Warning: mysqli_real_connect(): Headers and client library minor version mismatch. Headers:50651 Library:50562 in /home/drxtx4vbz8ha/public_html/wp-includes/class-wpdb.php on line 1775
TERZİ TAHSİN – Kütahya Ekspres Gazetesi
6 Aralık 2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya'nın gündemi dürüst haber kaynağı

Terzi sözcüğü Farsça bir sözcüktür. “Derzi” sözcüğüyle akrabadır. Elbise dikip biçen, hazır giysilerde pantolon paçalarını düzelten, hali vakti iyi olmayanların ceketlerini ters yüz eden, ceket kolları eskimesin diye ceket kollarına koruyucu diken, dar gelen pantolonları genişleten, pantolonlara fermuar ve kopça takan, yerinde pantolon ütüleyen, eskilerde giysilere yama yapan, bunları kendisine meslek edinen kimsedir. Terziler de çeşit çeşittir; Sosyete terzileri en yüksek para kazananlardır. Ünlülere giysi dikenler ise astronomik ücret alırlar. Normal bir terziden ne han olur ne hamam. Siz hiç Tavşanlı’da bir terziye ait iş yeri, apartman daireleri, market, acente, şirket vb. gördünüz mü? Terzilerin hemen hemen tamamı, istisnalar dışında, el emeği, göz nuru diktikleriyle geçimini sağlarlar ve de sağlamışlardır. Terziler helal kazanan kimselerdir. İğne ile kuyu kazarlar. İlik açarlar, düğme dikerler. Terzilerin eli ayağı, dikiş makineleridir. Zaman içinde ayaklı bu makineler, elektrikli hale dönüşmüştür. Her terzi dükkânında vazgeçilmezler vardır. Mezura, tahta metre, dikiş yüzüğü, iplik, iğne, toplu iğne, iğnedanlık, kumaş sabunu, elbise askısı, ütü telası, giysi modelleri içeren mecmualar, soyunma mahalli, bunlardandır. Benim gençliğimde hazır giyim yoktu. Takım elbiselerimizi terzilere diktirirdik. Terzi Yörük Arif, Terzi Kalfa(Cemil Sarıfedai),Terzi Gavur İbrahim, Terzi Necati, Terzi Enver, Terzi Cemal Nalçakan, Terzi Kirazların Emin, Terzi Kirazların Cemal, Terzi Hüseyin Yörük, Terzi Talat, Terzi İsmail, Terzi Halit, Terzi Yörük Mustafa, Terzi İkizler(Ahmet ve İsmail),Terzi Yörük Ahmet(aynı zamanda bayan terzisi), Terzi İsa Çakır, Terzi Abdullah Uygur, Terzi Halil Öğretmen, Terzi Nurullah, Terzi Cumhur, Terzi sosyetik Mehmet, Terzi Tarzan Ahmet, Terzi Mustafa Kavuncu, Terzi Mehmet Apaydın, Terzi Ramazan, Terzi Kadir Konur, Terzi Almanyalı Kadir, Terzi Selahattin, Terzi Süleyman, Terzi Karga Ahmet, Terzi Hint Fakiri Seyfettin, Terzi Sarı Mehmet Alp, Terzi Kamalı, Terzi Yıldırım, Terzi Hüsamettin Görgülü, Terzi Simit Ahmet, Terzi Celal Tayfur, Terzi Ali Usluer, Terzi Mustafa Akcan, Terzi Ekrem Zeyrek, Terzi Naci ve Terzi Vehbi( Tahriratçı Ahmet’in oğulları),Nafizlerin Terzi Hüsnü, Terzi Bılli Cemal, Terzi Paytar Mustafa, Terzi Kalemiş Selahattin, Terzi Fahri, Terzi Gemalmaz Ali Akalın, Terzi Bitim İbrahim (okul arkadaşım)Terzi Adnan Şentürk, Terzi Emetli Nurettin, Terzi İhsan Gülpınar, terzi Baba Ali, Terzi Cinni Ahmet, Terzi Bölük Kamil( Pişiren), Terzi Bölük Cemal( Pişiren),Terzi Celalettin, Terzi Küçük Hüseyin Kaynar(futbolcu) zaman içinde iğne ile kuyu kazan hemşerilerimizdir. Unuttuklarım mutlaka olmuştur. Sevgili kardeşim Ergun Ekiz, İhsan Tandoğan’dan bu konuda yardım aldım. Dağarcığımdakiler bu kadar. Yaygın bir söylemdir; bazılarına göre, terziler yalan söyleyen meslek grupları içinde ilk sıralardadır. Belki böyle söyleyerek terzilerin günahı alınır. Her meslek grubunda bana göre küçük yalanlar olmuştur. Her şey yolunda gitmemiştir. Terziler de bunlardandır. Adamlar ne yapsın ki? Herkes işinin istediği zaman eline geçmesini ister. Terzi kardeşlerim de gönül kırmamak için verdikleri sözü yerinde çeşitli nedenlerle aksatmış olabilirler Herkesin bir eşref zamanı her an olmayabilir. Netice itibariyle terziler de insandır. Dikiş dikmek öyle kolay bir şey olsaydı insanların çoğu terzi olurdu. Ki koca Tavşanlı tarihinde olsun olsun 100 terzi olsun. Ben yıllar öncesinde (sonraları gelinim nedeniyle akrabam oldu) merhum ağabeyim Moymullu Terzi Neşet Talay’ın terzi dükkânında boş zamanlarımda kendisine yardım ederdim. Ne yapardım? En azından diktiği ceketlerin teyellerini yolardım. Birkaç pantolonu da ütülediğim olmuştur. İlkokulda öğretmenlerimizden ilik açmasını ve düğme dikmesini öğrenmiştim. Eğer gerekirse ilik de açarım, düğme de dikerim. Tavşanlı dikeceği kişiyi görmeden ceket pantolon diken terziler de görmüştür. Örneğin, merhum Baba Ali ki birçoğumuz kendisini balık tutmadaki ustalığıyla tanırız, bunlardandı. Dükkânına çocuğuna ceket ve pantolon diktirmek için gelenlere o sırada dükkânın önünden geçen çocukları gösterir; “Bunlardan hangisi çocuğuna benziyor” diye sorar, olumlu yanıt alınca da işe koyulurmuş. Diktikleri de, üç aşağı beş yukarı denk gelirmiş. Giydiğim pantolonların en hasını sosyetik Mehmet dikmiştir. Kendisi bir zamanların modasıydı, İspanyol paça pantolon dikmenin ustasıydı. Daha sonra sağ olsun terzi Nurullah’a epeyce pantolon diktirmiştim. Yıllar içinde hep hazır pantolon aldım. Paçalarını düzelttirdim o kadar. Terzi Kuruçaylı İsmail Altunhan kiralık evimize yakındı. Merhum babamın, merhum hâkim eniştemin sıkça ziyaret ettikleri terzi dükkânıydı. Zaman içinde Moymullu Terzi Yörük Ahmet( Akyörük) ve ailesiyle beraber olduk. Ahbap gecelerinde sık sık bir araya gelirdik. Sonra aramıza merhum Sarı Tahsin ve eşi de katılmıştı.

Ben merhum Sarı Tahsin Eröz’ü çocukluğumdan beri tanırım. Bir anlamda çocukluk arkadaşımdır. Aynı yaştaydık. Merhum Babam, Simav Adliyesi’nde hâkimken 1946 yılında mesleğinden istifa ettikten sonra hep beraber Tavşanlı’ya gelmiştik. Merhum babam, Hemen ardından da Orman İşletmesi’nde kurum avukatı olarak göreve başlamıştı. O sırada merhum Sarı Tahsin’in merhum babası Mehmet Eröz de Orman İşletmesinde görevliymiş. Böylece merhum Mehmet Eröz’le de tanışmış olduk. Kader bu ikiliyi, yani merhum babamla merhum Mehmet Eröz’ü bir avukat yazıhanesinde bir araya getirdi. Bu yazıhane Tavşanlı tarihinde ilk serbest avukat yazıhanesidir. Nerede mi? Bir zamanların Rüştiye mektebi, sonra adliye, daha sonra belediye olarak hizmet veren, bugün müze olan tarihi ahşap yapının tam karşısında, merhum Yamrak Ali’nin dükkânının hemen bitişiğindeydi. Ben ve merhum arkadaşım Terzi Sarı Tahsin ile haftanın belirli günlerinde bu yazıhaneye gelir, kendimize göre temizlik yapardık. Gelen müşterilere çay ve kahve söylerdik. Gelene gidene ikram edilenleri bazen kendimiz alıp getirirdik. Hafta sonlarında da merhum babam benim ve arkadaşımın cebine harçlık koyardı. Gözümüz parlardı.

Merhum Sarı Tahsin Tavşanlı’da Terzilik mesleğinin duayenlerindendir. “Harç bitti yapı paydos” dedikten sonra. Beyaz Zambak Lokantası’nın altındaki terzi dükkânı da kapanmıştı. Bu dükkân çok kişiyi ağırlamıştır. Bazen dükkânın içi o kadar dolu olurdu ki, gelenler adeta kucak kucağa oturmak zorunda kalırlardı. Her meslek dalından insan bu dükkâna uğramadan edemezdi. Terzi dükkânında oturacak yer kalmadığında gelenlere sandalye, tabure verilir, kendileri, pasajın içindeki terzi dükkânının dışında ağırlanırlardı. Merhum Sarı Tahsin’in terzi dükkânı Tavşanlı’da yıllarca posta dağıtıcıları için de önemli bir adres olmuştur. Aranılan insanlar bu dükkândan sorulmuştur. Adresi bilinmeyen mektuplar buraya bırakılmıştır. Ben de bir vesileyle bu terzi dükkânına girip çıkmışımdır. Bazen merhum arkadaşım. “Bugün yemekler senden” derdi. Birlikte Beyaz Zambak’a çıkar cezamızı öderdik. Bu terzi dükkânının dili olsa da bir konuşsa, “Bu kadar mı olur?” dedirtir.

Merhum arkadaşım Sarı Tahsin’in vefat haberini değerli dostum, aynı zamanda Sarı Tahsin’in kadim dostu İhsan Tandoğan (Taktak Hoca)’dan öğrendim. Telefonda bana bu haberi verirken ağlıyordu. Beni de ağlattı. Kardeşimin toprağa verilişinde Tavşanlı’da olamadım. Artık, O’nu her sabah Yasin okurken anacağım. Ruhunu şad edeceğim. Bana göre Tavşanlı’da makaslar, dikiş iğneleri, ütüler, iğnedanlıklar, kumaşla, telalar da bir anlamda bir kez daha yetim kalmışlardır. Çünkü önce bir çırak, sonra bir kalfa daha sonra usta olan biri daha ebediyete göçmüştür. Bakın doğru söylüyorum; bir daha analar bir terzi Sarı Tahsin doğurmayacaktır. Öyleyse, sözün bittiği noktadayız. Üstelik, merhum Sarı Tahsin sosyal bir insandı. O’nun terzi dükkânında ne hükümetler kurulmuş, ne hükümetler yıkılmıştır. Kulakları çınlasın TBMM Başkanı, çeşitli bakanlıklarda bulunmuş, duayen milletvekilimiz Doç. Dr. Mustafa Kalemli bile Anap Dönemi’nde genel seçimlere giderken hoparlörlerden” Sarı Tahsin sen de duy” diye bağırmadı mıydı? Ülkemizde kişi başına içilen çay sayısında Türkiye nasıl dünya birincisi ise, merhum Sarı Tahsin’in terzi dükkânında içilen çay sayısı da bana göre Tavşanlı’da rekordur. Eğer bunların parasını merhum ödeseydi, çoktan iflas eder, iflasını ilan ederdi. Allah’tan erfene usulü var da böyle bir şey olmuyor. Mekânın Cennet olsun Sarı Tahsin. Aile bireylerine sabırlar diliyorum. Hani derler ya bir insan vefat ettiğinde insanların içinde 40 mum yanarmış. Bu mumların 39’u zaman içinde sönermiş ama biri asla sönmezmiş. Merhum ne zaman anılsa işte insanın içini yakan bu tek mum olurmuş.

“Tavşanlı’da hep erkek terziler mi var?” diyebilirsiniz. Hayır, bayanlar da var ve olmuştur da. Ama bu konuda yeterli bilgi sahibi değilim. Yazmam için yardım almam gerekir. Tek bildiğim merhum İsmail Karabuda’nın merhum eşleri Firdes Hanım (Ahmet Karabuda’nın annesi) ve Muammer Çapalar’ın eşi Filiz Hanım bayan terzisiydiler. Bu arada birçok adsız bayan terzimiz mutlaka vardır.