Balıkesir’in Susurluk ilçesinde yaşayan 68 yaşındaki emekli işçi Fahrettin Şener, bisikletiyle çıktığı uzun yolculuğun ardından kutsal topraklara ulaştı. Şener, 10 Kasım’da başladığı yolculukta 3 bin 450 kilometre pedal çevirerek 31 gün sonunda Mekke’ye vardı.
Şener, Hatay’daki Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan geçerek Suriye’ye, ardından Ürdün üzerinden Suudi Arabistan’a ulaştı. Umre ibadetini yerine getirdikten sonra Medine’de 10 gün kalan Şener, dönüş yolculuğunu uçakla yaparak memleketine döndü.
Yolculuğu boyunca çektiği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşan Şener, takipçileri tarafından büyük ilgi gördü. Paylaşımlarında hem yolculuk zorluklarını hem de farklı ülkelerdeki insanlarla kurduğu dostlukları aktardı.
"HAYATIMDA BU KADAR DUA ALDIĞIMI HATIRLAMIYORUM"
AA muhabirine konuşan Fahrettin Şener, umre yolculuğunun hayatındaki en anlamlı deneyimlerden biri olduğunu söyledi. Bisikletiyle yaptığı bu uzun yolculukta hiç zorlanmadığını dile getiren Şener, “Hayatımda bu kadar dua aldığımı hatırlamıyorum. Dualarla beraber yolun her anını göstermeye çalıştım.” dedi.
Şener, farklı ülkelerdeki insanların Türklere karşı sevgi dolu bir yaklaşım sergilediğini belirterek, “İslam aleminde herkesin Türklere karşı çok farklı bir sevgisi var. Uçakla umreye gidince insanlarla bu kadar yakın temas kuramıyorsunuz. Bisikletle yolculuk, bambaşka bir deneyim oldu.” ifadelerini kullandı.
Yol boyunca genellikle camilerde ve çadırlarda konakladığını aktaran Şener, kendisine yardım eden birçok kişiyle unutulmaz anılar biriktirdiğini söyledi.
“İNSANLAR YARDIM ETMEKTEN MUTLULUK DUYUYOR”
Suudi Arabistan’da yaşadığı bir olayı paylaşan Şener, bir cami imamının kendisine yaptığı yardımı unutamadığını anlattı. “Kum fırtınasının ardından yağmura yakalandım. Bir camide konakladım. O gün imam bana yemek ve mont getirdi. Montu taşıyamayacağımı söyleyince ağlamaya başladı. İnsanlar, yardım ettiklerinde sevap kazanmak istiyorlar. Bu duygular beni çok etkiledi.” dedi.
Şener, umre yolculuğu sonrasında Gazze’ye destek amacıyla bisikletiyle yeni bir rota planladığını belirterek, yolculuklarının maneviyatla birleşen bir yaşam biçimi haline geldiğini ifade etti.