Warning: mysqli_real_connect(): Headers and client library minor version mismatch. Headers:50651 Library:50562 in /home/drxtx4vbz8ha/public_html/wp-includes/class-wpdb.php on line 1775
ŞENOL: “HEPİMİZ EŞİT OLANA DEK MÜCADELEMİZ SÜRECEK” – Kütahya Ekspres Gazetesi
29 Kasım 2022

Kütahya Ekspres Gazetesi

Kütahya'nın gündemi dürüst haber kaynağı

ŞENOL: “HEPİMİZ EŞİT OLANA DEK MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesinin 96. yıl dönümü nedeniyle bir basın açıklaması düzenleyen CHP Kütahya Kadın Kolları Başkanı Sevinç Şenol: “CHP olarak eşit, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olan bir Türkiye’yi yeniden hep birlikte inşa edeceğiz. Hepimiz eşit, hepimiz tok, hepimiz güvende, hepimiz özgür oluncaya dek mücadelemiz sürecek” dedi.

CHP Kadın Kolları kadının eşit yurttaşlık hakkına sahip olması yolunda atılan en büyük adım olan Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesinin 96. yıl dönümü nedeniyle 81 ilde 973 ilçede eş zamanlı olarak basın açıklaması düzenledi.

“SILA ŞENTÜRK’ÜN YASINI TUTUYORUZ” 

Kütahya’da açıklamayı yapan CHP Kadın Kolları Kütahya İl Başkanı Sevinç Şenol: “Ne yazık ki, böylesine önemli bir günde yine yastayız! 16 yaşında evlendirilmeye çalışılan ve nişanlısı tarafından katledilen Sıla Şentürk’ün yasını tutuyoruz. Katil Hüseyin Can Gökçek’in 10 ayrı suçtan sabıkası olduğu ortaya çıktı. 1 yıl önce Sıla’yı kaçırmaya çalıştığı yargıya taşınan bu caninin tutuklanması için 16 yaşındaki bir çocuğun katledilmesi mi gerekti? Şimdi ülkeyi yönetenler arka arkaya kınama mesajları yayınlıyor. Biz çocuk istismarının üzerine giderken ‘küçüğün rızasından bahseden’ siz değil miydiniz? Biz, istismar duruşmalarından adil bir karar çıkması için adliye salonlarında nöbet tutarken, ‘bir defadan bir şey çıkmaz’ diyen siz değil miydiniz? Biz, erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele ederken, tecavüzcüleri aklama yasasını (TCK 103) çıkarmaya çalışan siz değil miydiniz? Biz, kadınların ve çocukların yaşam hakkını savunurken, kadınların ve çocukların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi’ni bir gecede fesheden siz değil miydiniz? Artık yeter! İlk seçimlerden sonra kadınları ve çocukları değil; bu karanlık zihniyeti gömeceğiz” ifadelerine yer verdi.

“ERKEK VE KADIN YASA ÖNÜNDE EŞİTLENDİ”

96 yıl önce bugün, Türk Medeni Kanunu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildiğini aktaran Sevinç Şenol: “Başta ebedi liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, eşitlik ve demokrasi mücadelesinde bize güç katan tüm devrimcileri sevgi, saygı ve şükranla anıyoruz. Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesi, kadının insan hakları açısından dev bir adımdır. Bu yasa kadını ve erkeği yurttaşlık temelinde eşitlemiştir. Erkeğin çok eşliliği ve tek taraflı boşanmasına ilişkin düzenlemeler kaldırılmış, tek eşle evlilik esası getirilmiştir. Kadınlara boşanma, mahkemede tanıklık yapma, eşit miras, velayet hakkı ve malları üzerinde tasarruf yapma hakkı tanınmıştır” şeklinde konuştu.

“KADININ NAFAKA HAKKINA GÖZ DİKİLDİ”

Başkan Şenol, AK Parti hükümetinin kadın erkek eşitliğine inanmayan zihniyetinin her geçen gün kazanılmış hakları aşındırdığını kaydetti. 2017 yılında “müftülere resmi nikâh yetkisi” tanındı. Böylece laik hukukun simgesi olan Medeni Kanunu’muzla sağlanan hukuk birliği göz ardı edildi. 2021 yılında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir gece yarısı kararı ile kadının yaşam hakkını savunan İstanbul Sözleşmesi hukuksuz bir şekilde feshedildi. Şimdi de kadının nafaka hakkına göz dikildi” diye konuştu.

“BU TABLO TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİNİN BİR SONUCUDUR”

Boşanma sonrasında taraflara üç çeşit nafaka hakkı tanındığını kaydeden Başkan Şenol: “Tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakasıdır. Tedbir nafakası; boşanma davasının açıldığı günden başlayarak dava süresince gerekli görüldüğü hallerde verilen bir nafaka türüdür. Kadın Dayanışma Vakfı’nın ‘Yoksulluk Nafakası’ incelemelerine göre, dava sürerken müşterek çocuklar için talep edilen tedbir nafakası oranı sadece yüzde 44’tür. Eşler için talep edilen tedbir nafakası oranı ise yüzde 46’dır.  İştirak nafakası, çocuğun velayetini alan eşe, çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için ödenen nafakadır çünkü bu giderler anne ve babanın ortak sorumluluğudur. Müşterek çocuklar için talep edilen iştirak nafakasının oranı yüzde 61’dir.  Yoksulluk nafakası ise boşanma davasının bitip kesinleşmesinden sonra ödenen bir nafaka türüdür. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka bağlanır. Düzenlemede herhangi bir cinsiyet belirtilmemiştir. Daha çok kadının lehine olmasının nedeni, boşanma sonrasında yoksullaşan taraf daha çok kadınlardır. Bu tablo toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir sonucudur” dedi.

“ZORUNLU ARABULUCULUK” UYGULAMASI GETİRİLİYOR

Sevinç Şenol, Aile Hukuku’nda da “zorunlu arabuluculuk” uygulamasının getirilmeye çalışıldığını aktardı. Şenol: “Bu düzenleme hayata geçirilirse; kadınlar açısından yeni mağduriyetler yaratılacak. Örneğin, kadın şiddet uygulayan erkek ile aynı masada uzlaşmaya zorlanacak. AK Parti Hükümeti boşanmaları hızlandırarak, dava süresince yoksullaşan tarafa ve çocuğa bağlanan tedbir nafakasını da ortadan kaldırmayı planlıyor. Boşanma davası süresince aile konutunda kadın ve çocukların yaşamasına karar verilebiliyordu. Oysa getirmeye çalıştıkları yeni düzenlemede, kadın ve çocuklar birkaç ay içinde aile konutundan çıkarılabilecek. Zaten ödenmeyen nafakalar için ister öde, ister ödeme dönemi başlayacak” açıklamasında bulundu.

“TÜRKİYE’Yİ YENİDEN HEP BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

Şenol konuşmasını şöyle tamamladı: “Biz bu hakları büyük mücadeleler sonunda kazandık. Cumhuriyetimizi kadın erkek beraber kurduk. Cumhuriyet Halk Partisi olarak diyoruz ki; eşit, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olan bir Türkiye’yi yeniden hep birlikte inşa edeceğiz. Aydınlık bir gelecek tasarısıyla kurulan Cumhuriyetimizin karartılmasına asla izin vermeyeceğiz. Tüm kadınları ve eşitlikçi erkekleri Medeni Kanunumuza sahip çıkmaya davet ediyoruz. Bugün bizimle dayanışma içerisinde olan kadın platformlarını, dernekleri, duygu ve düşüncelerimizi paylaşan,  çoğaltan herkesi selamlıyoruz. Hepimiz eşit, hepimiz tok, hepimiz güvende, hepimiz özgür oluncaya dek mücadelemiz sürecek!”