Bursa’nın içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlardaki doluluk oranı, kış aylarında etkili olan yağışlarla birlikte önemli ölçüde arttı.
Geçtiğimiz yıl kuraklık nedeniyle kritik seviyelere gerileyen su rezervleri, son ölçümlere göre yüzde 75 seviyesine ulaştı.
Kentte özellikle yaz aylarında yaşanan kuraklık ve su kesintilerinin ardından barajlardaki yükseliş, mevcut su durumuna ilişkin olumlu bir tablo ortaya koydu.
YAĞIŞLAR BARAJLARI YENİDEN DOLDURDU
Bursa’da içme suyu ihtiyacını karşılayan Doğancı Barajı ve Nilüfer Barajı, geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle ciddi oranda su kaybı yaşamıştı.
Özellikle ekim ayında doluluk oranlarının yüzde 1’in altına düşmesi nedeniyle kentte planlı su kesintileri uygulanmıştı.
Yaklaşık 125 milyon metreküp kapasiteli Doğancı Barajı ile 60 milyon metreküp kapasiteli Nilüfer Barajı, bu kış Uludağ’dan gelen kar suları ve sağanak yağışlarla yeniden dolmaya başladı.
10 Şubat’ta ortalama yüzde 38 seviyesinde ölçülen doluluk oranı, 25 Mart itibarıyla yüzde 75’e yükseldi.
GEÇEN YILA GÖRE DAHA GÜÇLÜ BAŞLANGIÇ
Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Efsun Dindar, mevcut doluluk oranlarının geçen yıla göre daha olumlu bir tablo sunduğunu belirtti.
Dindar, geçen yıl aynı dönemde baraj doluluk oranlarının yüzde 40-50 seviyelerinde olduğunu hatırlatarak, bu yılın daha güçlü bir başlangıç yaptığını ifade etti. Ancak baraj doluluk oranlarının tek başına su güvenliği açısından yeterli olmadığını vurguladı.
UZMANLARDAN KURAKLIK VE TASARRUF UYARISI
Uzmanlar, mevcut doluluk oranına rağmen su kaynaklarının hâlâ “kırılgan” bir dengede olduğuna dikkat çekiyor.
Dünya Meteoroloji Örgütü ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2026 ve 2027 yaz aylarının mevsim normallerinin üzerinde sıcak ve kurak geçmesi bekleniyor.
Yaz aylarında artan sıcaklıkla birlikte buharlaşma oranlarının yükseldiğine dikkat çeken Dindar, su talebinin de aynı dönemde hızla arttığını belirtti.
Tarımsal sulama baskısı ile birlikte değerlendirildiğinde, mevcut doluluk oranının yaz sonunda yeniden kritik seviyelere gerileyebileceği ifade edildi.
SU TASARRUFU VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KULLANIM VURGUSU
Uzmanlar, mevcut tabloya rağmen rehavete kapılmadan su tasarrufunun sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor. “Nasıl olsa su var” yaklaşımının risk oluşturabileceğine dikkat çekilirken, bireysel ve kurumsal düzeyde su kullanım alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Ayrıca tarımda vahşi sulama yöntemlerinin terk edilerek modern ve su tasarrufuna uygun tekniklerin yaygınlaştırılması gerektiği belirtiliyor. Bu kapsamda sürdürülebilir su yönetimi uygulamalarının önemine dikkat çekiliyor.