Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tarafından yayımlanan yeni küresel rapor, gençlerin evlilik, aile kurma ve ebeveynlik konusundaki beklentilerine ışık tuttu.
Dünya Nüfus Günü kapsamında hazırlanan "Hayatlar, Tercihler ve Gelecekler: Gençler Ne İstiyor, İlişki ile Ebeveynlik Kararlarını Neler Şekillendiriyor?" başlıklı rapor, gençlerin gelecek planlarını ve aile kurma tercihlerini kapsamlı verilerle ortaya koydu.
73 ülkeden yaklaşık 109 bin gencin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, sanılanın aksine gençlerin önemli bir bölümü evlenmek ve çocuk sahibi olmak istiyor.
GENÇLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ AİLE KURMAK İSTİYOR
UNFPA raporunda yer alan verilere göre, her 3 gençten 2’sinden fazlası evlenmek istediğini belirtirken, her 10 gençten 8’i gelecekte çocuk sahibi olmayı planlıyor.
Araştırmaya katılan gençlerin ideal aile modeli ise çoğunlukla en az iki çocuklu bir yapı olarak öne çıkıyor.
Ancak gençlerin aile kurma hayalleri her zaman gerçekleşemiyor. Ekonomik belirsizlikler, artan yaşam maliyetleri, barınma sorunları, istihdam koşulları ve gelecek kaygısı birçok kişinin evlilik ve ebeveynlik planlarını ertelemesine neden oluyor.
EKONOMİK KOŞULLAR AİLE PLANLARINI ETKİLİYOR
Rapora göre gençlerin önemli bir bölümü çocuk sahibi olmak istemesine rağmen, bunu gerçekleştirmek için uygun şartlara sahip olmadığını düşünüyor.
Güvenceli bir işe ulaşamama, ekonomik istikrarsızlık ve yaşam maliyetlerinin yükselmesi, gençlerin uzun vadeli kararlarını doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor.
Araştırmada, evlenmek isteyen 25-39 yaş grubundaki her 4 kişiden birinin bekar olduğu ve herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı bilgisi de paylaşıldı.
DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GENÇ NÜFUSUN ÖNEMİ ARTIYOR
Dünya genelinde 15-24 yaş arasında yaklaşık 1,2 milyar genç bulunuyor. Bu sayının 2030 yılına kadar 1,3 milyara yaklaşması bekleniyor.
Türkiye’de ise 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 12,7 milyon genç yaşıyor. Genç nüfus, toplam nüfusun yüzde 14,8’ini oluşturuyor.
Uzmanlara göre gençlerin eğitim, sağlık, beceri geliştirme ve istihdam alanlarında desteklenmesi, yalnızca bireysel gelecekleri açısından değil, ülkelerin ekonomik ve sosyal yapıları açısından da büyük önem taşıyor.
TÜRKİYE'DE ÇOCUK İSTEĞİ SÜRÜYOR
Türkiye’de doğurganlık oranlarında düşüş yaşanırken nüfusun yaşlanma eğilimi de dikkat çekiyor. 2026 itibarıyla toplam doğurganlık hızının 1,42 seviyesine gerilediği belirtiliyor.
Buna karşın daha önce yapılan araştırmalar, ailelerin ideal çocuk sayısının ortalama 2,8 olduğunu ortaya koyuyor.
Bu durum, çocuk sahibi olma isteğinin tamamen ortadan kalkmadığını, ancak birçok kişinin ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle istediği aile yapısına ulaşmakta zorlandığını gösteriyor.
KADINLARIN ÇALIŞMA HAYATI VE EBEVEYNLİK DENGESİ
Raporda ebeveynliğin kadınların çalışma hayatı üzerindeki etkisine de dikkat çekildi.
Üç yaşından küçük çocuğu bulunan kadınların yalnızca yüzde 27’sinin çalıştığı belirtilirken, aynı hanelerde yaşayan erkeklerde bu oranın yüzde 91 olduğu ifade edildi.
UNFPA Türkiye’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yaptığı analizde ise özel sektörde çalışan kadınların yüzde 56,5’inin doğumdan sonraki ilk yıl içinde işinden ayrıldığı bilgisi yer aldı.
Uzmanlara göre gençlerin aile kurma beklentilerinin desteklenmesi için ekonomik güvence, istihdam olanakları ve özellikle ebeveynlik sürecinde kadın-erkek eşitliğini güçlendiren politikaların önem taşıdığı belirtiliyor.