanata dönüşüyor
Bekil, çevresindeki insanların işlemeli kumaşları atmak yerine kendisine verdiğini, bu parçaları değerlendirerek bebeklere yeni kıyafetler diktiğini anlatıyor. Böylece hem israfın önüne geçiliyor hem de geleneksel motifler yeni nesillere aktarılıyor.
El emeğiyle hazırlanan bu özel bebekler, yalnızca bir oyuncak değil, aynı zamanda kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağlayan anlamlı eserler olarak dikkat çekiyor.