Astım, hava yollarında daralma ve iltihaplanma ile seyreden kronik bir solunum yolu hastalığı olarak tüm yaş gruplarında görülebiliyor. Ataklarla ilerleyen hastalık, nefes darlığı ve öksürük gibi belirtilerle yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Dünya genelinde görülme sıklığı yüzde 1 ile 18 arasında değişirken, Türkiye’de erişkinlerde bu oran yüzde 6 ile 11 arasında ifade ediliyor.
Prof. Dr. A. Füsun Ülger, yaptığı açıklamada, hastalığın doğru tanı ve düzenli takip ile büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini bildirdi.
ASTIMIN ERKEN BELİRTİLERİNE DİKKAT
Astımın erken dönemde ortaya çıkan belirtileri çoğu zaman farklı hastalıklarla karıştırılabiliyor. Özellikle belirli koşullarda tekrarlayan solunum şikayetlerinin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, bu belirtilerin ihmal edilmesinin hastalığın ilerlemesine neden olabileceğini ifade ediyor.
- Tekrarlayan nefes darlığı
- Nefes alıp verirken hırıltı veya ıslık sesi
- Göğüste baskı hissi
- İnatçı ve uzun süren öksürük
Bu şikayetlerin egzersiz sonrası, soğuk hava teması ya da çeşitli çevresel tetikleyicilerle ortaya çıkabildiği belirtiliyor. Bu nedenle tekrar eden semptomların uzman değerlendirmesine sunulması öneriliyor.
ASTIM ATAKLARINI TETİKLEYEN FAKTÖRLER
Astım ataklarının gelişiminde genetik ve çevresel birçok faktör rol oynuyor. Bireysel riskler arasında genetik yatkınlık ve obezite yer alırken, çevresel faktörler arasında polenler, ev tozu akarları, sigara dumanı ve hava kirliliği öne çıkıyor.
Mevsim geçişleri, iklim değişiklikleri ve solunum yolu enfeksiyonlarının da belirtileri artırabileceği ifade ediliyor. Özellikle polen yoğunluğunun arttığı dönemlerde ve hava kirliliğinin yüksek olduğu günlerde hastaların daha dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor.
ASTIM KONTROLÜNÜ ETKİLEYEN UNSURLAR
Astım hastalarında tam kontrol oranının istenilen düzeyde olmadığı belirtiliyor. Hastaların bir kısmının yılda en az bir kez atak nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvurduğu ifade ediliyor. Bu durum, hastalığın düzenli takip edilmesinin önemini ortaya koyuyor.
İlaçların düzensiz kullanımı, inhaler cihazların yanlış teknikle uygulanması, sigara kullanımı ve obezite astım kontrolünü zorlaştıran başlıca etkenler arasında yer alıyor. Astımın kontrol altında olduğunun göstergeleri arasında gündüz ve gece semptomlarının olmaması, günlük yaşam aktivitelerinin etkilenmemesi ve solunum testlerinin normal seyretmesi bulunuyor.
TEDAVİ VE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ
Astım tedavisinde temel amaç, hava yolu iltihabını azaltmak ve atakların önüne geçmek olarak ifade ediliyor. Bu doğrultuda kontrol edici ve rahatlatıcı ilaçların birlikte kullanılması öneriliyor. Ancak yalnızca ani rahatlama sağlayan ilaçlara dayalı tedavi yaklaşımının yeterli olmadığı belirtiliyor.
Tedavi sürecinde yaşam tarzı düzenlemeleri de önemli yer tutuyor. Ev içi alerjenlerin azaltılması, düzenli temizlik yapılması ve sigara dumanından uzak durulması öneriler arasında yer alıyor. Ayrıca düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenmenin, akciğer kapasitesini artırarak hastalık kontrolüne katkı sağladığı ifade ediliyor.
Uzmanlar, astımın ihmal edilmemesi gereken kronik bir hastalık olduğunu belirterek, erken tanı, uygun tedavi ve düzenli doktor takibi ile hastalığın kontrol altına alınabileceğini bildiriyor.