<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>| Kütahya Ekspres</title>
    <link>https://kutahyaekspres.com</link>
    <description>Kütahya son dakika haberleri anında Kütahya Ekspres'te. Kütahya'dan en güncel haberler, siyaset, spor, ekonomi ve asayiş gelişmelerini tarafsız ve hızlı habercilikle takip edin. Kütahya'ya dair tüm haberler Kütahya Ekspres'te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://kutahyaekspres.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Kütahya Ekspres. Tüm hakları saklıdır. Haber içerikleri kaynak gösterilmeden kullanılamaz.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 21:23:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigara kullanımı yalnızlık riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/sigara-kullanimi-yalnizlik-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/sigara-kullanimi-yalnizlik-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Avrupa Solunum Derneği (ERS) Kongresi’nde sunulan araştırma, sigara kullanımı ile yalnızlık arasındaki ilişkiyi inceledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Avrupa Solunum Derneği (ERS) Kongresi’nde sunulan araştırma, sigara kullanımı ile yalnızlık arasındaki ilişkiyi inceledi. Avrupa’nın 15 ülkesinden 50 binden fazla kişinin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, hâlihazırda sigara kullanan kişilerin kullanmayanlara göre daha yalnız olduğu, takip sürecinde yalnızlık düzeylerindeki artışın da daha yüksek seyrettiği belirlendi.</p>

<p><strong>SİGARA VE YALNIZLIK İLİŞKİSİ İKİ YIL BOYUNCA İZLENDİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırma, İngiltere’deki Imperial College London bünyesinde bulunan National Heart and Lung Institute’ta Solunum Tıbbı Klinik Öğretim Görevlisi Dr. Keir Philip tarafından sunuldu. Çalışmada, Avrupa Sağlık, Yaşlanma ve Emeklilik Araştırması’na (SHARE) katılan kişilerin verileri kullanıldı.</p>

<p>Araştırmacılar, katılımcıların yalnızlık düzeyini UCLA Yalnızlık Ölçeği ile değerlendirdi. Ölçek, kişinin arkadaşlık eksikliği hissetme, dışlanmışlık ve diğer insanlardan izole olma durumlarını ne sıklıkta yaşadığını ölçüyor.</p>

<p>Araştırmanın başlangıcında sigara kullananlarla kullanmayanlar karşılaştırıldı. Aynı katılımcılara iki yıl sonra yeniden anket uygulandı. Böylece sigara kullanımı ile yalnızlık arasındaki ilişkinin zaman içinde nasıl değiştiği incelendi.</p>

<p>Katılımcıların yaş ortalaması 67 olarak kaydedildi. Araştırmanın başlangıcında yüzde 22’si sigara kullanıyordu. Katılımcıların yüzde 48,5’inin ise ikiden fazla kronik hastalığı bulunuyordu.</p>

<p><img alt="Sigara Kullanımı Yalnızlık Riskini Artırıyor" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/sigara-kullanimi-yalnizlik-riskini-artiriyor.webp" width="1280" /></p>

<p><strong>SİGARA KULLANANLARDA YALNIZLIK ARTIŞI DAHA YÜKSEK</strong></p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre, hâlihazırda sigara kullanan kişiler, sigara kullanmayanlara kıyasla daha yüksek yalnızlık düzeyine sahipti. Yaş ve cinsiyet gibi sonuçları etkileyebilecek faktörler dikkate alındığında da bu ilişki devam etti.</p>

<p>İki yıl sonraki değerlendirmede, sigara kullanan kişilerde yalnızlık düzeyinin daha fazla arttığı görüldü. Araştırmacılar, bu sonuçları katılımcıların başlangıçtaki yalnızlık düzeyini de hesaba katarak değerlendirdi.</p>

<p>Avrupa’nın farklı bölgeleri arasında yalnızlık düzeyleri açısından yalnızca küçük farklılıklar bulundu. Araştırma ekibi, sigara kullanımı ile yalnızlık arasındaki ilişkinin Avrupa genelinde büyük ölçüde benzer olduğunu belirtti.</p>

<p>Dr. Philip, kongrede yaptığı açıklamada, sigaranın fiziksel sağlığa etkileri konusunda çok sayıda araştırma bulunduğunu, sosyal sağlık üzerindeki etkilerinin ise daha az incelendiğini söyledi.</p>

<p>“Sigaranın fiziksel sağlığa zararlı olduğunu biliyoruz ancak sosyal sağlığımız üzerindeki etkisini bilmiyoruz. Önceki araştırmalar yalnızlığın sigara kullanımına yol açtığını öne sürmüştü, fakat sigara kullanımının yalnızlığa neden olup olmadığını inceleyen çok az araştırma yapıldı. Sigara ‘sosyal bir etkinlik’ olarak görülüyordu ancak sigaraya bağlı hastalıkları olan kişilerin giderek daha fazla sosyal izolasyon ve yalnızlık yaşadığını düzenli olarak görüyoruz.”</p>

<p>Philip, İngiltere’de yaptıkları önceki çalışmada da benzer bir ilişki tespit ettiklerini, ancak kültürel farklılıkların sonuçları etkilemiş olabileceğini belirtti.</p>

<p>“İngiltere’de yaptığımız ilk araştırma, sigara kullanan kişilerin kullanmayanlara göre daha yalnız hale geldiğini gösterdi. Ancak sonuçların kültür ve sosyal normlardan etkilenmiş olması mümkündü. Bu nedenle aynı ilişkinin diğer ülkelerde de görülüp görülmediğini araştırmak istedik.”</p>

<p><strong>SOSYAL İZOLASYONUN OLASI NEDENLERİ</strong></p>

<p>Araştırma ekibi, sigara kullanımının yalnızlıkla ilişkili olabileceği mekanizmalar üzerinde de durdu. Dr. Philip’e göre, sigaraya bağlı hastalıkların zaman içinde hareket kabiliyetini kısıtlaması, kişilerin sosyal etkinliklere ulaşmasını ve katılmasını zorlaştırabilir.</p>

<p>Philip, sigara içilen ve içilmeyen ortamlarla ilgili sosyal normların da bu ilişkide rol oynayabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Bir diğer olası mekanizma, başkalarının yanında sigara içilmesine ilişkin sosyal normlarla bağlantılı. Kamusal alanlarda uygulanan sigara yasakları ve insanların evlerindeki gayriresmî dumansız ortamlar, bu tür yerleri sigara kullanan kişiler için daha az cazip hâle getirebilir. Bu da sosyal etkileşim fırsatlarını sınırlayabilir.”</p>

<p>Araştırmacılar, elde edilen bulguların sigara kullanımının yalnızlık üzerindeki etkisini kesin olarak kanıtlamadığını, ancak iki durum arasındaki ilişkinin Avrupa genelinde tutarlı biçimde görüldüğünü belirtti.</p>

<p><strong>UZMANLARDAN SİGARAYI BIRAKMA DESTEĞİ ÇAĞRISI</strong></p>

<p>Araştırmaya katılmayan, Avrupa Solunum Derneği Savunuculuk Konseyi üyesi ve İrlanda’daki University College Dublin’de Klinik Profesör olan Prof. Des Cox, bulguların sigara kullanan kişiler için önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Cox, sigarayı bırakmak isteyen kişilere destek verilmesi gerektiğini, bu desteğin damgalayıcı bir yaklaşım içermemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>“İnsanların sigarayı bırakmasına, onları damgalamadan destek olmak hayati önem taşıyor. Bireysel düzeyden kamu politikalarına kadar bu bulgular, sigaranın fiziksel sağlığa zarar vermesinin yanı sıra psikososyal sağlığın bazı yönlerine de zarar verdiğini gösteriyor. Sigaranın ‘sosyal’ olabileceği düşüncesi sorgulanmalı; çünkü kanıtlar bunun tersini gösteriyor.”</p>

<p>Cox, yalnızlığın halk sağlığı açısından önemli sorunlardan biri olduğunu, sigara kullanımının ise değiştirilebilir bir risk faktörü olarak ele alınabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Yalnızlığın günümüzde en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak kabul edildiği bir dönemde bu araştırma, yalnızlık için önemli bir risk faktörü olarak sigara kullanımına işaret ediyor. Üstelik bu, etkili tedavilerin mevcut olduğu bir faktör. Sigara kullanan kişilerin bırakmasına yardımcı olmak ve gençlerin nikotine bağımlı hâle gelmesini önlemek için elimizden geleni yapmalıyız.”</p>

<p>Araştırma ekibi, sigaranın fiziksel etkilerinin yanı sıra sosyal ve psikososyal sağlık üzerindeki etkilerinin de kamuoyuna aktarılması gerektiğini belirtti. Çalışmanın bulguları, sigara kullanımı ile yalnızlık arasındaki ilişkinin Avrupa genelinde benzer biçimde görüldüğünü ortaya koydu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/sigara-kullanimi-yalnizlik-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/sigara-kullanimi-yalnizlik-riskini-artiriyor1.webp" type="image/jpeg" length="61588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şekerli içecekler ilk kez mide kanseriyle ilişkilendirildi]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/sekerli-icecekler-ilk-kez-mide-kanseriyle-iliskilendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/sekerli-icecekler-ilk-kez-mide-kanseriyle-iliskilendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şekerli içeceklerin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri bilinmesine rağmen günlük tüketimi yüksek seviyelerde seyrederken, ABD'de yapılan yeni bir araştırma söz konusu alışkanlığın mide kanseri riskini önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastro Hep Advances dergisinde yayımlanan araştırmada, günde en az bir porsiyon şekerli içecek tüketen kişilerin, hiç tüketmeyenlere kıyasla mide kanserine yakalanma olasılığının yaklaşık 2,45 kat daha fazla olduğu tespit edildi.</p>

<p></p>

<h2><strong>"DİYETİN KANSERE KATKISINI GÖSTEREN İLK ARAŞTIRMA"</strong></h2>

<p>Massachusetts General Hospital bünyesindeki araştırmanın kıdemli yazarı ve gastroenterolog Andrew T. Chan, çalışmanın ABD nüfusunda şekerli içecek tüketimi ile mide kanseri arasındaki bağlantıyı gösteren ilk araştırma olma özelliğini taşıdığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mide kanserinin dünya çapında kansere bağlı ölümlerde beşinci sırada yer aldığını belirten Chan, diyetin bu kanser türüne nasıl katkıda bulunduğuna dair verilerin kısıtlı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="6A8542Ab110C1245 W1200Xh660" class="detail-photo img-fluid" height="440" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/6a8542ab110c1245-w1200xh660.webp" width="800" /></p>

<h3><strong>112 BİNDEN FAZLA KİŞİ 36 YIL BOYUNCA TAKİP EDİLDİ</strong></h3>

<p>Araştırmacılar, iki büyük geniş kapsamlı çalışmanın verilerini bir araya getirerek toplam 112 bin 284 katılımcıyı incelemeye aldı.</p>

<p>1986 ile 2022 yılları arasında takip edilen grupta 278 mide kanseri vakası belgelendi. Potansiyel risk faktörleri hesaba katılarak yapılan analizde, günde en az bir porsiyon (yaklaşık 237 ml) gazlı içecek, meyve suyu veya spor içeceği tüketenlerin mide kanserine yakalanma riskinin iki katından fazla arttığı görüldü. Risk artışının erkeklerde yaklaşık iki kat, kadınlarda ise üç kata yakın olduğu ölçüldü.</p>

<p>Yapay tatlandırıcılı içecekler ile mide kanseri arasında ise herhangi bir ilişki tespit edilmediği kaydedildi.</p>

<p><img alt="6A8542B9A5739610 W1200Xh676" class="detail-photo img-fluid" height="451" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/6a8542b9a5739610-w1200xh676.webp" width="800" /></p>

<h3><strong>KESİN SEBEP-SONUÇ İLİŞKİSİ HENÜZ KANITLANMADI</strong></h3>

<p>Uzmanlar, gözlemsel çalışmaların veri bazlı korelasyonları gösterdiğini ve doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisini kanıtlamadığını vurguladı.</p>

<p>Şekerli içeceklerin mide kanserine yol açma mekanizması henüz kesinleşmese de araştırmacılar; kilo alımı, insülin direnci, iltihaplanma, DNA hasarı ve bağırsak mikrobiyotası bozuklukları gibi faktörlerin rol oynayabileceğini değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/sekerli-icecekler-ilk-kez-mide-kanseriyle-iliskilendirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/6a854293708c8526.webp" type="image/jpeg" length="65963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser riski en yüksek meslekler araştırıldı]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/kanser-riski-en-yuksek-meslekler-arastirildi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/kanser-riski-en-yuksek-meslekler-arastirildi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de 12 milyondan fazla kişinin verileri üzerinden yürütülen kapsamlı araştırma, havacılık sektöründe görev yapan pilotlar ve kabin memurlarının radyasyonla ilişkili kanserlerden hayatını kaybetme riskinin diğer meslek gruplarına kıyasla belirgin şekilde yüksek olduğunu ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Farklı meslek gruplarındaki radyasyon kaynaklı kanser ölümlerinin karşılaştırıldığı çalışmada; lösemi, lenfoma ve multipl miyelomun yanı sıra cilt, meme, tiroid, prostat ve merkezi sinir sistemi kanserleri gibi hastalıklar ele alındı.</p>

<p></p>

<h2><strong>EN YÜKSEK ORAN KABİN MEMURLARINDA TESPİT EDİLDİ</strong></h2>

<p>Araştırmada 500'den fazla meslek grubu incelenerek radyasyonla bağlantılı kanser ölümleri değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elde edilen verilere göre söz konusu kanser türlerinden kaynaklanan ölüm oranının en yüksek olduğu meslek grubu kabin memurları olurken, pilotlar listede ikinci sırada yer aldı.</p>

<p><img alt="Kanser Riski En Yüksek Meslekler Araştırıldı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/kanser-riski-en-yuksek-meslekler-arastirildi-3.webp" width="800" /></p>

<h3><strong>RİSK YÜZDE 50'YE KADAR ÇIKIYOR</strong></h3>

<p>Çalışmada, kabin memurlarının radyasyonla ilişkili kanser türlerinden yaşamını yitirme olasılığının diğer meslek gruplarına göre yüzde 50 daha fazla olduğu belirlendi.</p>

<p>Pilotlarda ise aynı nedene bağlı ölüm olasılığının diğer çalışanlara kıyasla yüzde 36 oranında daha yüksek olduğu kaydedildi.</p>

<p><img alt="Kanser Riski En Yüksek Meslekler Araştırıldı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/kanser-riski-en-yuksek-meslekler-arastirildi-4.webp" width="800" /></p>

<h3><strong>SONUÇLAR JAMA DERGİSİNDE YAYIMLANDI</strong></h3>

<p>Uzmanlar, havacılık çalışanlarında radyasyonla ilişkili kanser türlerine bağlı ölüm olasılığının genel ortalamaya göre yüksek seviyelerde seyrettiğine dikkat çekti.</p>

<p>Tıp dünyasının saygın yayın organlarından JAMA dergisinde yayımlanan araştırmanın, mesleki sağlık tedbirleri açısından önemli bir kaynak sunacağı değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/kanser-riski-en-yuksek-meslekler-arastirildi-1</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/kanser-riski-en-yuksek-meslekler-arastirildi-1.webp" type="image/jpeg" length="11186"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sporcuların gözdesi oldu: Turşu suyu-bal karışımının etkileri]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/sporcularin-gozdesi-oldu-tursu-suyu-bal-karisiminin-etkileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/sporcularin-gozdesi-oldu-tursu-suyu-bal-karisiminin-etkileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Spor yapanlar arasında son dönemde popüler hale gelen turşu suyu ve bal karışımı, vücuda sağladığı etkilerle dikkat çekiyor. İlk bakışta sıra dışı görünen bu ikilinin, kontrollü tüketildiğinde sporcular için önemli faydalar sağladığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Turşu suyunun terlemeyle kaybedilen sodyumu karşılamaya yardımcı olduğu, balın ise vücuda hızlı enerji sağladığı ifade edildi.</p>

<p></p>

<h2><strong>KARIŞIMIN VÜCUDA SAĞLADIĞI FAYDALAR</strong></h2>

<p>Uzmanlar tarafından turşu suyu ve bal karışımının vücuda olası etkileri şu şekilde sıralandı:</p>

<p><strong>Elektrolit desteği sağlar: </strong>Turşu suyunda bulunan sodyum, özellikle yoğun terleme sonrasında kaybedilen sodyumun yerine konmasına yardımcı olur.</p>

<p><strong>Hızlı enerji verir:</strong> Bal, içeriğindeki glikoz ve fruktoz sayesinde kolay tüketilebilir bir karbonhidrat kaynağı sunar.</p>

<p><img alt="Sporcuların Gözdesi Oldu Turşu Suyu Bal Karışımının Etkileri (2)" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/sporcularin-gozdesi-oldu-tursu-suyu-bal-karisiminin-etkileri-2.webp" width="800" /></p>

<p><strong>Toparlanma sürecine katkı sunar: </strong>Uzun ve yoğun antrenmanların ardından hem karbonhidrat hem de sodyum almak, kasların toparlanma sürecini destekler.</p>

<p><strong>Sıvı dengesini korur:</strong> Turşu suyunun sıvı içeriği, egzersiz sonrası vücudun sıvı ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunur.</p>

<p><strong>Krampları önlemeye yardımcı olur: </strong>Turşu suyunun, egzersiz kaynaklı kas kramplarının hafifletilmesinde etkili olduğu saptandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h3><strong>MİDE VE REFLÜ UYARISI</strong></h3>

<p>Turşu suyunun asidik ve yüksek tuzlu yapısı nedeniyle bazı bireylerde mide yanması ve reflü şikayetlerini artırabileceği kaydedildi. Karışımı ilk kez deneyecek kişilerin, olası rahatsızlıkların önüne geçmek adına küçük miktarlarla başlaması gerektiği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/sporcularin-gozdesi-oldu-tursu-suyu-bal-karisiminin-etkileri</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/sporcularin-gozdesi-oldu-tursu-suyu-bal-karisiminin-etkileri-1.webp" type="image/jpeg" length="21788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnsan vücudunda saklanan yeni bir organ keşfedildi]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/insan-vucudunda-saklanan-yeni-bir-organ-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/insan-vucudunda-saklanan-yeni-bir-organ-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Washington University School of Medicine araştırmacıları, kafatası kemiğinin içinde bağışıklık sisteminin küçük merkezleri gibi çalışan yeni yapılar ortaya çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şimdilik farelerde net biçimde tanımlanan bu yapıların, beynin hemen yanında bir "güvenlik istasyonu" gibi çalışarak özellikle beyin tümörlerine karşı bağışıklık yanıtını hızlandırdığı tespit edildi.</p>

<p></p>

<h2><strong>BEYNE EN YAKIN SAVUNMA NOKTASI</strong></h2>

<p>Araştırmacılar, kafatası kemiği içindeki bu yapıların lenf düğümlerinde görülen bazı özelliklere sahip olduğunu belirledi. Normalde kemik iliğinin yalnızca kan hücresi ürettiği düşünülürken, yeni bulgular kafatasındaki kemik iliğinin beynin bağışıklık savunmasında aktif rol oynadığını gösterdi.</p>

<p>Daha önce kafatası ile beyin dokusu arasında küçük kanallar bulunduğu ortaya konmuştu. Yapılan son çalışmada ise beyinden gelen proteinlerin bu kanallar aracılığıyla doğrudan kafatasındaki kemik iliğine ulaşabildiği saptandı.</p>

<p><img alt="İnsan Vücudunda Saklanan Yeni Bir Organ Keşfedildi (2)" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/insan-vucudunda-saklanan-yeni-bir-organ-kesfedildi-2.webp" width="800" /></p>

<h3><strong>BEYİN TÜMÖRÜNE KARŞI HAREKETE GEÇİYOR</strong></h3>

<p>Bilim insanları, keşfedilen sistemin işleyişini test etmek amacıyla farelerde agresif bir beyin kanseri türü olan glioblastoma modelini kullandı. Yapılan deneylerde, kafatasındaki bağışıklık merkezlerinin tümöre karşı hızla yanıt oluşturabildiği görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu yapının, vücudun diğer bölgelerindeki lenf düğümlerinden önce beyindeki anormal durumlara tepki veren ilk savunma hattı olabileceği ifade edildi.</p>

<p></p>

<h3><strong>İNSANLARDA DA BENZERİ BULUNDU</strong></h3>

<p>Çalışmanın yalnızca farelerle sınırlı kalmadığı, insan kafatası kemiğindeki kemik iliğinde de benzer bağışıklık hücrelerinin bulunduğuna dair kanıtlar elde edildiği bildirildi.</p>

<p>Keşfin gelecekte özellikle beyin tümörleri ve nörodejeneratif hastalıkların tedavisi açısından önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/insan-vucudunda-saklanan-yeni-bir-organ-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/insan-vucudunda-saklanan-yeni-bir-organ-kesfedildi-1.webp" type="image/jpeg" length="61653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hacamat takvimi 2026: Eylül'de sünnet olan günler]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/hacamat-takvimi-2026-eylulde-sunnet-olan-gunler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/hacamat-takvimi-2026-eylulde-sunnet-olan-gunler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları arasında yer alan hacamat tedavisini sünnet olan tarihlere denk getirmek isteyen vatandaşlar için Eylül ayı hacamat takvimi açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüzyıllardır uygulanan geleneksel tedavi yöntemlerinden biri olan hacamatın, Hicri takvime göre belirlenen özel günlerde yapılmasına özen gösteriliyor.</p>

<p>Halk arasında “sünnet hacamat günleri” olarak kabul edilen tarihler, Hicri ayın 17, 19 ve 21. günlerine denk gelen tarihler olarak biliniyor.</p>

<p><img alt="Hacamat Takvimi 2026 Eylül'de Sünnet Olan Günler (2)" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/hacamat-takvimi-2026-eylulde-sunnet-olan-gunler-2.webp" width="800" /></p>

<h2><strong>EYLÜL AYINDA DÖRT SÜNNET GÜNÜ BULUNUYOR</strong></h2>

<p>Açıklanan takvime göre 2026 yılı Eylül ayında sünnet olan hacamat günleri ve denk geldiği Hicri tarihler şu şekilde sıralandı:</p>

<p><strong>1 Eylül 2026 Salı (Rebiülevvel 19)<br />
3 Eylül 2026 Perşembe (Rebiülevvel 21)<br />
28 Eylül 2026 Pazartesi (Rebiülahir 17)<br />
30 Eylül 2026 Çarşamba (Rebiülahir 19)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hacamat yaptırmak isteyen vatandaşların, belirtilen tarihlere göre randevularını planladığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/hacamat-takvimi-2026-eylulde-sunnet-olan-gunler</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/hacamat-takvimi-2026-eylulde-sunnet-olan-gunler-1.webp" type="image/jpeg" length="39796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzun süren uyku sorunları Alzheimer riskini artırabilir]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/uzun-suren-uyku-sorunlari-alzheimer-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/uzun-suren-uyku-sorunlari-alzheimer-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun süre devam eden uyku problemlerinin bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı riskiyle ilişkili olabileceği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uyku yalnızca vücudun dinlendiği bir dönem değil.</p>

<p>Beyin, uyku sırasında hafıza ve öğrenmeyle ilgili faaliyetlerini sürdürürken bazı metabolik atıkların uzaklaştırılmasına yönelik mekanizmalar da daha aktif çalışıyor.</p>

<p>Uzun süren uyku sorunlarının ise bilişsel gerilemeyle ilişkili olabileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uyku ile Alzheimer hastalığı arasındaki ilişkinin çift yönlü olabileceğine dikkat çekiliyor.</p>

<p>Uyku bozuklukları bilişsel gerileme açısından bir risk faktörü olabilirken, Alzheimer ile ilişkili beyindeki değişiklikler de uyku ve uyanıklık düzeninin bozulmasına yol açabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle özellikle ileri yaşlarda başlayan ve uzun süre devam eden uyku problemlerinin yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülmemesi öneriliyor.</p>

<p><img alt="Yeni Nesil Kan Sulandırıcılar Alzheimer Gerilemesini Yavaşlatabilir1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/08/yeni-nesil-kan-sulandiricilar-alzheimer-gerilemesini-yavaslatabilir1.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>8 SAAT UYUMAK TEK BAŞINA YETERLİ OLMAYABİLİR</strong></h3>

<p>Uyku süresinin yanı sıra kalitesinin de beyin sağlığı açısından önemli olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Gece boyunca sık sık uyanmak ve derin uyku dönemlerinin azalması, kişinin yeterince dinlenememesine neden olabiliyor.</p>

<p>Bir kişinin 8 saat yatakta kalmasına rağmen uykusu sürekli bölünüyorsa kaliteli ve yeterli uyku elde edemeyebileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Yüksek sesle horlama, uyku sırasında nefesin durması, sabah dinlenmeden uyanma ve gün içerisinde aşırı uyku hali gibi belirtilerin bulunması durumunda ise uyku apnesi açısından değerlendirme yapılması önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Alzheimer’ın Erken Belirtileri Ve Risk Faktörleri" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2025/09/alzheimerin-erken-belirtileri-ve-risk-faktorleri.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>HER UYKU SORUNU ALZHEIMER ANLAMINA GELMİYOR</strong></h3>

<p>Uykusuzluk ve obstrüktif uyku apnesi gibi sorunlarla bilişsel gerileme ve demans arasında ilişki olduğunu gösteren araştırmalar bulunuyor.</p>

<p>Ancak uyku problemi yaşayan herkesin Alzheimer hastalığına yakalanacağı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Uyku sırasında beynin bazı metabolik atıkları uzaklaştıran mekanizmalarının daha aktif çalıştığı, Alzheimer hastalığında önemli rol oynayan beta-amiloid ve tau proteinleriyle uyku arasındaki ilişkinin de araştırıldığı belirtiliyor.</p>

<p>Bilimsel veriler kötü uyku ile Alzheimer arasında bir ilişkiye işaret etse de kötü uykunun hastalığın kesin nedeni olduğu sonucuna varılmaması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Yakın zamanda yaşanan olayları sık sık unutma, aynı soruları tekrar tekrar sorma ve günlük işleri yapmakta zorlanma gibi belirtilere belirgin uyku sorunlarının da eşlik etmesi durumunda sağlık değerlendirmesinin geciktirilmemesi öneriliyor.</p>

<p>Beyin sağlığının korunmasında kaliteli uykunun yanı sıra düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve damar sağlığının korunması da önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/uzun-suren-uyku-sorunlari-alzheimer-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/07/horlama-apareyleri-uygun-hastalarda-uyku-kalitesini-artirabiliyor1.webp" type="image/jpeg" length="28331"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eurostat: Türkiye’de obezite oranı yüzde 21,4’e çıktı]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/eurostat-turkiyede-obezite-orani-yuzde-214e-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/eurostat-turkiyede-obezite-orani-yuzde-214e-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından açıklanan 2025 yılı verilerine göre, Türkiye'de yetişkin nüfustaki obezite oranının yüzde 21,4'e gerileyerek AB ortalamasının üzerine çıktığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği genelinde 18 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 16,3’ünün obez, yüzde 35,4’ünün ise obezite öncesi kategorisinde yer aldığı belirtildi.</p>

<p>Türkiye'deki yüzde 21,4'lük oran ile AB ortalamasının 5,1 puan üzerinde kalındığı, 2008 yılından bu yana ülke genelinde 5,2 puanlık bir artış kaydedildiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Eurostat Türkiye’de Obezite Oranı Yüzde 21,4’E Çıktı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/eurostat-turkiyede-obezite-orani-yuzde-214e-cikti-2.webp" width="800" /></p>

<h2><strong>EN YÜKSEK ORAN MALTA'DA KAYDEDİLDİ</strong></h2>

<p>Eurostat verilerine göre 2025 yılında Avrupa genelindeki oranlar ve cinsiyet dağılımı şu şekilde sıralandı:</p>

<p><strong>Zirvedeki Ülkeler:</strong> Malta yüzde 26,6 ile ilk sırada yer alırken; Letonya (yüzde 24,6), Finlandiya (yüzde 23,2), İrlanda (yüzde 22,1), Estonya (yüzde 22) ve Litvanya (yüzde 21,5) Türkiye'nin üzerinde yer alan diğer ülkeler oldu.</p>

<p><strong>En Düşük Oranlı Ülkeler:</strong> En düşük obezite oranları yüzde 7 ile İtalya, yüzde 12,8 ile Yunanistan ve yüzde 12,9 ile Romanya'da görüldü.</p>

<p><strong>Cinsiyet Dağılımı:</strong> AB genelinde obezite oranı erkeklerde yüzde 17,4 iken kadınlarda yüzde 15,3 olarak kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/eurostat-turkiyede-obezite-orani-yuzde-214e-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/eurostat-turkiyede-obezite-orani-yuzde-214e-cikti-1.webp" type="image/jpeg" length="72709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzun süre oturmak kanserden ölüm riskini artırabilir]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/uzun-sure-oturmak-kanserden-olum-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/uzun-sure-oturmak-kanserden-olum-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Glasgow Üniversitesi araştırmasında, kesintisiz oturulan her fazladan saatin kanserden ölüm riskini yüzde 9 artırdığı, hafif hareketin riski azaltabildiği belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süre oturmak ile kanserden ölüm riski arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmada, kesintisiz hareketsiz geçirilen her fazladan saatin kanserden ölüm riskinde yüzde 9 artışla bağlantılı olduğu belirlendi. Glasgow Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışmada, oturma süresinin hafif hareketlerle bölünmesinin daha düşük riskle ilişkili olduğu görüldü.</p>

<h2><strong>UZUN SÜRE OTURMAK SAĞLIK RİSKLERİYLE İLİŞKİLİ</strong></h2>

<p>İngiltere'deki Glasgow Üniversitesi'nden Frederick Ho ve meslektaşlarının yaptığı araştırma, açık erişimli <i>PLOS Medicine</i> dergisinde yayımlandı. Çalışmada, gün boyunca toplam hareketsiz geçirilen sürenin yanı sıra bu sürenin hangi aralıklarla biriktiği de değerlendirildi.</p>

<p>Araştırmacılar, oturma, uzanma veya uyanıkken hareketsiz kalma gibi davranışların sağlık üzerindeki etkilerinin yalnızca toplam süreyle açıklanamayabileceğini belirtti. Daha kısa sürelerle bölünen hareketsizliğin, uzun ve kesintisiz oturma dönemleriyle aynı sonuçlarla ilişkili olmayabileceği ifade edildi.</p>

<h2><strong>91 BİN 292 KİŞİNİN VERİLERİ İNCELENDİ</strong></h2>

<p>Araştırmada UK Biobank çalışmasına katılan 91 bin 292 kişinin verileri kullanıldı. Katılımcıların tamamı yedi gün boyunca aktivite takip cihazı taktı. Araştırmacılar, katılımcıları ortanca 12,38 yıl boyunca izledi.</p>

<p>Uzun süreli hareketsizlik, en az 30 dakika süren ve bu sürenin en az yüzde 90'ında hareketsiz kalınan dönemler olarak tanımlandı. Kesintiye uğrayan hareketsizlik ise 30 dakikadan kısa süren veya sürenin yüzde 10'undan fazlasında hareket edilen dönemleri kapsadı.</p>

<p>Çalışmada ayrıca fiziksel aktivitenin farklı düzeyleri ölçüldü. Böylece araştırmacılar, uzun süreli oturma ile daha kısa ve hareketle bölünmüş hareketsizlik arasındaki farkı değerlendirdi.</p>

<p><img alt="Uzun Süre Oturmak Kanserden Ölüm Riskini Artırabilir1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/uzun-sure-oturmak-kanserden-olum-riskini-artirabilir1.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>KESİNTİSİZ OTURMA KANSER RİSKİYLE BAĞLANTILI</strong></h2>

<p>Daha fazla uzun süreli hareketsizlik, kanserden ölüm riskinin yanı sıra genel kanser görülme sıklığı, obeziteyle ilişkili kanserler ve tip 2 diyabetle ilişkili kanserlerin riskinde artışla bağlantılı bulundu.</p>

<p>Obeziteyle ilişkili kanserler arasında yemek borusu, karaciğer, böbrek, pankreas, kolorektal, meme, yumurtalık ve tiroid kanserleri yer aldı.</p>

<p>Kesintiye uğrayan hareketsizlik ise araştırmada incelenen tüm sonuçlarda daha düşük riskle ilişkiliydi. Bulgular, oturma süresinin nasıl dağıldığının da sağlık sonuçlarıyla bağlantılı olabileceğini gösterdi.</p>

<h2><strong>HAFİF HAREKETLE RİSK DAHA DÜŞÜK BULUNDU</strong></h2>

<p>Araştırmacılar, uzun süreli oturmanın hareketle değiştirilmesi durumunda ne olabileceğini de hesapladı. Her gün bir saatlik kesintisiz hareketsizliğin hafif fiziksel aktiviteyle değiştirilmesi, kanserden ölüm riskinde yüzde 12 daha düşük oranla ilişkili bulundu.</p>

<p>Çalışmanın yazarları, “Bulgularımız, hareketsiz davranışın sağlık üzerindeki etkilerinin yalnızca toplam hareketsiz geçirilen süreye değil, bu sürenin uzun dönemler halinde mi biriktiğine yoksa hareketle bölünüp bölünmediğine de bağlı olabileceğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yazarlar, “Bu durum biyolojik açıdan mümkün görünüyor. Deneysel çalışmalar, uzun süre oturmanın kısa hareket dönemleriyle bölünmesinin, kesintisiz oturmaya kıyasla metabolik tepkileri iyileştirebildiğini gösterdi” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>ARAŞTIRMANIN SINIRLILIKLARI BULUNUYOR</strong></h2>

<p>Bulgular, UK Biobank gönüllülerinden oluşan tek bir gruptan elde edildi. Bu grubun sağlık gönüllüsü yanlılığı taşıdığı ve genel İngiltere nüfusuna göre daha aktif olduğu biliniyor. Bu nedenle sonuçların herkes için aynı ölçüde geçerli olmayabileceği belirtildi.</p>

<p>Gözlemsel çalışma, uzun süre oturmanın doğrudan kansere veya kanserden ölüme neden olduğunu ortaya koyamıyor. Araştırmacılar, katılımcıların hangi koşullarda hareketsiz kaldığına ilişkin bilgiye de sahip değildi. Kişilerin çalışırken, araç kullanırken veya başka bir nedenle oturup oturmadığı bilinmiyordu.</p>

<p>Araştırmanın yazarları, mevcut sağlık önerilerinin büyük ölçüde orta veya yüksek yoğunluklu egzersize odaklandığını belirterek, hafif hareketin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Yazarlar, gelecekte yapılacak klinik çalışmaların oturma süresini bölmeye yönelik kişiye özel stratejilerin geliştirilmesine yardımcı olabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/uzun-sure-oturmak-kanserden-olum-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/uzun-sure-oturmak-kanserden-olum-riskini-artirabilir.webp" type="image/jpeg" length="82997"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüksek kolesterol için tek seferlik gen tedavisi umut veriyor]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/yuksek-kolesterol-icin-tek-seferlik-gen-tedavisi-umut-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/yuksek-kolesterol-icin-tek-seferlik-gen-tedavisi-umut-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CRISPR-Cas9 tedavisi, yüksek kolesterol hastalarında LDL düzeyini bir yıl boyunca yaklaşık yüzde 53 düşürdü. Daha büyük çalışmalar bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve Avustralya’da yürütülen araştırmada, CRISPR-Cas9 teknolojisiyle uygulanan deneysel tedavi, en yüksek dozu alan dört hastanın LDL kolesterolünü bir yıl boyunca yaklaşık yüzde 53 oranında düşürdü. Çalışma, tedavinin kalıcı etkisine ilişkin ilk verileri ortaya koydu.</p>

<h3><strong>YÜKSEK KOLESTEROL TEDAVİSİNDE GEN DÜZENLEME</strong></h3>

<p>Cleveland Clinic araştırmacılarının yürüttüğü pilot çalışma, ilaçlara yanıt vermeyen, tehlikeli derecede yüksek kolesterol düzeylerine sahip 15 hastayı kapsadı. Katılımcılara, karaciğerde bulunan ANGPTL3 genini hedefleyen CRISPR-Cas9 tabanlı tedavinin beş farklı dozu uygulandı.</p>

<p>Çalışmanın ilk sonuçları Kasım 2025’te <i>The New England Journal of Medicine</i> dergisinde yayımlandı. Cuma günü yayımlanan yeni veriler ise tedavinin etkilerinin bir yıl boyunca sürdüğünü gösterdi.</p>

<p>Araştırmanın başyazarı, Cleveland Clinic Kalp, Damar ve Göğüs Enstitüsü’nde koruyucu kardiyoloji uzmanı Dr. Luke Laffin, “Bunun gerçekten tek seferlik bir işlem olup olmayacağı her zaman soruydu” dedi.</p>

<p>Laffin, “Bu yeni veriler, tedaviden 60 gün sonra LDL kolesterol ve trigliseritlerde gördüğümüz düşüşlerin bir yıldan uzun süre devam ettiğini gösteriyor. En yüksek dozu alan kişilerde düşüş kalıcı ve güvenli görünüyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>EN YÜKSEK DOZDA KOLESTEROL YÜZDE 53 DÜŞTÜ</strong></h3>

<p>Araştırmada hastalara kilogram başına 0,1, 0,3, 0,6, 0,7 ve 0,8 miligram olmak üzere beş farklı doz uygulandı.</p>

<p>İnfüzyondan iki ay sonra yapılan ölçümlerde, kilogram başına 0,8 miligramlık en yüksek dozu alan hastaların trigliserit düzeyleri ortalama yüzde 55, LDL kolesterol düzeyleri ise yaklaşık yüzde 50 azaldı. Bir yıl sonra trigliseritlerdeki düşüş yüzde 48’e, LDL kolesteroldeki düşüş ise yaklaşık yüzde 53’e ulaştı.</p>

<p>Düşük yoğunluklu lipoprotein olarak bilinen LDL, kalp damar hastalıklarıyla ilişkili “kötü kolesterol” türü. Trigliseritler de kanda bulunan ve yüksek düzeyleri kalp damar hastalığı riskini artırabilen bir yağ türü.</p>

<p>Çalışmaya katılmayan, Massachusetts General Hospital’da koruyucu kardiyoloji direktörü Dr. Pradeep Natarajan, günümüzde kullanılan ilaçların da LDL kolesterolü araştırmada görülen düzeylere kadar düşürebildiğini belirtti.</p>

<p>Natarajan, “Hatta bazı ilaçlar biraz daha güçlü” dedi.</p>

<p>Tipik bir LDL düzeyi yaklaşık 100 olarak kabul ediliyor. Kalp hastalığı bulunan veya kolesterolü doğuştan kontrol edilmesi zor olan kişilerde ise hekimler LDL’nin 40 ya da 50 düzeylerine indirilmesini tercih edebiliyor. Natarajan, bu seviyelere yalnızca beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle ulaşmanın oldukça zor olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Yüksek Kolesterol Için Tek Seferlik Gen Tedavisi Umut Veriyor1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/yuksek-kolesterol-icin-tek-seferlik-gen-tedavisi-umut-veriyor1.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>ANGPTL3 GENİ KARACİĞERDE HEDEFLENİYOR</strong></h3>

<p>Tedavinin geliştirilmesinde, ANGPTL3 geninde bulunan doğal bir mutasyon etkili oldu. Bu gen, LDL kolesterol ve trigliseritlerin düzenlenmesinde rol oynuyor.</p>

<p>Uzmanlara göre ABD’de yaklaşık her 250 kişiden birinde bulunan mutasyon, genin bir veya iki kopyasının devre dışı kalmasına neden oluyor. Bu kişilerde LDL kolesterol ve trigliserit düzeyleri yaşam boyunca düşük kalırken, kalp hastalığı riski de azalıyor.</p>

<p>Çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Steven Nissen, “Bu, kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu olan, doğal olarak ortaya çıkan bir mutasyon. CRISPR artık elimizde olduğuna göre, diğer insanların genlerini de değiştirerek onların da bu korumaya sahip olmasını sağlayabiliriz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğal mutasyona sahip kişilerde ANGPTL3 geni vücuttaki her hücrede devre dışı bulunuyor. Deneysel tedavi ise yalnızca karaciğeri hedefliyor. Karaciğer, trigliseritlerin sentezlenmesi, kolesterol üretimi ve kandaki fazla yağların uzaklaştırılmasında rol oynuyor.</p>

<p>Nissen, tedavinin karaciğerle sınırlı kalmasının uzun vadeli güvenlik açısından rahatlatıcı olduğunu, bunun vücudun diğer bölgelerindeki genlerin de değiştirilmesi ihtimalini azalttığını söyledi.</p>

<h3><strong>GEN TEDAVİSİNİN YAN ETKİLERİ İZLENİYOR</strong></h3>

<p>İlk tedavinin yan etkileri, çalışmaya göre çoğunlukla infüzyon bölgelerinde oluşan tahrişle sınırlı kaldı. Bir kişide omurga disk fıtığı görüldü. Bir başka hastada ise karaciğer hasarına işaret edebilecek enzimlerde artış yaşandı. Bu değerler iki hafta içinde normale döndü.</p>

<p>Bir hasta, infüzyondan altı ay sonra hayatını kaybetti. Nissen, bu kişinin ileri düzeyde kalp damar hastalığı bulunduğunu ve en düşük doz olan 0,1 miligramı aldığını belirtti.</p>

<p>Nissen, “Bu kişinin ölümünün çalışmayla herhangi bir ilgisi olduğunu düşünmüyoruz. Ayrıca ABD Gıda ve İlaç Dairesi, bu kişilerin çalışmalar tamamlandıktan sonra 15 yıl boyunca izlenmesini önerdi. Bu takip yapılacak” dedi.</p>

<p>Tedavi sonrasında HDL kolesterol olarak bilinen “iyi kolesterol” düzeylerinde de yaklaşık yüzde 20 düşüş görüldü. Bu azalma, hem iki ay hem de bir yıl sonraki ölçümlerde kaydedildi.</p>

<h3><strong>DAHA BÜYÜK KLİNİK ÇALIŞMALAR BEKLENİYOR</strong></h3>

<p>Araştırmacılar, tedavinin uzun vadeli etkilerini değerlendirmek amacıyla ABD ve Avustralya’da yeni bir klinik çalışma yürütüyor. Bu çalışmada en yüksek dozu alan hasta sayısının 40’a kadar çıkarılması planlanıyor.</p>

<p>Dr. Luke Laffin, yeni verilerin uzun vadeli beklentileri daha iyi anlamaya yardımcı olacağını söyledi. Tedavinin daha geniş kullanımına geçilebilmesi için ise ikinci ve üçüncü aşama klinik çalışmaların tamamlanması, ardından ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin onayı gerekiyor.</p>

<p>Laffin, “Çalışmanın şaşırtıcı sonuçlarından biri, insanların klinik çalışmalara katılmak için gösterdiği ilgi oldu. İnsanlar Amerikan Kalp Derneği’ni, Cleveland Clinic’i arıyordu. Hastaların genetik tedaviye istekli olup olmayacağını bilmiyorduk, ancak açıkça istekli olduklarını görüyoruz” dedi.</p>

<p>Araştırmanın sonuçları, yüksek kolesterol tedavisinde tek seferlik gen düzenleme yaklaşımının güvenliği ve kalıcılığına ilişkin daha fazla veriye ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Daha büyük çalışmaların sonuçları, tedavinin gelecekteki kullanım alanlarını belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nurcan Günay</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/yuksek-kolesterol-icin-tek-seferlik-gen-tedavisi-umut-veriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 00:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/yuksek-kolesterol-icin-tek-seferlik-gen-tedavisi-umut-veriyor.webp" type="image/jpeg" length="96746"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama ilaçları erkeklerde saç dökülmesini artırabilir]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/zayiflama-ilaclari-erkeklerde-sac-dokulmesini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/zayiflama-ilaclari-erkeklerde-sac-dokulmesini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NYU Langone Health araştırmacıları, Ozempic, Wegovy ve Zepbound gibi GLP-1 ilaçlarıyla erkek tipi saç dökülmesi arasında olası bir genetik bağlantı tespit etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NYU Langone Health araştırmacıları, Ozempic, Wegovy ve Zepbound gibi GLP-1 ilaçlarıyla erkek tipi saç dökülmesi arasında olası bir genetik bağlantı tespit etti. <i>Journal of Investigative Dermatology</i> dergisinde 3 Eylül'de yayımlanan çalışmaya göre, erkek tipi kellik eğilimi bulunan kişilerde saç dökülmesi riski yüzde 7 artabilir. Araştırmacılar, bulguların ilaçların doğrudan saç dökülmesine neden olduğunu kanıtlamadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ZAYIFLAMA İLAÇLARI VE SAÇ DÖKÜLMESİ ARASINDAKİ BAĞLANTI</strong></h2>

<p>Çalışmada, GLP1R geninin aktivitesiyle ilişkili genetik belirteçler incelendi. Bu gen, vücutta GLP-1 reseptör proteinlerinin düzeyini etkiliyor. Araştırmacılar, söz konusu belirteçleri androjenetik alopesiyle bağlantılı genetik verilerle karşılaştırdı.</p>

<p>Androjenetik alopesi, erkeklerde saç derisinin üst ve ön bölümlerinde saç kaybına yol açan kalıtsal bir durum. Erkek tipi kellik olarak da bilinen bu saç dökülmesi türü, genetik nedenleri daha iyi anlaşıldığı için araştırmaya dahil edildi.</p>

<p>Araştırmanın kıdemli sorumlusu, NYU Grossman Tıp Fakültesi Ronald O. Perelman Dermatoloji Bölümü'nde yardımcı doçent olan Lynn Petukhova, çalışmanın GLP-1 kullanımı ile erkek tipi saç dökülmesi arasındaki ilk genetik bağlantıyı ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>"Our study provides the first genetic link between GLP-1 use and an increased risk of male-pattern hair loss from androgenetic alopecia, an association long suspected but until now not shown scientifically."</p>

<p>Petukhova, bu bulguyla uzun süredir şüphelenilen ilişkinin bilimsel olarak gösterildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>HIZLI KİLO KAYBI DA SAÇ DÖKÜLMESİNİ TETİKLEYEBİLİR</strong></h2>

<p>GLP-1 ilaçlarını kullanan kişilerde saçlarda seyrelme daha önce de bildirilmişti. Bilim insanları, bu durumu büyük ölçüde hızlı kilo kaybına bağlıyor. Kilo kaybı sırasında kalori ve protein alımının azalması, demir gibi besin öğelerindeki eksiklikler saçların büyüme döngüsünü geçici olarak etkileyebiliyor.</p>

<p>Araştırmaya dahil olmayan pratisyen hekim Dr. Ahmed El Muntasar, <i>Newsweek</i>'e yaptığı açıklamada, hızlı kilo kaybı ve besin eksikliklerinin geçici saç dökülmesini tetikleyebileceğini söyledi. El Muntasar, genetik olarak erkek tipi saç dökülmesine yatkın kişilerde GLP-1 reseptör aktivitesinin de altta yatan sürece katkıda bulunabileceğini belirtti.</p>

<p>Birçok hastada saç büyümesinin kilo sabitlendikten sonra yeniden başladığı ifade ediliyor. Ancak araştırmacılar, yeni bulguların yalnızca kilo kaybıyla açıklanamayan olası bir biyolojik bağlantıya işaret ettiğini belirtti.</p>

<p>Çalışmada, saç büyümesini etkileyebilen hipertansiyon, insülin direnci ve düşük testosteron düzeyleri gibi diğer faktörler de hesaba katıldı. Bu düzenlemelerin ardından saç dökülmesi riskindeki yüzde 7'lik artış devam etti.</p>

<p><img alt="Zayıflama Ilaçları Erkeklerde Saç Dökülmesi Riskini Artırabilir1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/zayiflama-ilaclari-erkeklerde-sac-dokulmesi-riskini-artirabilir1.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>ARAŞTIRMA GENETİK VERİLERLE SINIRLI</strong></h2>

<p>Araştırmacılar, eQTLGen veri tabanındaki 31 binden fazla kadın ve erkeğe ait genetik veriler ile ayrı bir karmaşık özellikler genetik veri tabanındaki 205 binden fazla erkeğin verilerini analiz etti. Katılımcıların çoğunun beyaz olduğu belirtildi.</p>

<p>Ekip, hem GLP-1 aktivitesiyle hem de androjenetik alopesiyle bağlantılı genetik sinyallerin örtüştüğünü tespit etti. Bu bulgunun, iki durum arasında biyolojik bir ilişki bulunabileceği yönündeki görüşü güçlendirdiği ifade edildi.</p>

<p>Bununla birlikte araştırma, GLP-1 ilaçları kullanan hastaların ileriye dönük olarak izlenmesine dayanmadı. El Muntasar, <i>Newsweek</i>'e yaptığı açıklamada, yüzde 7'lik artışın görece sınırlı olduğunu ve çalışmanın semaglutid veya tirzepatid kullanan hastalarda doğrudan saç dökülmesi gelişip gelişmediğini incelemediğini söyledi.</p>

<p>"It therefore gives us an important biological signal, rather than proving that taking a weight-loss injection will make somebody go bald."</p>

<p>El Muntasar, bu nedenle çalışmanın kilo verme iğnesi kullanmanın kişiyi kel bırakacağını kanıtlamadığını, bunun yerine biyolojik bir işaret sunduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>SAÇ DÖKÜLMESİ RİSKİ İÇİN YENİ ARAŞTIRMALAR YAPILACAK</strong></h2>

<p>Petukhova, gelecekte yapılacak deneylerin olumlu sonuç vermesi halinde bazı erkeklerin, hatta kadınların da GLP-1 ilaçları reçete edilmeden önce saç dökülmesi riskleri açısından taranabileceğini söyledi.</p>

<p>Araştırmacılar, GLP-1 ile ilişkili biyolojik yolların saç köklerini tam olarak nasıl etkilediğini anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı. Aynı genetik ilişkinin kadınlarda da bulunup bulunmadığının belirlenmesi için yeni araştırmalar yapılması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Petukhova, bulguların ileride GLP-1 tedavileriyle birlikte saç dökülmesini azaltmaya yönelik ilaçların reçete edilmesi gibi önleyici tedavi stratejilerine katkı sağlayabileceğini de ifade etti.</p>

<p>Androjenetik alopesinin, 50 yaş üzerindeki beyaz Amerikalı erkeklerin yaklaşık yarısını etkilediği tahmin ediliyor. GLP-1 ilaçlarının kullanımının artmasıyla birlikte, olası yan etkilerin anlaşılması ve saç dökülmesi açısından daha yüksek risk taşıyan kişilerin belirlenmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesi bekleniyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/zayiflama-ilaclari-erkeklerde-sac-dokulmesini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/zayiflama-ilaclari-erkeklerde-sac-dokulmesi-riskini-artirabilir.webp" type="image/jpeg" length="51746"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ne koşu ne yüzme: İşte kalbi koruyan en iyi egzersiz]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/ne-kosu-ne-yuzme-iste-kalbi-koruyan-en-iyi-egzersiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/ne-kosu-ne-yuzme-iste-kalbi-koruyan-en-iyi-egzersiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni yapılan bilimsel araştırmalar, kan basıncını düşürmede ve kalp sağlığını korumada şınav ile squat gibi izometrik (kas boyunun sabit kaldığı) egzersizlerin koşu, bisiklet veya yüzme gibi kardiyo aktivitelerinden daha etkili olduğunu ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmacılar, kasların kasılı kaldığı ancak eklemlerin hareket etmediği bu statik hareketlerin damarlar üzerinde olumlu bir baskı oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Duvara karşı oturma (wall sit) ve plank gibi vücut ağırlığıyla yapılan izometrik hareketlerin, kan akışını düzenleyerek yüksek tansiyon riskini önemli ölçüde azalttığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ne Koşu Ne Yüzme İşte Kalbi Koruyan En Iyi Egzersiz (2)" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/ne-kosu-ne-yuzme-iste-kalbi-koruyan-en-iyi-egzersiz-2.webp" width="750" /></p>

<h2><strong>TANSİYON DÜŞÜRMEDE DİĞER SPORLARI GERİDE BIRAKTI</strong></h2>

<p>Araştırma sonuçları, haftada birkaç kez uygulanan kısa süreli izometrik egzersiz seanslarının, geleneksel aerobik ve kardiyo antrenmanlarına kıyasla sistolik (büyük) ve diyastolik (küçük) kan basıncında daha belirgin düşüş sağladığını gösterdi.</p>

<p>Uzmanlar, zaman kısıtlaması olan veya ağır spor yapamayan kişilerin ev ortamında ekipmansız şekilde uygulayabileceği bu hareketlerin, kalp ve damar hastalıklardan korunmada pratik ve güçlü bir alternatif sunduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/ne-kosu-ne-yuzme-iste-kalbi-koruyan-en-iyi-egzersiz</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/ne-kosu-ne-yuzme-iste-kalbi-koruyan-en-iyi-egzersiz-1.webp" type="image/jpeg" length="90316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kütahya’da sağlık stantları hizmet vermeye devam ediyor]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/kutahyada-saglik-stantlari-hizmet-vermeye-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/kutahyada-saglik-stantlari-hizmet-vermeye-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya’da 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında Valilik önünde kurulan stantlar, vatandaşlara ücretsiz sağlık hizmeti vermeyi sürdürüyor. Etkinliğin ikinci gününde de vatandaşlar stantlara yoğun ilgi gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinlikte; kanser taramalarından sigara bırakmaya, bağımlılıkla mücadeleden hareketli hayatı desteklemeye ve birinci basamak sağlık hizmetlerine kadar birçok konuda bilgilendirme yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kütahya’da Sağlık Stantları Hizmet Vermeye Devam Ediyor (3)" class="detail-photo img-fluid" height="2748" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/kutahyada-saglik-stantlari-hizmet-vermeye-devam-ediyor-3.JPG" width="4885" /></p>

<h2><strong>HİZMETLER TAMAMEN ÜCRETSİZ</strong></h2>

<p>Halk sağlığını korumak ve farkındalık oluşturmak amacıyla açılan stantlarda görevli sağlık personelleri, vatandaşların sorularını yanıtlayarak bilgilendirmelerde bulunuyor.</p>

<p>Stantlarda gerçekleştirilen tüm ölçüm, bilgilendirme ve tarama hizmetlerinin ücretsiz olarak sunuluyor.</p>

<p><img alt="Kütahya’da Sağlık Stantları Hizmet Vermeye Devam Ediyor (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2748" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/kutahyada-saglik-stantlari-hizmet-vermeye-devam-ediyor-1.JPG" width="4885" /></p>

<h3><strong>ETKİNLİKLER HAFTA BOYUNCA SÜRECEK</strong></h3>

<p>Vatandaşların hasta olmadan önce sağlığını korumasını hedefleyen bilgilendirme çalışmaları hafta boyunca Valilik önündeki alanda devam edecek.</p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, tüm Kütahyalılara Valilik önünde hizmet veren stantları ziyaret etmeleri çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ebrar CİN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kütahya Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/kutahyada-saglik-stantlari-hizmet-vermeye-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/kutahyada-saglik-stantlari-hizmet-vermeye-devam-ediyor-2.JPG" type="image/jpeg" length="69085"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de kahvehane sahibinden 36'ncı kez kan bağışı kampanyası]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/izmirde-kahvehane-sahibinden-36nci-kez-kan-bagisi-kampanyasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/izmirde-kahvehane-sahibinden-36nci-kez-kan-bagisi-kampanyasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Ödemiş ilçesinde 58 yaşındaki kahvehane sahibi ve Üç Eylül Mahallesi Muhtarı Mehmet Çetin, işletmesinde 36'ncı kez kan bağışı kampanyası düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çetin'in, 2016 yılında başlattığı gelenekselleşen kampanya için sosyal medya üzerinden yaptığı çağrıya 110 gönüllünün yanıt vererek katılım sağladığı belirtildi.</p>

<p>Türk Kızılay'ın "Mahallenin Gücü Kan Bağışıyla Büyür" projesi işbirliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, kahvehanede kurulan geçici kan verme merkezinde bağışların alındığı kaydedildi.</p>

<p>Çetin'in, hayırseverlerin desteğiyle kan veren vatandaşlara çekilişle hediyeler takdim ettiği; Türk Kızılay'ın da bağışçılara termos ve termal çanta hediye ettiği aktarıldı.</p>

<p><img alt="İzmir'de Kahvehane Sahibinden 36'Ncı Kez Kan Bağışı Kampanyası (3)" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/izmirde-kahvehane-sahibinden-36nci-kez-kan-bagisi-kampanyasi-3.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>BUGÜNE KADAR 3 BİN BAĞIŞÇI TEŞVİK EDİLDİ</strong></h2>

<p>Geniş katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getiren Mehmet Çetin'in, bugüne kadar toplam 3 bin kişiyi kan bağışına teşvik ettiklerini vurguladığı ifade edildi.</p>

<p>Kızılay'ın kan stoklarının azaldığı dönemlerde kahvehanesinde bağış etkinliklerini sürdüreceğini belirten Çetin'e, mahalle sakinlerinden de destek geldi.</p>

<p>Kampanyaya 25'inci kez katılan Davut Elmalı ve 9'uncu kez kan bağışında bulunan İrem Tutar'ın, mahalle düzeyinde organize edilen bu etkinliklerin Kızılay'a ve topluma önemli bir katkı sunduğunu ifade ettikleri öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="İzmir'de Kahvehane Sahibinden 36'Ncı Kez Kan Bağışı Kampanyası (2)" class="detail-photo img-fluid" height="886" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/izmirde-kahvehane-sahibinden-36nci-kez-kan-bagisi-kampanyasi-2.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/izmirde-kahvehane-sahibinden-36nci-kez-kan-bagisi-kampanyasi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/izmirde-kahvehane-sahibinden-36nci-kez-kan-bagisi-kampanyasi-1.jpg" type="image/jpeg" length="55658"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tıp tarihinde bir ilk! Domuz böbreği insanda 271 gün çalıştı]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/tip-tarihinde-bir-ilk-domuz-bobregi-insanda-271-gun-calisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/tip-tarihinde-bir-ilk-domuz-bobregi-insanda-271-gun-calisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de genetiği değiştirilmiş bir domuzdan nakledilen böbreğin, Tim Andrews adlı hastanın vücudunda 271 gün boyunca çalışarak alanındaki en uzun süreye ulaştığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mass General Brigham Hastanesi'nde gerçekleştirilen ve detayları Lancet dergisinde yayımlanan naklin, organ bekleyen hastalar için genetiği değiştirilmiş hayvan organlarının bir "köprü" görevi görebileceğini kanıtladığı belirtildi.</p>

<p>Tip 2 diyabete bağlı son evre böbrek yetmezliği yaşayan 66 yaşındaki Andrews'a 25 Ocak 2025'te nakledilen böbreğin, diyaliz ihtiyacını tamamen ortadan kaldırarak 9 ay boyunca işlevini sürdürdüğü kaydedildi.</p>

<p></p>

<h2><strong>BÖBREK NEDEN ÇIKARILDI?</strong></h2>

<p>Naklin ilk aylarında görülen bağışıklık reddi belirtilerinin ilaç tedavisiyle kontrol altına alındığı ancak yaklaşık altı ay sonra organın damarlarında iltihaplanma ve hasar geliştiği ifade edildi.</p>

<p>İşlevini kaybetmesi üzerine çıkarılan domuz böbreğinin ardından Andrews'un 82 gün diyaliz tedavisi gördüğü, sonrasında bir insan donörden nakledilen böbrekle sağlıklı yaşamına devam ettiği aktarıldı.</p>

<p><img alt="Bir Hastaya Domuz Akciğeri Nakledildi" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2025/08/bir-hastaya-domuz-akcigeri-nakledildi.webp" width="1366" /></p>

<h3><strong>DOMUZA 69 GENOMİK MODİFİKASYON YAPILDI</strong></h3>

<p>Nakilde kullanılan Yucatan minyatür domuzunun genomunda 69 farklı genetik düzenleme yapıldığı bildirildi.</p>

<p>Bu modifikasyonlarla insan bağışıklık sisteminin organı reddetmesinin önüne geçilmesinin ve olası virüs enfeksiyonu risklerinin engellenmesinin hedeflendiği belirtildi.</p>

<p><img alt="Ameliyat Sonrası Korku Ağrıyı Kalıcı Hale Getirebilir 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/08/ameliyat-sonrasi-korku-agriyi-kalici-hale-getirebilir-1.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>ORGAN NAKLİNDE YENİ BİR UMUT</strong></h3>

<p>Ksenotransplantasyon uzmanı Dr. Leonardo Riella, canlı donörü bulunmayan ve organ sırası bekleyen binlerce hasta için bu yöntemin gelecekte en kritik seçeneklerden biri haline geleceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, bu başarının potansiyeli ortaya koyarken çözülmesi gereken teknik detayların halen bulunduğuna dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/tip-tarihinde-bir-ilk-domuz-bobregi-insanda-271-gun-calisti</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/tip-tarihinde-bir-ilk-domuz-bobregi-insanda-271-gun-calisti.webp" type="image/jpeg" length="14833"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kütahya’da hedef, halk sağlığı stantlar ücretsiz]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/kutahyada-hedef-halk-sagligi-stantlar-ucretsiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/kutahyada-hedef-halk-sagligi-stantlar-ucretsiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya’da kanser taramasından sigara bırakmaya, bağımlılıkla mücadeleye, hareketli hayatı destekleme ve birçok konuda ücretsiz bilgilendirme yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında kutlama programı gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zafer Meydanı’nda “Her gün halk sağlığı” temasıyla düzenlenen etkinliklerde fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşam, sağlıklı beslenme, koruyucu sağlık hizmetleri, bağımlılıktan uzak durma, ruh sağlığı ve iyilik hali, kanserde erken teşhis hayat kurtarır, organ bağışı, çocuk, ergen, kadın üreme sağlığı gibi konularda farkındalık çalışmaları yapılıyor.</p>

<p>Kutlamalar kapsamında çocuk ve gençlere yönelik fiziksel aktivite ve çocuk oyunları yer alıyor.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="595" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/qd3T-y0nsdk" title="Kütahya’da hedef halk sağlığı, stantlar ücretsiz" width="1059"></iframe></p>

<h2><strong>“STANTLARIMIZDAKİ HİZMETLERİMİZ ÜCRETSİZ”</strong></h2>

<p>Kütahya’da hafta kapsamında bir dizi etkinlik planladıklarını belirten İl Sağlık Müdürlüğü Doç. Dr. Ensar Durmuş, halk sağlığı faaliyetlerini anlatmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Yaklaşık bir hafta boyunca etkinliklerin devam edeceğini anlatan Durmuş, “Bilgilendirme faaliyetleri kapsamında Kütahya halkımıza sağlıklı kalmak için gerekli olan kanser taramasından sigara bırakmaya, bağımlılıkla mücadeleye, hareketli hayatı desteklemeye ve diğer birçok konuda bilgilendirme yapacağız.” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Kutahyada Halk Sağlığı3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/kutahyada-halk-sagligi3.webp" width="1280" /></p>

<p>İnsanların maalesef hasta olmadan hastaneye gitmediğini bildiren Durmuş, Sağlık Bakanlığı olarak bu konuda vatandaşları bilinçlendirmek istediklerini ifade etti.</p>

<p>Açılan stantlardaki hizmetlerin ücretsiz olduğunu aktaran Durmuş, “Çadırlarımızda birinci basamak sağlık hizmetlerimizi, halk sağlığı hizmetlerimizi vatandaşlarımıza anlatmak istiyoruz. Bütün Kütahyalı vatandaşlarımızı çadırlarımızı ziyaret etmeye bekliyoruz.” şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Kutahyada Halk Sağlığı4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/kutahyada-halk-sagligi4.webp" width="1280" /></p>

<hr />
<p><img alt="Kutahyada Halk Sağlığı5" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/kutahyada-halk-sagligi5.webp" width="1280" /></p>

<hr />
<p><img alt="Kutahyada Halk Sağlığı6" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/kutahyada-halk-sagligi6.webp" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yaşar SARI - Nurcan GÜNAY</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kütahya Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/kutahyada-hedef-halk-sagligi-stantlar-ucretsiz</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/kutahyada-halk-sagligi1.webp" type="image/jpeg" length="15035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kefir bakterisi yaşlanmaya bağlı bağışıklığı etkiliyor]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/kefir-bakterisi-yaslanmaya-bagli-bagisikligi-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/kefir-bakterisi-yaslanmaya-bagli-bagisikligi-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya'da yapılan araştırmada, kefir bakterisi YRC2606'nın yaşlı farelerde iltihaplanmayı ve bağışıklık sistemindeki yaşlanma belirtilerini azalttığı belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'da yapılan bir araştırmada, kefirden elde edilen <i>Lentilactobacillus kefiri</i> YRC2606 adlı bakteri suşunun yaşlanmaya bağlı bağışıklık değişiklikleri üzerindeki etkisi incelendi.</p>

<p>Shinshu Üniversitesi ve Yotsuba Milk Products Co., Ltd. araştırmacılarının yürüttüğü çalışmada, ısıyla etkisiz hâle getirilen bakterinin yaşlı farelerde iltihaplanmayla ilişkili bazı proteinlerin düzeylerini azalttığı belirlendi. Araştırma, yaşlanma sürecinde bağışıklık işlevlerini desteklemeye yönelik fonksiyonel gıdaların geliştirilmesi açısından değerlendiriliyor.</p>

<p>Çalışmanın sonuçları, 10 Ekim 2025'te çevrim içi yayımlandı. Araştırma, 1 Kasım 2025'te <i>Journal of Functional Foods</i> dergisinin 134. cildinde yer aldı. Ekipte Shinshu Üniversitesi'nden doktora öğrencisi Hiroka Sasahara ile Profesör Sachi Tanaka, Yotsuba Milk Products Co., Ltd. Ar-Ge Merkezi'nden Dr. Kenji Uchida ve Ikumi Fujioka görev yaptı.</p>

<h2><strong>YAŞLANMA BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ NASIL ETKİLİYOR?</strong></h2>

<p>Yaşlanma, bağışıklık sisteminin koruyucu işlevlerinde azalma ve bağışıklık hücrelerinin çalışma hızında düşüşle ilişkilendiriliyor. İmmünosenesans olarak adlandırılan bu süreçte hücre bölünmesi yavaşlıyor veya duruyor. Düşük düzeyli, sürekli iltihaplanma da yaşlanmayla birlikte görülen değişiklikler arasında yer alıyor.</p>

<p>Timüs ve karaciğer gibi organlarda küçülme ya da atrofi gelişmesi de yaşlanma sürecinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Timüs, bağışıklık sisteminin önemli hücrelerinden T lenfositlerinin gelişiminde görev yapıyor.</p>

<p>Araştırmacılar, fermente süt ürünlerinin sağlığa etkilerinin uzun süredir incelendiğini, ancak bu etkilerin ardındaki mekanizmaların tam olarak açıklanamadığını belirtti. Kefir gibi ürünlerde bulunan laktik asit bakterilerinin antimikrobiyal ve iltihap karşıtı özellikler gösterebildiği bildiriliyor.</p>

<p><img alt="Kefir Bakterisi Yaşlanmaya Bağlı Bağışıklığı Etkiliyor1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/kefir-bakterisi-yaslanmaya-bagli-bagisikligi-etkiliyor1.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>KEFİR BAKTERİSİ YAŞLI FARELERDE İNCELENDİ</strong></h2>

<p>Çalışmada, kefirden izole edilen <i>L. kefiri</i> YRC2606 suşu kullanıldı. Araştırmacılar, yaşlı farelere 8 hafta boyunca ısıyla etkisiz hâle getirilmiş bakteri verdi. Ardından hayvanların bağışıklık işlevleri ve bazı organlarındaki değişiklikler değerlendirildi.</p>

<p>YRC2606 ile beslenen farelerde timüs ve karaciğerde yaşlanmaya bağlı değişikliklerin azaldığı gözlendi. Hücre bölünmesini engelleyen p16 ve p21 adlı proteinlerin ifadesinde de düşüş saptandı.</p>

<p>Araştırmanın bir bölümünde, bakterinin iltihaplanma üzerindeki etkisi lipopolisakkarit aracılı süreç üzerinden incelendi. YRC2606 verilen hayvanlardan alınan hücrelerin, interlökin-6 (IL-6) ve tümör nekroz faktörü alfa (TNF-α) adlı iltihaplanma sitokinlerini daha düşük düzeylerde salgıladığı belirlendi.</p>

<p>İltihaplanma süreçlerinde görev alan STAT3 adlı sinyal proteininin fosforilasyon düzeyinde de azalma görüldü. Araştırmacılar, bu bulguların bakterinin yaşlanmaya bağlı bağışıklık değişiklikleri üzerindeki etkisini anlamaya yardımcı olduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>ARAŞTIRMACILAR IL-6/STAT3 YOLUNA ODAKLANDI</strong></h2>

<p>Çalışmanın eş sorumlu yazarı Hiroka Sasahara, araştırmanın amacının günlük gıdalardan elde edilen fonksiyonel yaklaşımların yaşlanma sürecindeki potansiyelini incelemek olduğunu söyledi.</p>

<p>Sasahara, “İmmünosenesans üzerine çalışmaya ilgim, herkesin deneyimlediği evrensel bir biyolojik süreç olan yaşlanmaya duyduğum derin meraktan kaynaklanıyor. Amacım, günlük gıdalardan elde edilen fonksiyonel yaklaşımları ve bunların yaşlanmaya karşı kanıta dayalı stratejilere dönüşme potansiyelini araştırmak.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, çalışmanın etkisizleştirilmiş <i>L. kefiri</i> bakterisinin IL-6/STAT3 yolunu düzenleyerek immünosenesansı azaltabileceğini gösteren ilk araştırma olduğunu belirtti. Sasahara, bu bulguların yaşlanmaya bağlı bağışıklık gerilemesine karşı probiyotik kullanımına ilişkin araştırmalara katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>FONKSİYONEL GIDA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR</strong></h2>

<p>Sasahara, YRC2606'nın yaşlı yetişkinlerde bağışıklık işlevini korumaya yönelik fonksiyonel gıdalarda veya besin takviyelerinde bileşen olarak kullanılabileceğini belirtti.</p>

<p>“YRC2606, yaşlanmayla ilişkili hastalıkların tedavisinde, örneğin yaşlı yetişkinlerde bağışıklık işlevini korumak üzere tasarlanmış fonksiyonel gıdaların veya besin takviyelerinin bir bileşeni olarak yararlı olabilir.” diyen Sasahara, bakterinin kullanım alanlarının araştırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Araştırma, Japonya'da yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte yaşlanmaya bağlı bağışıklık değişikliklerine yönelik çalışmaların sürdüğü bir dönemde yayımlandı. YRC2606'nın insanlarda aynı sonuçları verip vermeyeceği ise bu çalışmayla belirlenmiş değil. Bulgular, fareler üzerinde yürütülen deneysel araştırmaya dayanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/kefir-bakterisi-yaslanmaya-bagli-bagisikligi-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/kefir-bakterisi-yaslanmaya-bagli-bagisikligi-etkiliyor.webp" type="image/jpeg" length="91592"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gebelikte anne hastalıkları fetal beyin gelişimini etkiliyor]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/gebelikte-anne-hastaliklari-fetal-beyin-gelisimini-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/gebelikte-anne-hastaliklari-fetal-beyin-gelisimini-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gebelikte anne bağışıklık sistemi aktivasyonunun, fare yavrularında beyin gelişimini etkileyen epigenetik değişikliklere yol açabildiği belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gebelikte geçirilen ciddi hastalıkların çocuklarda nörogelişimsel bozukluk riskini artırabileceği biliniyor. Salk Enstitüsü araştırmacılarının fareler üzerinde yürüttüğü yeni çalışma, anne bağışıklık sisteminin aktivasyonu ile fetal beyin gelişimi arasındaki ilişkiye ilişkin epigenetik bulgular ortaya koydu. Araştırmada, bağışıklık sistemi aktive edilen annelerin yavrularında frontal korteks hücrelerinin gen aktivitesi ve metilasyon örüntülerinde binlerce farklılık saptandı. Bulgular, bazı değişikliklerin yetişkinliğe kadar devam edebildiğini gösterdi.</p>

<p>Çalışma, 2 Eylül 2026'da <i>Molecular Psychiatry</i> dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, gebelik sırasında anne bağışıklık sisteminin verdiği tepkinin, gelişmekte olan beyindeki genlerin çalışma biçimini nasıl etkilediğini inceledi. Çalışmada kullanılan modelde, grip enfeksiyonunu taklit eden Poly(I:C) adlı maddeyle anne bağışıklık sistemi aktive edildi.</p>

<h2><strong>ANNE HASTALIKLARI İLE NÖROGELİŞİM ARASINDAKİ İLİŞKİ</strong></h2>

<p>Anne hastalıkları ile çocukların nörogelişimi arasındaki ilişki, geçmişte grip enfeksiyonları üzerinden araştırıldı. Bilim insanları, gebeliğinin ikinci veya üçüncü üç aylık döneminde grip geçiren annelerin çocuklarında bazı psikiyatrik bozuklukların daha sık görüldüğünü belirledi.</p>

<p>Salk Enstitüsü araştırma profesörü ve çalışmanın eş sorumlu yazarı Margarita Behrens, bu ilişkinin annenin enfeksiyona verdiği bağışıklık yanıtıyla bağlantılı olduğuna işaret etti. Behrens, “Epidemiyologlar bu olguyu daha yakın zamanda annelerden alınan kan örneklerini kullanarak analiz ettiklerinde, bunun büyük olasılıkla annenin enfeksiyona verdiği bağışıklık yanıtıyla bağlantılı olduğunu ortaya çıkardılar.” dedi.</p>

<p>Araştırmacılar, bu süreçte anne kanındaki IL-6 düzeylerinin yükseldiğini belirledi. Bağışıklık yanıtının bir parçası olan IL-6, iltihabı teşvik eden proteinlerden biri olarak biliniyor. Bu bulgular, grip enfeksiyonu ile nörogelişimsel bozukluk riski arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla kemirgen modellerinin geliştirilmesine zemin hazırladı.</p>

<h2><strong>FRONTAL KORTEKSTE GEN AKTİVİTESİ DEĞİŞTİ</strong></h2>

<p>Yeni araştırmada, gebeliğin ortasından doğumdan sonraki iki haftaya kadar farelerin frontal korteksindeki nöronlar incelendi. Bilim insanları, anne bağışıklık sistemi aktivasyonunun ardından gen aktivitesinde meydana gelen değişiklikleri ve metilasyon örüntülerini karşılaştırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Metilasyon, genetik kodun üzerindeki kimyasal işaretlerden biri. Bu işaretler, genlerin ne ölçüde ifade edildiğini etkileyebiliyor. Araştırmada, bağışıklık sistemi aktive edilen annelerin yavrularında gen aktivitesi ve metilasyon örüntülerinin sağlıklı annelerin yavrularından farklı olduğu görüldü.</p>

<p>Farklılıklar özellikle derin katmanlı nöronların oluşumuna yardımcı olan genom bölgelerinde yoğunlaştı. Bu hücreler, frontal korteksin gelişiminde görev alan nöronlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Araştırmacılar, gelişmekte olan beynin önemli düzenleyicilerinden biri olan Tbr1 adlı transkripsiyon faktörünün bağlandığı bölgelerde doğum sırasında daha fazla metilasyon bulunduğunu belirledi. Tbr1 düzeyleri artmış olmasına rağmen, bu proteinin normalde etkileşim kurduğu bazı genom bölgelerinin aktivitesi azaldı.</p>

<p>Çalışmanın eş birinci yazarı Jessica Arzavala, “Artan metilasyon Tbr1'in derin katmanlı nöronları tanımlama görevini yerine getirmesini engelliyordu.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Gebelikte Anne Hastalıkları Fetal Beyin Gelişimini Etkileyebilir1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/gebelikte-anne-hastaliklari-fetal-beyin-gelisimini-etkileyebilir1.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>OTİZMLE İLİŞKİLİ GENLERDE FARKLILIKLAR SAPTANDI</strong></h2>

<p>Araştırmacılar, elde ettikleri sonuçları otizm spektrum bozukluğuyla ilişkili genomik değişiklikleri içeren SFARI Gen Veri Tabanı ile karşılaştırdı. Arzavala, en yüksek güvenilirliğe sahip genlerin yaklaşık yüzde 25'inin araştırma verilerinde de düzensiz şekilde ifade edildiğini belirtti.</p>

<p>Bu bulgu, anne bağışıklık sistemi aktivasyonu ile otizm spektrum bozukluğu arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurulduğu anlamına gelmiyor. Çalışma, gebelik sırasında bağışıklık sisteminin verdiği tepkinin, nörogelişimle ilişkili genlerin çalışma biçimini etkileyebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Araştırmacılar, doğumdan sonra derin katmanlı nöronların elektriksel aktivitelerini de kaydetti. Analizler, anne bağışıklık sistemi aktivasyonunun fare yavrularında bu nöronların gelişimini etkilediğini ortaya koydu.</p>

<h2><strong>EPİGENETİK DEĞİŞİKLİKLER YETİŞKİNLİĞE KADAR İZLENEBİLDİ</strong></h2>

<p>Çalışmanın eş sorumlu yazarı Joseph Ecker, gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonların nörogelişimsel bozukluk riskini artırabileceğini, ancak bunun her durumda aynı sonucu doğurmadığını belirtti.</p>

<p>Ecker, “Enfeksiyon, nörogelişimin etkilenip etkilenmeyeceğine ilişkin olasılıkları değiştiriyor. Gebelik sırasında hastalanan herkesin nörogelişimsel bozukluğu olan bir çocuğa sahip olacağı anlamına gelmiyor.” dedi.</p>

<p>Araştırma, doğum öncesi bağışıklık sistemi aktivasyonunun beyin gelişimi üzerindeki etkilerinin yalnızca gebelik dönemiyle sınırlı kalmayabileceğini ortaya koydu. Bununla birlikte bilim insanları, epigenetik değişikliklerin beyin gelişiminin hangi aşamasında meydana geldiğini ve gebelik sırasında hangi dönemin daha hassas olduğunu henüz belirleyemedi.</p>

<p>Ecker, “Anne enfeksiyonunun sonuçlarını anlamaya artık daha yakınız, ancak bu hikâyenin yalnızca başlangıcındayız.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Behrens de araştırmanın yeni sorular ortaya çıkardığını belirterek, “Şimdi sorulara daha ayrıntılı yaklaşabiliriz.” dedi. Çalışmanın, anne hastalıklarının fetal beyin gelişimi üzerindeki etkilerini anlamaya yönelik araştırmalara yeni veriler sağladığı bildirildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/gebelikte-anne-hastaliklari-fetal-beyin-gelisimini-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/gebelikte-anne-hastaliklari-fetal-beyin-gelisimini-etkileyebilir.webp" type="image/jpeg" length="46992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tıp tarihinde bir ilk! Yıllar sonra yeniden görmeye başladı]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/tip-tarihinde-bir-ilk-yillar-sonra-yeniden-gormeye-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/tip-tarihinde-bir-ilk-yillar-sonra-yeniden-gormeye-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçirdiği ağır bir trafik kazası nedeniyle iki gözünde de görme yetisini kaybeden 67 yaşındaki Elena'nın, dünyada ilk kez uygulanan özel bir cerrahi yöntem sayesinde yeniden görmeye başladığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtalya'da yaşayan Elena'nın, geçirdiği şiddetli trafik kazasının ardından sol gözündeki optik sinirin hasar görmesiyle görme yetisini kaybettiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağ gözünde ise kazadan önce de sarı nokta hastalığı bulunduğu, kaza anında aldığı travmalar sonucu retina ve kornea dokusunun ağır hasar gördüğü kaydedildi.</p>

<p>Hasarın boyutu nedeniyle kornea naklinin uygulanamadığı, hastanın beş yılı aşkın süre tamamen kör kaldığı aktarıldı.</p>

<p><img alt="Tıp Tarihinde Bir Ilk! Yıllar Sonra Yeniden Görmeye Başladı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="419" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/tip-tarihinde-bir-ilk-yillar-sonra-yeniden-gormeye-basladi-3.webp" width="834" /></p>

<h2><strong>ALTI SAATLİK CERRAHİ MARATON</strong></h2>

<p>Torino Üniversitesi Molinette Hastanesi Göz Kliniği'nde Profesör Michele Reibaldi liderliğindeki cerrahi ekibin tıp tarihinde bir ilke imza attığı ifade edildi.</p>

<p>Yaklaşık altı saat süren ameliyatta, Elena'nın sol gözündeki canlı ancak işlevsiz dokuların alınıp sağ gözündeki hasarlı bölgeye nakledildiği bildirildi.</p>

<p>Operasyonda kornea, sklera ve konjonktiva dokularının yanı sıra tıp dünyasında bir ilk gerçekleştirilerek retinanın merkezinde yer alan sarı nokta (makula) bölgesinin de başarılı bir şekilde transfer edildiği kaydedildi.</p>

<p>Bu nakil sayesinde iki görmeyen gözden çalışan tek bir göz elde edildiği belirtildi.</p>

<p><img alt="Tıp Tarihinde Bir Ilk! Yıllar Sonra Yeniden Görmeye Başladı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="488" src="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/tip-tarihinde-bir-ilk-yillar-sonra-yeniden-gormeye-basladi-2.webp" width="715" /></p>

<h3><strong>İLK SONUÇLAR UMUT VERİCİ</strong></h3>

<p>Profesör Reibaldi'nin, daha önce retinanın merkez bölgesinin nakledilmesinin mümkün olmadığını vurgulayarak ilk bulguların son derece cesaret verici olduğunu açıkladı.</p>

<p>Yıllar sonra gözlerini açan Elena'nın, oğlunun ve rehber köpeği Joe'nun yüzünü yeniden tanıyabildiği aktarıldı.</p>

<p>Rutin kontrollerin naklin başarısını ve sağ gözün kademeli olarak işlev kazandığını doğruladığı, iyileşme sürecinin yakından takip edildiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/tip-tarihinde-bir-ilk-yillar-sonra-yeniden-gormeye-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/tip-tarihinde-bir-ilk-yillar-sonra-yeniden-gormeye-basladi-1.webp" type="image/jpeg" length="53634"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençlerde bağırsak kanseri farklı seyrediyor]]></title>
      <link>https://kutahyaekspres.com/genclerde-bagirsak-kanseri-farkli-seyrediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kutahyaekspres.com/genclerde-bagirsak-kanseri-farkli-seyrediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya’da yapılan araştırma, 50 yaşından önce görülen bağırsak kanserlerinin tümör özellikleri ve sağkalım açısından farklılık gösterdiğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'da genç yetişkinlerde ileri evre bağırsak kanseri üzerine gerçekleştirilen en kapsamlı gerçek yaşam çalışmalarından biri, 50 yaşından önce ve sonra teşhis edilen kanserler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, bulguların genç yetişkinler için tedavilerin daha uygun şekilde belirlenmesine yardımcı olabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Flinders Üniversitesi ve Flinders Tıp Merkezi tarafından yürütülen ve prestijli <i>Medical Journal of Australia</i> dergisinde yayımlanan yeni çalışmada, kanseri yalnızca karaciğere yayılmış 1.691 Avustralyalının verileri incelendi. Araştırmada, genç ve daha ileri yaştaki hastalar arasında tümör biyolojisi, hastalığın özellikleri ve sağkalım sonuçları açısından farklılıklar bulundu.</p>

<p>Karaciğer, bağırsak kanserinin en sık yayıldığı organ olarak biliniyor ve hastalar ile doktorlar açısından en zorlu tedavi kararlarının verildiği bölgelerden biri olabiliyor. Araştırmacılar, hastalığın nasıl ilerlediğini ve sonuçları etkileyebilecek faktörleri daha iyi anlamak amacıyla 50 yaş ve altında teşhis konulan hastalarla 50 yaş üzerindeki hastaları karşılaştırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avustralya, erken yaşta başlayan bağırsak kanseri oranlarının yüksek olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Son yıllarda daha fazla genç yetişkinin bağırsak kanserine yakalandığı belirtilirken, bu kişilerin önemli bir bölümü hastalıkla kariyer kurma, çocuk yetiştirme ve gelecek planları yapma dönemlerinde karşı karşıya kalıyor.</p>

<h2><strong>GENÇ HASTALARDA TÜMÖR ÖZELLİKLERİ FARKLI</strong></h2>

<p>Flinders Tıp Merkezi HPB ve Karaciğer Nakli Birimi danışmanı ve Flinders Üniversitesi araştırmacısı Profesör Savio (George) Barreto, genç yetişkinlerde bağırsak kanserinin neden arttığının araştırmacılar ve klinisyenler açısından en önemli sorulardan biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Barreto, “Bu kanserlerin neden ortaya çıktığı ve yaşlı kişilerde teşhis edilen kanserlerden nasıl farklı olduğu konusunda hâlâ öğrenmemiz gereken çok şey var. Çalışmamız hastalığın daha net bir tablosunun oluşturulmasına yardımcı oluyor ve genç hastaların tedavi kararları verilirken dikkate alınması gereken farklı tümör özelliklerine sahip olabileceğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Araştırmada, genç hastaların kadın olma oranının daha yüksek olduğu belirlendi. Bu hastalarda bağırsak tümörlerinin daha çok sol tarafta bulunduğu ve bazı genetik mutasyonları taşıma olasılığının daha yüksek olduğu görüldü.</p>

<p>Kanseri karaciğere yayılan genç hastaların, ileri yaştaki hastalara kıyasla genel olarak daha uzun süre yaşadığı da araştırmanın sonuçları arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>BRAF VE KRAS MUTASYONLARINA DİKKAT ÇEKİLDİ</strong></h2>

<p>Araştırmacılar, BRAF ve KRAS olarak adlandırılan belirli genetik mutasyonların her iki yaş grubunda da daha kötü sonuçlarla ilişkili olduğunu belirledi.</p>

<p>Bu bulgunun, genetik testlerin hastalığın nasıl seyredeceğini anlamadaki öneminin giderek arttığını gösterdiği ifade edildi.</p>

<p>Profesör Barreto, tedavi planlanırken yalnızca hastanın yaşına odaklanılmaması gerektiğini belirterek, her kanserin kendine özgü özellikleri bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Barreto, “Bir tümörün biyolojisini ne kadar iyi anlarsak, tedaviyi hastaya göre uyarlama ve hastaya en fazla fayda sağlama ihtimali bulunan seçenekleri belirleme konusunda o kadar iyi konumda oluruz.” dedi.</p>

<h2><strong>KARACİĞER TÜMÖRLERİNİN AMELİYATLA ÇIKARILMASI</strong></h2>

<p>Çalışmada, karaciğerdeki tümörleri ameliyatla alınan ve ardından ilaç tedavisi uygulanan hastaların, diğer tedavi yöntemlerini alanlara kıyasla genel olarak daha iyi sonuçlara sahip olduğu belirlendi.</p>

<p>Bununla birlikte araştırmacılar, çalışmanın klinik bir deney olmadığına ve rutin sağlık hizmetlerinden elde edilen verilere dayandığına dikkat çekti. Bu nedenle belirli bir tedavinin doğrudan daha uzun sağkalıma neden olduğunu kesin olarak ortaya koymanın mümkün olmadığı belirtildi.</p>

<p>Profesör Barreto, tedavi kararlarının kişinin genel sağlık durumunun, kanserin yayılımının ve tümörün kendine özgü özelliklerinin birlikte değerlendirilmesiyle verilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>“Bu farklılıkların daha iyi anlaşılması, daha kişiselleştirilmiş sağlık hizmeti sunulması ve hastalar ile aileleri için sonuçların iyileştirilmesi yönünde önemli bir adımdır.” diyen Barreto, araştırmanın genç yetişkinlerde bağırsak kanseri vakalarındaki artışın nedenlerinin anlaşılmasına yönelik çalışmalara katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<p>Araştırmacılar, elde edilen sonuçların genç yetişkinlerde bağırsak kanserindeki artışın nedenlerini anlamaya yönelik devam eden çalışmalara katkı sunacağını ve gelecekteki araştırmalar ile tedavi stratejilerinin şekillendirilmesine yardımcı olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Profesör Barreto'nun yakın dönemde genç yaşta başlayan pankreas kanserleri, erken yaşta kanser teşhisi sonrasında hayatta kalan hastalar ve pankreas kanseri alanlarında da araştırmalar yayımladığı belirtildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kutahyaekspres.com/genclerde-bagirsak-kanseri-farkli-seyrediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kutahyaeksprescom.teimg.com/crop/1280x720/kutahyaekspres-com/uploads/2026/09/genclerde-bagirsak-kanseri-farkli-seyrediyor.webp" type="image/jpeg" length="34296"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
