Eczacılar, anlık rahatlama sağlayan bu ürünlerin uzun süreli kullanımının, sinsice gelişen bir bağımlılığa ve burun mukozasında kalıcı hasara yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Soğuk algınlığı dönemlerinde rahat bir uyku için vazgeçilmez görülen burun spreyleri, kullanım süresi aşıldığında yarardan çok zarar getirebiliyor. Prospektüslerde genellikle yedi gün olarak belirtilen kullanım süresinin bile riskli olabileceğine dikkat çeken Eczacı Alexander Schmitz, tıkanıklığın birkaç gün içinde geçmemesi durumunda dördüncü veya beşinci günden itibaren kimyasal içerikli spreylerin bırakılmasını tavsiye ediyor.
Schmitz, bu kritik eşikten sonra bağımlılık riskini önlemek adına deniz suyu bazlı nemlendirici spreylere geçilmesi gerektiğini vurguluyor.
BAĞIMLILIK DÖNGÜSÜ NASIL İŞLİYOR?
Bağımlılık mekanizması, spreyin içerisindeki etken maddelerin burun içindeki kan damarlarını büzerek mukozayı küçültmesi ve hava yolunu açmasıyla işliyor.
Ancak uzmanlara göre burun mukozası bu maddelere hızla alışıyor ve bir süre sonra sprey olmadan nefes almak imkansız hale geliyor. İlacın etkisi geçtiğinde damarlar tekrar genişleyip burun daha şiddetli tıkandığı için, hastalar şişeyi sürekli yanlarında taşımak zorunda kaldıkları bir kısır döngüye giriyor.
KALICI HASAR VE ENFEKSİYONLARA DAVETİYE ÇIKARIYOR
Soğuk algınlığı geçmesine rağmen sprey kullanımına devam etmek, burun sağlığını tehdit eden zincirleme reaksiyonlara neden oluyor. Uzmanlar, uzun süreli kullanımın burun mukozasında doğal nem dengesini bozarak ciddi bir kurumaya yol açtığını belirtiyor.
Bu kuruluk, zamanla kılcal damar kanamalarını artırırken, aynı zamanda vücudun ilk savunma hattı olan mukozayı zayıflatarak kişiyi enfeksiyonlara karşı daha savunmasız bırakıyor.
KURTULMAK İÇİN KADEMELİ AZALTMA YÖNTEMİ ETKİLİ
Bağımlılıktan kurtulmak sabır gerektiren bir süreç olsa da uzmanlar "kademeli bırakma" yöntemini öneriyor. Bu süreçte öncelikle yetişkinler için olan yoğun spreylerden, çocuklar için üretilen düşük dozlu ürünlere geçiş yapılması gerekiyor. Burun bu düşük doza alıştığında ise tamamen deniz suyu içeren doğal spreylerle tedaviye devam ediliyor.
Yıllardır bu alışkanlığa sahip olan ve kendi başına bırakmakta zorlanan kişiler için ise profesyonel eczane desteği kritik önem taşıyor.
Eczacı Schmitz, ileri düzey bağımlılık durumlarında spreyin laboratuvar ortamında kademeli olarak seyreltilerek hastanın yavaş yavaş bırakmasının sağlandığını ifade ediyor. Uzmanlar, nemlendirici etkisi bulunan ve bağımlılık riski taşımayan deniz suyu spreylerinin her zaman en güvenli alternatif olduğunun altını çiziyor.