Anasayfa / GÜNDEM / MUAMMER OYTAN, KİTAPLARINI ÜCRETSİZ DAĞITIYOR

MUAMMER OYTAN, KİTAPLARINI ÜCRETSİZ DAĞITIYOR

İslam dininin temelini ve Kuranı Kerimi anlatan eserlerini bastırarak Türkiye’nin her noktasına ulaştırmaya çalışan Doç. Dr. Muammer Oytan’ın 2 yeni eseri Kütahya’da ücretsiz olarak dağıtılmaya başlandı. Ekspres Gazetesi olarak biz de abonelerimize Ramazan hizmeti kapsamında Prof. Dr. Muammer Oytan’ın,  “İslam Din ve Ahlakının Özünü ve Esasını Teşkil Eden Açıklamalar” ile Yeni İlahi Aşk Şiirlerim” kitaplarından ücretsiz vereceğiz

Gazetemizdeki yazılarıyla Ramazan ayı boyunca okuyucularımızla buluşacak olan Doç. Dr. Muammer Oytan, “İslam Din ve Ahlakının Özünü ve Esasını Teşkil Eden Açıklamalar” ve Yeni İlahi Aşk Şiirlerim” isimli kitaplarını da ücretsiz olarak halka ulaştırıyor. Yazdığı kitaplarla İslam’ın değerlerini anlatmayı amaç edinen Oytan, gazetemize çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Yazı dizisi şeklinde birkaç gün boyunca yayımlayacağımız Doç. Dr. Muammer Oytan ile gerçekleştirdiğimiz röportaj ise şu şekilde:

-KISACA HAYAT HİKAYENİZİ ANLATIR MISINIZ?

20. Nisan 1937 tarihinde Eskişehir’in Seyitgâzi İlçesinin Kırka Nahiyesine bağlı Akin Köyünde doğdum. Esasen, Soyumuzun çok uzaklardan göç ederek geldiği düşünülmektedir. Yapılan soyağacı araştırmasına göre 3 göbek ilerisi olan büyük dedem İbrahim Hoca’nın (imam), ailesi ile beraber Kafkasların Osetya bölgesinden göç ederek Türkiye’ye gelip, Eskişehir’in yakın bir merkez köyüne yerleşip hoca olarak çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. İbrahim Hoca’nın, 1547 yılından 1900 yılına kadar, Rusya ile komşu ülkeleri arasında 400 sene devam eden nizamî ve çete savaşları yüzünden dalgalar halindeki 1.400.000 kişiyi bulan göçlerin 1877’de yapılan 500.000 kişilik grup ile Türkiye’ye göç etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Babam Molla İ. Sabit Oytan da, büyük dedem, dedem ve amcalarım gibi köy hocası olarak hayatını kazanmıştır. Babam İbrahim Sabit Hoca’nın 3 oğlan, 4 kız yedi çocuğu vardır: Ben, diğerleri o tarihlerde evlenip iyi-kötü hayatlarını kurmuş olan 7 kardeşin en küçüğü idim. 1950 yılında ilkokulu bitirdikten sonra, 1956 yılına kadar okuma arayışı içinde, tam beş sene köyde kaldım. Yaşlı ana-babamın yanında, köy yaşamının tüm yükü çocukluk omuzlarımın üzerinde, çobanlık ve çiftçilik yaptım. Çaresizliği aşıp yolunu açamayan âciz bir çocuğun yüreğindeki okuma aşkının verdiği hezeyan ve yankı yüzünden, ağlayıp sızlayarak geçen beş yıl! Çocukluk göz yaşlarımı, daha o senelerde hatîm ettiğim Kur’ân sayfalarına akıtarak geçen beş yıl! Nasırlı-çocuk ellerimi semayı kucaklayacakmış gibi açarak, boynumu bükerek, çocukluk yüreğimden gelen dilek ve duaları tekrarlayarak geçen beş yıl! İmam Babamın müezzini gibi caminin yıkık bahçe duvarına çıkarak sabah ezanını okuduktan sonra, gecenin sessizliğinde ellerimi taa göğe uzatarak seher vakti habibi hürmetine beni bu ücra köyde unutma, elimden tut Yâ Rabbîm!”diye haykırırken çocukluk boğazıma gelip oturan düğümle, bugün maziyi hatırladıkça, seksenli yaşımın şükreden duygusallığında, yorgun boğazımı tıkayan düğüm aynıdır! Keza, o anda çocukluk mahzun gözlerimden akan seher vakti yaşları ile, bugün o anları hatırladıkça ve Hak Tealâ’nın himmetine şükrettikçe yorgun-sulu gözlerimden akmasını önleyemediğim yaşlar aynıdır! Kâbe’nin kapısı ile Hacerül Esved arasındakiMültezem”in” karşısında şükrederken akan yaşlar aynıdır!  Yürekten inancımdır ki, “Bana dua edin, duanıza cevap vereyim!” (Mü’min,40/60) buyuranCenab-ı Allah’ın, darda kalan kulunun samimi ve içten yakarışlarını duymaması ve kabul etmemesi söz konusu değildir.! 1955 yılında Seyitgazi İlçesinde ortaokul açılmış ve ilkokul öğretmeni olan Mustafa Ağabeyim de köyden İlçeye tayin olmuştu. O sene, birinci sömestri sonunda Abimin yanına gidip ortaokulda okumaya başladım. Birinci kanaat döneminde hiç ders görmediğim halde ikinci sömestrde iftihara geçtiğim için öğretmenlerim beni “parasız yatılı sınavına” soktular; kazanınca ortaokulu ve liseyi Kütahya’da okudum.  Ortaokulu ve Liseyi birincilikle bitirdikten sonra Siyasal Bilgiler Fakültesinin sınavını kazandım; Orayı da Devletten burs alarak okudum ve birincilikle bitirdim. Sonra İstanbul Hukuk Fakültesinin muadelet sınavlarını vererek diplomasını aldım. Ardından Fransa’nın Nancy Şehrindeki Avrupa Üniversite Merkezini (Centre Européen Universitaire de Nancy) bitirdim. Daha sonra Paris’e gittim, Uluslararası Kamu Yönetimi Enstitüsünü (İnstitüt İnternational d’Administratione Publique) bitirdim ve Paris’te, meşhur Sorbonne Üniversitesinde idare hukuku doktorası yaptım. Nihayet İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde idare hukuku doçenti oldum. Kamu hizmetlerime gelince; Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olur olmaz kaymakam olarak çalışmaya başladım. Eskişehir/Sarıcakaya ilçesinde 7 ay kadar kaymakamlık yaptıktan sonra Danıştay’ın sınavını kazanıp yargıçlığa geçtim: 8 Sene Danıştay tetkik hâkimliği,12 sene Anayasa Mahkemesi tetkik hâkimliği, 5 sene Başbakanlıkta genel müdürlük ve müsteşar yardımcılığı, 10 sene Danıştay Üyeliği ve Daire Başkan vekilliği, 4 sene Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Üyeliği yaptım. Başbakanlıkta, önce Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürü, sonra da Müsteşar Yardımcısı olarak, kanunları, tüzükleri, K.H.K.leri ve Bakanlar Kurulu yönetmeliklerini “ayıklamak, tek metin halinde derlemek, yürürlükte veya mülga olanlarını tespit etmek, çağı geçip uygulanma imkânı kalmamış olanları TBMM’den geçirip yürürlükten kaldırmak”  ve böylece 13.000 (On üç bin) kanunu 700’e (Yedi yüz) indirip, föyvolant biçiminde 7 cilt halinde yayınlamak ve bilgisayara yüklemek şeklinde özetlenebilecek hukuk reformunu gerçekleştirmek amacıyla oluşturduğumuz 30 kişilik Hukuk Reformu Komisyonunun başında bulundum. Bu hukuk reformunu tamamladıktan sonra Cumhurbaşkanı ÖZAL tarafından Danıştay üyeliğine, bir süre sonra da HSYK üyeliğine seçildim. 20 Nisan 2002 Tarihinde yaş haddinden emekli oldum. Emekli olduktan sonra 2010 senesi başına kadar, bir taraftan sadece Yargıtay’a ve Danıştay’a temyiz davası alarak serbest avukatlık, bir taraftan da Sabancı Holdinge bağlı Enerjisa A.Ş’de ve Aksa Holding’te hukuk danışmanlığı yaptım…Yayınlanmış, 30 civarında mesleki konularda araştırma ve eserim vardır.

Emekli olduktan sonra bir defa Hacca, 5 defa da umreye gitmeyi nasip etti Cenab-ı Allah!.

-DİN VE AHLAK KONUSUNDAKİ YAYINLANMIŞ ÇALIŞMALARINIZ NELERDİR?

Din ve ahlâk konusunda yazıp ücretsiz olarak, halkıma dağıttığım kitaplarım şunlardır:

1-GönüldenAkan İlâhî Aşk Nağmeleri.

2-Gönülden Akan İlâhî Aşk Nağmeleri-2 ve Kur’an Ahlâkı.

3-Gönülden Akan İlâhî aşk Nağmeleri ve Kur’an Ahlâkı: (İnsan-ı Kâmil Olmak İçin Kur’an Ayetlerine Göre Gerekli Olan Davranışlar).

4-Gönülden Akan İlâhî Aşk Nağmeleri ve Kur’an Ahlâkı. ( Türkiye Diyanet Vakfı Basımı).

5-Kur’an Ayetleri Işığında İnanç ve Ahlâk Esasları.

6-Kur’an ve Hadis Işığında Din ve Ahlâk Kuralları.

7-Kur’an ve Hadise Göre Doğru İman, Güzel Ahlâk esasları.

8- Kur’an Ayetleri Eşliğinde İlâhî Aşk Şiirleri.

9- Kur’an Ayetleri Eşliğinde Genişletilmiş Divan-ı İlahî Aşk. (Türkiye Diyanet Vakfı Matbaası tarafından basılıp, tüm geliri Vakfa ait olmak üzere Vakfın İllerdeki satış bürolarında satışa sunulmuştur.)

10-Kur’an Ayetleri Eşliğinde Aşkın Sesi İlahiler ve Kıtalar.

11- Kur’an’dan Gönüle Aşk Nefesleri.

12- Kur’an Ayetleri Eşliğinde Divan-ı İlahî Aşk. (4.cü baskı)

13- Kur’an ve Hadise Göre Doğru İman, Güzel Ahlak esasları (Genişletilmiş 4. Baskı)

14- Yeni İlahî aşk Şiirlerim.

15- İslâm din ve Ahlâkının Özünü ve Esasını Teşkil Eden Açıklamalar.

-KİTAPLARINIZI NEDEN ÜCRETSİZ OLARAK DAĞITIYORSUNUZ?

Yukarıda kısmen değindiğim üzere bir mü’minin nihai amacı Cenab-ı Allah’ın rızasına mazhar olabilmektir. İslâmı kabul eden ilk 5.ci kişi olan büyük sahabî Ebuzer el Gıfarî: “İnsana en çok yaraşan şey, Allah’ın ve Resûl’ünün hoşnutluğudur!” diyor! İnsan, istekleri-arzuları-hırsları bitip tükenmek bilmeyen kendi nefsine boyun eğmek için değil, sadece Allah Tealâ’ya kulluk etmek için yaratılmıştır! O halde, İnsanoğlunun, yaratılış amacı itibariyle, hayatta tek amacı, Cenab-ı Allah’ın rızasını almak; Allah’ın rızasına mazhar olabilmek olmalıdır! Temel amaç, ana gaye, ilk ve son dilek budur! Gerek Kur’ân-ı Kerim’deki, gerekse hadis-i şeriflerdeki buyruklar, emirler, tavsiyeler, telkinler, hükümler bu nihaî amaca yöneliktir. Allah rızasını kazanmanın en kestirme yolu, hay ata bütünü ile O’nun istediği biçimi vermektir. Bunun teknik talimnamesi ise Kur’ân ve sünnettir.Kur’ân ve sünnete göre Allah rızasını almanın bazı yollarını şöylece sıralayabiliriz. Her durumda Allah ile iletişim ve ilişkisini sürdürmek,  İbadet ve kulluk etmek, Dua etmek, Zikretmek, İnfak etmek, İyiliği emredip, kötülüğü menetmek, Salih ameller işlemek, Adaleti doğru tecelli ettirmek, Bizim kitaplarımızın içeriğini de bu konular teşkil etmektedir. Cenab-ı Allah’ın rızasına mazhar olmayı amaçlayan bir kişinin maddi kazanç elde etmek gibi bir amacı olmaz. Ayrıca esasen, din ve ahlak konularında yapılan çalışmalardan; yazılan kitaplardan veya makalelerden ücret talep etmek doğru değildir. Genel olarak Kur’anı Kerim’in okunması, öğretilmesi ücret karşılığında yapılamaz. Bizim kitaplarımızın da ana konusunu Kur’an’ ın açıklanması, ayetlerine dayanarak yapılan izahatlar teşkil etmektedir. Baştan beri hiçbir zaman maddi gelir temin etmeyi düşünmedim.”

Röportajın devamı gazetemizin diğer sayılarında yer alacak.

Bu habere de bakabilirsiniz

YÜZLERİ GÜLDÜRMEYE DEVAM

Türk Kızılay Kütahya Şubesi Kadın Kolları yönetim kurulu üyeleri, mahallelerdeki 65 yaş ve üzerindeki yaşlılara …