Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), gıda israfının hem ekonomik hem de insani boyutuna dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.
30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında yapılan açıklamalarda, israfın azaltılmasının ülke ekonomisine ciddi katkılar sağlayabileceği vurgulandı.
GIDA İSRAFI KÜRESEL BİR SORUN
TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda israfının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda küresel bir insani kriz olduğunu ifade etti.
Dünya genelinde milyonlarca insanın yeterli gıdaya erişemediğini belirten Sidar, buna karşın her yıl milyarlarca ton gıdanın israf edilmesinin büyük bir çelişki oluşturduğunu dile getirdi.
Sidar, açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle her gün binlerce çocuğun hayatını kaybettiğine dikkat çekerek, gıda israfının azaltılmasının insanlık açısından kritik bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
TÜRKİYE’DE İSRAF VE EKONOMİK KAYIP
Türkiye’de her yıl milyonlarca ton gıdanın israf edildiğini belirten Sidar, bu durumun hem doğal kaynaklar hem de ekonomi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi.
Yapılan değerlendirmelere göre, gıda israfının yalnızca yüzde 10 oranında azaltılması halinde yaklaşık 50 milyar TL’lik tasarruf sağlanabileceği ifade edildi.
Bu tasarrufun milyonlarca ailenin yıllık geçim düzeyine karşılık geldiğine dikkat çekilerek, israfın azaltılmasının ekonomik refah açısından büyük önem taşıdığı kaydedildi.
EN FAZLA İSRAF HANELERDE GERÇEKLEŞİYOR
Verilere göre gıda israfının en büyük kısmı hanelerde meydana geliyor. Toplam israfın yaklaşık yüzde 60’ı evlerde gerçekleşirken, yüzde 28’i hizmet sektöründe, yüzde 12’si ise perakende sektöründe ortaya çıkıyor.
Uzmanlar, planlı alışveriş yapılması, doğru saklama koşullarının uygulanması ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmesinin israfı önemli ölçüde azaltabileceğini belirtiyor. Günlük hayatta alınacak küçük önlemlerin büyük ekonomik kazanımlar sağlayabileceği vurgulanıyor.
ÜRETİMDEN TÜKETİME BİLİNÇ ŞART
Gıda israfının azaltılması için yalnızca tüketicilerin değil, üretim ve tedarik zincirindeki tüm paydaşların bilinçlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Fabrikalardan küçük işletmelere kadar geniş bir alanda eğitim ve farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Özellikle soğuk zincirin korunması, ürünlerin uygun koşullarda saklanması ve lojistik süreçlerin doğru yönetilmesiyle gıda kayıplarının önemli ölçüde önlenebileceği belirtiliyor.
SIFIR ATIK VİZYONU VE ULUSLARARASI ADIMLAR
Türkiye’de yürütülen sıfır atık politikalarının gıda israfıyla mücadelede önemli bir rol oynadığı ifade ediliyor. Bu kapsamda geliştirilen projelerin, sürdürülebilir üretim ve tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşmasına katkı sağladığı belirtiliyor.
Öte yandan Avrupa’da özellikle Fransa’nın uyguladığı yasal düzenlemeler dikkat çekiyor. Satılamayan gıdaların imha edilmesini yasaklayan ve bağışlanmasını zorunlu kılan uygulamalar, israfla mücadelede örnek modeller arasında gösteriliyor.