Anasayfa / EKONOMİ / “BİTTİK, TÜKENDİK”

“BİTTİK, TÜKENDİK”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca geçtiğimiz haftalarda kabine toplantısı sonrası Mart ayından itibaren kademeli olarak “yeni normalleşme süreci”ne geçileceğini ve 1 Mart 2021 itibarıyla belirlenen kriterler çerçevesinde başlayacağını duyurmuştu. 1 Mart tarihinde gerçekleştirilen kabine toplantısı sırasında ise gazetemizi hazırladığımız için, Kütahya’da vaka sayılarındaki artış nedeniyle normalleşmenin ne yönde olacağı merak ediliyor. Pandemi sürecinin başından beri işleri ciddi şekilde sıkıntıda olan esnaflar artık çözüm beklediğini ifade ediyor. Bu sürede bazı işletmeler kapısına kilit vururken, dükkânını açan işletmeler birçok günü siftah yapmadan kapatmaya devam ediyor. Biz de Ekspres Gazetesi olarak Kütahya’daki esnafları ziyaret ederek sorun ve taleplerini dinledik.

Tüm dünyada etkili olmaya devam eden pandemi, hemen hemen her kesimi derinden etkiledi ancak küçük esnaf daha da zor anlar yaşadı. Zorunlu olarak kapatılan ve açılsa da eski müşterisine kavuşamayan esnaf, ayakta durmaya çalışıyor. 1 Mart tarihinde gerçekleştirilen Kabine Toplantısının ardından kademeli normalleşmenin başlayacağı belirtilen açıklamalar sırasında gazetemizi hazırladığımız için Kütahya’da hangi alanda kısıtlamaların esnetileceği ya da önlemlerin artırılacağı merak konusu oldu.  

MEHMET SOĞUCAKLI: “MAĞDUR OLAN İNSAN SAYISI ÇOK FAZLA”

Geçtiğimiz günlerde Kütahya Ekspres Gazetesi olarak esnafların beklentilerini ve çözüm önerilerini dinledik. Antepli Mehmet Lokanta sahibi Mehmet Soğucaklı yaptığı açıklamada, “Beni Kütahya’da herkes Antepli Mehmet olarak tanır. 33 yıldan beri esnaf işletmeciliği yapıyorum. Pandemi döneminden en çok etkilenen meslek gruplarından biriyiz. Bunu herkes biliyor. İsterdik ki farklı önlemler çerçevesinde, otobüste, metroda, toplantı salonlarında olduğu gibi kontrol çerçevesinde biz de açık kakalım. Burada az insan çalışmıyor. Mağdur olan insan sayısı çok fazla.

“LOKANTACILAR, CAFECİLER, BİZİM SEKTÖRDEKİ İNSANLAR İÇİN OLUMLU YAKLAŞMALARINI İSTERİZ”

1 Mart’tan itibaren açıklanana göre ilin durumuna göre açılım olacakmış. lokantacılar, cafeciler olsun bizim meslek sektöründeki insanlar için, kanunlar çerçevesinde olumlu yaklaşmalarını isteriz. Çünkü biz çok mağdur olduk. Bizim kiralarımız, sigortalarımız, her türlü giderlerimiz sabit. Pazara, AVM’ye, toplantı salonlarına, camilere HES koduyla girebiliyorsun,  lokantaya gelince bu virüs sadece bulaşıcı oluyor. Bize de önceki yaptıkları gibi; 6 kişilik masaya 3 kişi alabilirsiniz diyebilirler. Cumartesi, Pazar sokağa çıkma yasağı var deniliyor. Biz evimizden çıkmıyoruz ama Cuma gününden herkes alışverişini yapıyor. Cumartesi, Pazar günü elinde bir poşet ekmek almaya çıktım, tavuk almaya çıktım diye çıkıyorlar. Şahsi görüşüm, eğer hafta sonu sokağa çıkma yasağı olacaksa isterim ki petroller, eczaneler buna benzer acil durumlar dışında başka bir yer açılmasın. İnsanlar o zaman hiç çıkmasın. Burada mağdur olan kesim daha çok.

“HAFİFLETİCİ KISITLAMALAR OLABİLİR”

Kütahya bu konuda hiç dikkatli davranmıyor. Sevgi Yoluna çıkıyorsunuz, markete, pazara gidiyorsunuz, normal günden hiçbir fark yok. Sosyal mesafe yok, yan yana yürüyorlar. Bunun göz önünde bulundurulup, eğer açılacaksa Cumartesi, Pazar’ı da açalım, herkes çıksın, nasıl olsa dışardalar. Hafifletici kısıtlamalar olabilir. Akşam sokağa çıkma yasağı 11’e alındığında saat 10’a kadar herkes işlerini halleder. Cumartesi günü burada pazar var, kimse gelemiyor. Terk edilmiş bölge gibi olduk. Bizim Asım Gündüz Caddesi, Lise Caddesi, diğer bölgelere baktığınız zaman daha mağdur oldu. Eskiden yabancılar geliyordu. Kütahya’nın yöresel meyvesini sebzesini alıyordu, bizden yemek yiyordu, biz de esnaftan alışveriş yapıyorduk.

“EN BÜYÜK SIKINTI İKİ SENE ÖNCE BAŞLADI, VAZO’DAN YUKARIYI TERS YÖNE ÇEVİRDİLER”

En büyük sıkıntı iki sene önce başladı. İl trafik komisyonu Vazo’dan yukarıyı ters yöne çevirdi. Kütahya’nın zaten bir geliri yok, biz yabancının eline bakıyoruz. Asker geliyor, ailesiyle Döner Gazino’ya çıkıp çay içecek, oraya giderken otoparkta duracak, Ulu Camii’yi gezecek, müzeyi gezecek, esnaftan çay, kahve içecek, yemek yiyecek. Yukarıdan sel gibi esnafa akacak. Bunu da kapattılar, açmıyorlar. Kütahya, kaderine terk edilmiş, sahipsiz bir şehir. Büyüklerimizin empati kurup bizi düşünmeleri gerekiyor.

“KÜTAHYA CEZALANDIRILMIŞ BİR ŞEHİR GİBİ OLDU”

Buradaki esnafın dükkan kiraları yüksek, herkes mağdur oluyor. Nasıl hafifletici sebepler getirebiliriz. Biz mağdur olan kesimiz, sesimiz de duyulmuyor, gücümüz de yok. Çok zor durumdayız. İl Hıfzıssıhha Kurulundan, Belediyemizden yardımlarını bekliyoruz. Eskişehir’den gelen bir yabancı vazonun oraya geliyor, döndüğü gibi Afyon’a gidiyor. Bu yol açılsın, tersine döndün istiyoruz. Yabancı geldiği zaman Asım Gündüz’den çıksın. Önceden bütün esnafın yüzü gülüyordu. Bir yabancı geldiği zaman Ulu Camii’yi soruyor, tarif edemiyoruz, Menderes Caddesine gir, göbekten dön, levhaları izle… Kütahya bu konuda gerçekten zor durumda ama kimsenin umurunda değil. Biz bunu iki seneden beri söylüyoruz. Ben kendi yağımda kavrulan bir esnafım ama Asım Gündüz Caddesinin hepsi yabancıya bakıyor. Kütahya cezalandırılmış bir şehir gibi oldu.

“73 GÜN KAPALI KALDIK, YARAMIZI SARAMADIK”

Eğer Cumartesi Pazar sokağa çıkılıyorsa herkes çıksın. Kapatılacaksa acil durumlar dışında her yer kapatılsın. İki günün ceremesini bir her gün ödüyoruz. Buna bir çözüm bulunmasını istiyoruz. Daha önce 19 Mart’ta dükkanını ilk kapatanlardan biriydik. 73 gün kapalı kaldık, yaramızı saramadık. Biz günlük geçinen insanlarız. Mağdur olan kesim biziz. Cafelerde açılsın, biz de açılalım, saat sınırlaması getirilsin. Devredilen dükkan, kiralık dükkan her yerde bunları görüyoruz. Bizim bir tek sahibimiz Allah kaldı.

“HERKES EKMEĞİ İÇİN KONUŞUYOR, CANI YANDIĞI İÇİN KONUŞUYOR”

İnsanlarda psikolojik bir çöküntü var. Cafeyi, lokantayı, kıraathaneyi, bizi bulaşıcı hastalık olarak gösteriyorlar. Bu virüs; metrobüste, camide, Pazar yerinde, Cumhuriyet Caddesi’nde, AVM’de, mağazalarda, hiçbir yerde bulaşmıyor, bir tek buralarda mı bulaşıyor. Mağdur olan kesim çok. Bu insanların hiçbiri sesini yükseltemiyor. Herkes ekmeği için konuşuyor, canı yandığı için konuşuyor. Bu konuya biraz daha sağ duyulu yaklaşmalarını büyüklerimizden rica ediyoruz.” Diye konuştu.

KİTAPÇI ESNAF: “CİDDİ GÜÇLÜKLER ÇEKİYORUZ”

Kitapçı esnaf, “Artık 1 Mart’tan sonrası için de çok bir beklentimiz yok çünkü üniversite öğrencileri gelmeyecek. Bu gerçekten esnafa ciddi bir yük oldu. Biz kitap cafeydik, cafe kısmımızı mecburen kapattık, yaklaşık 3 ay kadar kapalı kaldık. Masraflarımız giderlerimiz durmuyor, gelirimiz tamamen düştü. Öğrencilerin gelmesini bekliyoruz. Kitap birebir öğrenciye odaklı, cafeler zaten öyleydi. Gerçekten esnaf olarak ciddi güçlükler çekiyoruz.

“ÖĞRENCİNİN BİR AN ÖNCE ŞEHRİMİZE GELMESİNİ İSTİYORUZ”

Öğrencinin bir an önce artık şehrimize gelmesini istiyoruz. Sadece ben değil, öğrenciyle direkt ilgili olmayan esnaflar da bu durumdan etkileniyor. Kütahya’nın esnafı zaten Yüzde 90 öğrenciye endeksli. İnşallah bir an önce bu süreç biter, sağlıklı bir şekilde eski, güzel günlere döneriz.” Dedi.

FOTOĞRAFÇI ESNAF: “BİTMEK ÜZEREYİZ DEĞİL, BİTTİK, TÜKENDİK”

Fotoğrafçı Esnaf, “Bizim mesleğimiz fotoğraf ve düğün üzerine. 13 aydan beri yasaklı olan nadir birkaç sektörden birisi. 13 aydır üniversiteler kapalı. Mezuniyet, balo, kepli fotoğraflar çekemiyoruz. Yurt dışına çıkan yok, biyometrik fotoğraf çekemiyoruz, düğüler hala yok, düğün fotoğrafı çekemiyoruz. Biz fotoğrafçıyız, başka bir meslek dalımız yok. Bunları yapamayınca hiçbir iş yapamamış oluyoruz. Kimsenin fotoğraf bastırdığı da yok. Biz maddi olarak bitmek üzereyiz değil, bittik, tükendik.

“MÜJDELİ HABER YOK, DESTEK YOK”

Bankalarla, toptancılarımızla ilişkilerimiz eksi yönde. Herhangi bir müjdeli haber yok, destek yok, o yüzden çok büyük bir sıkıntı içerisindeyiz. Bu bir hastalık, hastalığı biz çıkartmadık. Tamam, belirli bir süreç var, neyin ne zaman açılacağıyla ilgili belirli  bir oran vardır ama en azından nüfus cüzdanlarının süresiz bir şekilde olması nedeniyle hiç kimse nüfus cüzdanlarını değiştirmiyor, fotoğraf çektirmiyor. En azından 2021 yılı Aralık 31 son, herkes nüfus cüzdanlarını değiştirecek gibi bir şey olduğu zaman hiç olmazsa biyometrik fotoğraf çekimi konusunda muazzam bir hareketlilik olur, hiç olmazsa 3-5 kuruş para kazanırız, dükkanın çarkını döndürürüz, bilmem kaç aylık kira borçlarımızı öderiz diye görüşmeler yaptık. İnşallah gerekli yerlere ulaşır.

“HAZİRAN’I BIRAKIN MART’I GÖRECEK GÜCÜM YOK”

Bizim vaka oranımız gayet yüksek, yüksek olduğu için Kütahya’da normalleşme sürecine ilk geçen illerden olacağımıza inanmıyorum. Belki Nisan, Mayıs olabilir ama bu dönemde düğün olmaz. Bizim işlerimiz Haziran’a kalıyor. Benim Haziran’ı bırakın Mart’ı görecek gücüm yok. Bu şekilde büyük sıkıntılarımız var.” Dedi.

HİLAL ARISOY: “HERKES BİRBİRİNİ ETKİLİYOR”

Ekler Evi Pastanesi sahibinin eşi Hilal Arısoy, “Gerçekten kendi açımdan düşünmüyorum ama Türkiye genelinde bütün esnaflar, zor durumda. Hatta sadece esnaflar da değil herkes maddi, manevi sıkıntıda. Herkes birbirini etkiliyor; sanayi olsun, fabrikalar olsun, işçisi olsun herkes mağdur durumda. Her şeyin yola girmesini istiyorum. 1 Mart’tan itibaren de hemen açılacağını ya da bir faydası olacağını düşünmüyorum. Eğitim döneminin de yarısı geçti, biraz daha erteleniyor. Yapıcı hiçbir şey de olmadığını düşünüyorum, herkes sıkıntıda.

“HERKESİN YÜZÜ GÜLSÜN Kİ HERKESİN BİRBİRİNE FAYDASI OLSUN”

İsteğimiz şu; herkesin yüzü gülsün ki herkesin birbirine faydası olsun. Sadece esnaf olarak da değil, herkes birbirinden etkileniyor. Bir an önce sağlık diliyorum. Satışlarımızda da çok düşüş var. Tamamen kapalı yerlere göre de çok şükür diyoruz. Şu anda elemanı bile çıkarmak zorunda kaldık, eşimle dönüşümlü çalışıyoruz. Beraber çabalamak zorundayız. Kadınlar da bu süreçte çalışmak zorunda kalıyor, ihtiyaçlar da bitmiyor. Market, Pazar her şey etkilendi. Aynı anda zamlarda yapılıyor, herkes için çok zor bir süreç. Sadece bir esnaf değil, herkes birbirine bağlı. Okullar açılsa öğrenciden dolayı bir hareketlilik olur. Hareket olursa hepsi birbirini etkileyecek. Allah herkesin yardımcısı olsun.” Diye konuştu.

ÇİÇEKÇİ ESNAF: “HER YER AÇILSIN, HERKES SOSYAL HAYATINA MASKELİ, MESAFELİ DEVAM ETSİN”

Çiçekçi Esnaf, “1 Mart’tan itibaren artık her yer açılsın, insanlar sosyal hayatına dönsün istiyoruz. Dünya Sağlık Örgütü pandeminin 2022 sonunda anca biteceğini söylüyor. Bitmeyecekse aşı da yapılıyor, her taraf açılsın, herkes sosyal hayatına maskeli, mesafeli devam etsin. Çoğu profesör de 10 sene sürebileceğini söylüyor. En azından hayatı kısıtlamasınlar. Bütün esnaf gibi biz de çok etkilendik. Gıda sektörü bile kan ağlıyor, bizim en azından çiçekçilik vazgeçilebilir bir şey. Pandemi sürecinde gıda sektörüne gelen zamlar bize de yansıdı. Yüzde 30-40 gibi bir oranda bütün ürünlerimize zam geldi ama biz zam yapamıyoruz. Çünkü millet zaten pahalı diyor ve almadan çıkıyor. Biz eski fiyattan satmaya çalışıyoruz. Nasıl ayakta duruyoruz? Tamamen dükkan sahiplerinin ve toptancıların insiyatifiyle ayakta kalmaya çalışıyoruz.” Dedi.

İBRAHİM ERGÜLER: “ESNAFIN ÇOK ZOR DURUMDA OLDUĞUNUN BİLİNMESİ GEREKİYOR”

Şamdan Lokantası yetkililerinden İbrahim Ergüler, “Pandemi dönemi boyunca paket servisiyle çalıştık. Paket müşterisi normal servis müşterisi gibi olmuyor. Paket olunca elemanlarımızla ilgili sıkıntılar yaşadık, fazla elemanlar oldu, izin kullandırdık. Bu süreç çok uzun sürdüğü için çok büyük sıkıntılar yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz. Biz dükkan olarak pakete daha önce çok fazla alışık değildik. 1 Mart’tan itibaren gelişen durumlara göre açılmaya başladığında servise hazırız, her şeyimiz tamam. Bir an önce açılmasını temenni ediyoruz. HES koduyla giriş yapılabilir, çeşitli formüller denenebilir. Artık esnafın çok zor durumda olduğu bilinmesi gerekiyor. Kiralar, eleman masrafları, diğer elektrik, doğal gaz, su gibi çeşitli masrafları karşılamakta zorlanıyoruz.

“UMARIM ÖNCE ESNAFA ESNEMEYLE BAŞLAR”

1 Mart’tan itibaren de kademeli olarak geçiş yapılacak diyorlar, belki sokağa çıkma yasaklarını kaldıracaklar, daha sonra ilerleyen zamanda esnafa yönelik bir esneme mi yapacaklar. Umarım önce esnafa esnemeyle başlar daha sonra diğerleri gelir. Çünkü burada en büyük sıkıntıyı esnaf çekiyor.

“ESNAFIN FAZLA DAYANACAK GÜCÜ KALMADI”

Vatandaşlar da zorlandı. Dışarıdan gelen müşterilerimiz oluyor, şehir dışından gelmişler, evleri yok, kaldıkları bir yer yok, günü birlik gelip gidecekler ama karınlarını doyurmaları gerekiyor. Oturup yemek yiyecekleri bir yer yok. Hava şartlarından dolayı dışarıda, parkta da yiyemezler. Biz bunun sıkıntısını çok yaşadık. Vatandaş geliyor arkada yiyelim diye ısrar ediyorlar, biz de veremiyoruz ama onlar da haklı. Vatandaş sıkıntı çekiyor, aynı sıkıntıyı esnaf da çekiyor. Artık esnafın fazla dayanacak gücü kalmadı. İnşallah bir an önce düzelir diye umut ediyoruz.

“ZİNCİRLEME GİDİYOR, ÖĞRENCİSİ HALKI HERKES BİRBİRİNE BAĞLI”

Bu iş zincirleme gidiyor, öğrencisi halkı herkes birbirine bağlı. Öğrenci olmadığı için bir çiçekçi çiçek satamıyor, o çiçek satamadığı için gelip benden yemek yiyemiyor, herkes halka olarak birbirinden etkileniyor. Bu durum tabiki sadece cafe ve restoranları etkilemedi, diğer esnafı da etkiledi. Restoranda çalışan biri telefon değiştirecek, telefon alamıyor çünkü para kazanamıyor. Telefoncu açık ama iş yok, hepsi birbiriyle zincir şeklinde etkileniyor. Bu dönemde en büyük sıkıntıyı esnaf çekti. En kısa zamanda normalleşme sürecine dönülmesi lazım, farklı önlemler alınarak esnafın nefes alması gerekiyor.” Dedi.

ENGİN ÇALIŞIR: “İNTERNET SATIŞLARIYLA GELİR SAĞLAMAYA ÇALIŞTIK”

Kütahya Antik Çini Sahibi Engin Çalışır, “Pandemi sürecinde Kütahyalı esnaflar öğrenci ve asker odaklı olduğu için işlerimiz durgun. Normalleşmeyle bir an evvel asker ve öğrencilerin, yabancıların Kütahya’mıza gelmesi bizim işlerimizi hızlandıracak. Bu aradaki boşlukta da internet satışlarıyla gelir sağlamaya çalıştık. İnternet üzerinden hareketli ama dükkanda işlerimiz durgun.” Dedi.

Bu habere de bakabilirsiniz

YÜZLERİ GÜLDÜRMEYE DEVAM

Türk Kızılay Kütahya Şubesi Kadın Kolları yönetim kurulu üyeleri, mahallelerdeki 65 yaş ve üzerindeki yaşlılara …