Kütahya Valisi Sayın Musa Işın geçtiğimiz günlerde sahipsiz Havanları Koruma Birliği toplantısında açıklamıştı.
“18 bin 600 yüz sahipsiz köpek güvenli alanlara taşındı”
Bu şehirde hayvan severler önce başıboş köpekleri sahipleniyor sonra da sokağa bırakıyordu.
Tespit edilen kişilere 86 biner lira para cezası uygulandı.
Şehir karıştı.
Çok bilmiş sosyal medya trolleri yine iş başındaydı.
Kurallar devlet düzenini korumak için vardır.
Hukukçu arkadaşlarım çok iyi bilirler,
Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 4,
"Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz" der.
Muhteremler 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 125/4 basın yoluyla hakaret suçunu bilmediklerini beyan ediyorlar.
Kanunları bilmediğini söylemek işlenen suçtan kurtulmayı sağlamaz.
Basın yoluyla hakaret suçu, onur ve saygınlığı rencide edecek fiillerin yazılı, görsel veya işitsel kitle iletişim araçlarıyla yayılmasıyla oluşuyor.
Bir yanlış var yalnız ve öksüz şehrimde
Kökünden çatlamış yanlış.
Adına “hayvan sevgisi” diyorlar.
Sevgi mi?
Yoksa mülkiyet mi?
Kafese koymuşsun kuşu,
Bir kez eline alıp uçurmamışsın.
Adını sevgi diyorsun.
Gökyüzünü çalmışsın hayvandan.
Mevla kuşa kanat vermiş,
Uçurmuyorsun…
Sen,
Kuşları sırf keyif olsun diye iş hanlarının altında güneş görmez odalarda hapsetmişsin,
Bana insanlıktan bahsediyorsun.
Kanadı var diye değil, uçsun diye var o kanat…
Güneş görmeyen dört telle kapattığın kafesi hiç açmadan,
“Aman da benim tatlı kuşum ” diye seviyorsun.
Özgürlüğünü alıp kafese kapatmışsın,
Bu sevgi değil.
Bu bir zulüm…
Bugün,
Üniversitelerin tatile girdiği her dönemde olduğu gibi,
Yolda yürümeyi dahi beceremeyen ürkek,
Sahipsiz cins kedi ve köpekler var mahallemde...
Mamaya alıştırılmış başka hiçbir yiyecek bilmiyor.
Merhametli insanlar heyet halinde besliyor.
Sen asil geçinen zat,
Eşin hiç istemediği halde,
Minik şehzaden istediği için süs balığı alıyorsun eve…
Akvaryuma bakıyorsun…
İçinde iki balık dönüyor, dönüyor.
İki gün sonra ya çok yemlemekten ya da açlıktan ölüyor.
Bırak ılıcaya gitmeyi, hayatında deniz görmemişsin,
Üç camın arkasını okyanus sanıyor.
Müdürünle, amirinle, eşinle dostunla,
Kimseyi bulamadığında “ kendi kuyruğunla” kavga ediyorsun…
Benzin bidonu gibisin kimse sana bulaşmıyor…
Sonra,
“Balığı seyredince huzur buluyorum abi” diyorsun.
Mübarek, kimin huzuru bu ?
Balığın mı, senin mi?
Biz böyle bir millet değildik kardeş…
Bizim medeniyetimiz,
Hindi gibi kaykılıp reklam yapmazdı.
Kendini övmek görgüsüzlüktü.
Hashtag açmazdı.
Story atmazdı…
Bu topraklarda güzel insanlar vardı.
Çeşmelerde oluk altlarına uzun uzun havuzlar yapar,
Gider mezarlığın yanına bir yalak koyarlardı.
Yaptığını kimse görmezdi.
Ama bütün mahlukat bilir, gece gündüz gider oradan su içerdi.
Hiç okula gitmemiş,
Tavşanlı’nın Ovacık köyündeki Ahmet dedem, köy çeşmesinin yanına taşı oyup bir göz açardı…
Sadece insan içsin diye değil,
Susayan her can içsin diye…
Benim gördüğüm çağdaşlık, medeniyet buydu…
Bugün,
Bölgemin kudretten çıkan sularıyla, gürül gürül akan tüm çeşmeler talan edilmiş,
Rant uğruna, tertemiz sular bina altlarından gün yüzü gösterilmeden kanalizasyona akıtılmış…
İnşaat lobisiyle, kupon arazi peşindeki,
Arkasında donu olmadığını bildiğimiz sonradan görme zatlar,
Bize, sevgiden haktan hukuktan bahsediyor.
Hadi ordan,
Yatacak yeriniz yok…
Kütahya’nın pınarları akmıyor artık.
Olukları çalınmış.
Mahlukatın su içtiği oluklar çöp kutusu olmuş.
Yalak kırılmış,
Taşları dağılmış.
İçinden ot bitmiş.
Ama evinizde “pet odası” var.
Mamalarınız,
Mama kaplarınız ithal.
Sevgi lüks olmuş.
Merhamet?
Yok.
Çünkü merhamet zahmet ister.
Emek ister.
Gösterişsizdir.
Sizin sevginiz sadece sosyal medyada gösteriden ibaret.
Ama içi boş…
O miras bırakmadığı diye kızdığın deden ne yapmış biliyor musun?
Adını bile yazmadan evinin önüne taştan suluklar bırakmış.
Yüz sene sonra bile bir kedi bir köpek su içsin diye.
Sen ne yapıyorsun?
Bir hesapta,
Adını yazıyorsun, fotoğraf koyuyorsun.
Diğer hesapta, sahte gizli profille herkese ters atıyorsun.
Önüne gelene sevgiden insanlıktan bahsediyorsun…
Evinin önüne,
Pencerene bir damla su bırakmıyorsun.
İşte senin ecdatla arandaki fark bu farketmiyorsun…
Bana çağdaşlıktan, medeniyetten, haktan hukuktan bahsetme kardeşim.
Geçiniz…
Sen hiçbir canlıyı sevmiyorsun…