SpaceX, yörüngede görev yapan Starlink uydularından birinde ciddi bir anormallik yaşandığını duyurdu.
Şirketten yapılan açıklamada, söz konusu uyduyla iletişimin kesildiği ve kontrolün kaybedildiği belirtildi. Yaşanan teknik sorun sonrası uydunun hızla irtifa kaybetmeye başladığı ve çevresine enkaz parçaları yaydığı bildirildi.
Yetkililer, bu sürecin yakından takip edildiğini ve gelişmelerin uluslararası uzay izleme ağlarıyla paylaşıldığını ifade etti.
PATLAMAYA İŞARET EDEN TEKNİK BULGULAR
SpaceX’in değerlendirmesine göre, uyduda meydana gelen olayın itki tankında yaşanan ani boşalma ile bağlantılı olduğu düşünülüyor.
Şirket, bu durumun uydunun kendi iç sistemlerinden kaynaklanan bir patlamaya işaret ettiğini açıkladı.
Ortaya çıkan parçaların sayısı ve dağılımı, olayın sıradan bir teknik arızadan daha ciddi olduğunu gösterirken, patlamanın uydunun yapısal bütünlüğünü tamamen bozduğu ifade edildi.
ÇARPIŞMA DEĞİL, İÇ KAYNAKLI BİR OLAY
Uzay nesnelerini takip eden bağımsız kuruluşlardan Leo Labs, Starlink 35956 numaralı uyduda yaşanan olayın harici bir çarpışmadan kaynaklanmadığını raporladı.
Yapılan analizlerde, olayın “dahili bir enerji kaynağı” nedeniyle meydana geldiği sonucuna ulaşıldı.
Radar sistemleri, olayın hemen ardından uydunun çevresinde onlarca yeni enkaz parçası tespit etti. Bu durum, patlama ihtimalini güçlendiren önemli bir veri olarak değerlendirildi.
ALÇAK DÜNYA YÖRÜNGESİNDE ENKAZ RİSKİ
Olayın, yaklaşık 418 kilometre irtifada bulunan ve giderek kalabalıklaşan Alçak Dünya Yörüngesi’nde gerçekleştiği belirtildi. Bu bölgede halihazırda 24 binden fazla nesnenin aktif olarak takip edildiği biliniyor.
Uzmanlar, uzay enkazı yoğunluğunun artmasının uzun vadede uydu operasyonları açısından risk oluşturduğuna dikkat çekiyor.
SpaceX ise kontrolsüz hale gelen Starlink uydusunun Uluslararası Uzay İstasyonu için bir tehdit oluşturmadığını açıkladı.
PARÇALAR ATMOSFERDE YANARAK YOK OLACAK
Şirketten yapılan son bilgilendirmede, uydudan kopan enkaz parçalarının birkaç hafta içinde Dünya atmosferine girerek yanmasının beklendiği ifade edildi.
Bu nedenle yeryüzüne ulaşma riskinin son derece düşük olduğu vurgulandı.
Uzay güvenliği uzmanları, benzer olayların artmasının uzay trafiği yönetimi ve uydu tasarımlarında yeni önlemleri gündeme getirebileceğini belirtiyor.