Yaşam

Eski Türk boylarının izini taşıyan 20 soyadı

Türkiye’de bugün kullanılan bazı soyadları, tarih boyunca Anadolu’ya gelen Türk boylarının adlarıyla aynı kökten geliyor.

Abone Ol

1934’te yürürlüğe giren Soyadı Kanunu ile herkesin soyadı taşıması zorunlu hale gelirken, bazı aileler yeni soyadlarını seçerken geçmişte kullanılan boy, topluluk ve yer adlarından yararlandı. Tarih kaynaklarında Oğuz boyları arasında geçen Kayı, Bayat, Bayındır, Çepni, Salur, Eymir, Avşar, Kızık, Yüreğir, Kınık, Beydili, Karaevli, Yazır ve Dodurga gibi adlar günümüzde de soyadı olarak kullanılabiliyor.

SOYADI KANUNU İLE YENİ DÖNEM BAŞLADI

Türkiye’de soyadı kullanımı, 21 Haziran 1934’te kabul edilen ve 2 Temmuz 1934 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2525 sayılı Soyadı Kanunu ile zorunlu hale getirildi. Kanunun ilk maddesinde her Türk vatandaşının öz adının yanı sıra soyadı taşıması gerektiği belirtildi.

Kanunda soyadı seçimine ilişkin bazı sınırlamalar da yer aldı. Aşiret adlarının yanı sıra rütbe ve memuriyet bildiren bazı ifadelerin soyadı olarak kullanılmasına izin verilmedi. Bu nedenle günümüzdeki her soyadının doğrudan bir aşiret veya boy adından geldiğini söylemek mümkün değil.

Bu ayrım, tarihî boy adlarıyla günümüzdeki soyadları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesinde önem taşıyor. Bir soyadının eski bir Türk boyunun adıyla aynı olması, tek başına o ailenin kesin olarak o boydan geldiğini kanıtlamıyor.

OĞUZ BOYLARININ ADLARI BUGÜN DE KULLANILIYOR

Tarih kaynaklarında Oğuzlar, Bozoklar ve Üçoklar olmak üzere iki ana kola ayrılarak ele alınıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi'nde yer alan Oğuz boyları listesinde Kayı, Bayat, Alkaevli, Karaevli, Yazır, Dodurga, Döğer, Yaparlı, Avşar, Beydili, Kızık ve Karkın Bozoklar arasında; Bayındır, Çepni, Salur, Eymir, Üregir, İğdir ve Kınık ise Üçoklar arasında sıralanıyor.

Bu adların bazıları Anadolu'daki yerleşimlerde, topluluk adlarında ve aile isimlerinde varlığını sürdürüyor. Örneğin Bayındır, tarih kaynaklarında Oğuz boylarından biri olarak geçiyor. TDV İslâm Ansiklopedisi'nde Bayındırların Kaşgarlı Mahmud'un Dîvânü Lugāti't-Türk adlı eserinde de yer aldığı belirtiliyor.

Bayat adı da eski Oğuz boylarından biri olarak kaynaklarda yer alıyor. TDV'deki bilgilere göre Dede Korkut'un Bayat boyundan olduğu kabul edilirken, Fuzûlî'nin de bu boya mensup olduğu aktarılıyor.

TARİHÎ BOY ADLARI SOYADLARINDA NASIL YER ALDI?

Anadolu'da yüzyıllar boyunca farklı Türk topluluklarının yerleşmesi, boy ve topluluk adlarının çeşitli bölgelerde yaşamasına neden oldu. Ancak günümüzde kullanılan bir soyadının hangi tarihte ve hangi gerekçeyle seçildiğini ortaya koymak için aile kayıtları, yerleşim geçmişi ve tarihî belgelerin birlikte incelenmesi gerekiyor.

Bu nedenle Kayı, Bayat, Bayındır, Çepni, Salur, Eymir, Avşar, Kızık, Yüreğir, Kınık, Beydili, Karaevli, Yazır ve Dodurga gibi soyadları, tarihî Oğuz boy adlarıyla aynı veya benzer adları taşıyor. Fakat yalnızca soyadına bakılarak kesin bir soy bağlantısı kurulması tarihsel açıdan doğru kabul edilmiyor.

Listede yer alan bazı isimlerin ise Oğuz boylarıyla bağlantısı doğrudan kurulamayabilir. Örneğin "Aktar", "Aktaş" veya "Alpkıray" gibi soyadlarının yalnızca biçimlerinden hareketle belirli bir Oğuz boyuna mensubiyet sonucu çıkarmak mümkün değil. Bu nedenle söz konusu adları "eski Türklerden kesin olarak gelen soyadları" şeklinde sınıflandırmak yerine, tarihî Türk boy adlarıyla aynı veya benzer ad taşıyan soyadları olarak değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım oluşturuyor.

TÜRK TARİHİNDEN İZ TAŞIDIĞI BELİRTİLEN 20 SOYADI

Tarihî Türk boyları ve topluluklarıyla ilişkilendirilen, günümüzde de soyadı olarak kullanılan isimler arasında şunlar yer alıyor:

1. Turşak

2. Alpkıray

3. Kayı

4. Bayat

5. Bayındır

6. Çepni

7. Salur

8. Eymir

9. Avşar

10. Kızık

11. Yüreğir

12. Kınık

13. Beğdili

14. Aktar

15. Karaevli

16. Yazır

17. Dodurga

18. Begdili

19. Aktaş

20. Alkaevli

Bu isimlerin bir bölümünün tarihî Oğuz boylarıyla doğrudan örtüştüğü görülürken, bazı soyadları için aynı ölçüde kesin bir tarihî bağlantı kurulamıyor. Bir soyadının eski bir Türk boyunun adıyla aynı olması da tek başına aile kökeninin kesin kanıtı sayılmıyor. Aile geçmişinin ortaya konulabilmesi için nüfus kayıtları, yerleşim geçmişi ve tarihî belgelerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

bakılması gerekiyor.