Anasayfa / GÜNDEM / “KÜTAHYA’DA SORUN İŞSİZLİKTİR, ÖZELLEŞTİRMELERDİR”

“KÜTAHYA’DA SORUN İŞSİZLİKTİR, ÖZELLEŞTİRMELERDİR”

Cumhuriyet Halk Partisi Kütahya İl Başkanı Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz, siyanürlü altın madeni çalışmaları, pandemi süreci ve Kütahya’nın gündemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kütahya’da sorunun işsizlik ve özelleştirmeler olduğunu ifade eden Şahbaz, geçmişte göç alan bir il iken şu anda özelleştirmeler sonucunda Kütahya’nın göç veren bir il konumunda olduğunu belirtti.

“POTANSİYELLERİMİZİ DEĞERLENDİRMEKTE BİRAZ SIKINTI YAŞIYORUZ”

CHP Kütahya İl Başkanı Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz, Halk Tv’de Eylül Han Tezel tarafından hazırlanıp sunulan ‘Yerelden Siyaset’ programına konuk oldu. Şahbaz, programda yaptığı konuşmalarda Kütahya gündemini değerlendirdi ve Kütahya’nın tanıtımını yaptı. Şahbaz, Uşak İl Başkanı Ali Karaoba ve Karabük İl Başkanı Abdullah Çakır ile birlikte katıldığı programda Kütahya ile ilgili önemli bilgilendirmelerde bulundu. Kütahya’nın; Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya gibi büyükşehirlere yaklaşık 250,300 kilometre mesafede bulunan, kavşak konumunda ve İç Ege’de yer alan bir şehir olduğunu belirterek sözlerine başlayan Şahbaz, “Gerek tarihiyle olsun gerek doğa zenginlikleriyle, yer altı zenginlikleriyle, kültür zenginlikleriyle oldukça güzel ve potansiyeli olan bir ilimiz fakat bu potansiyellerimizi değerlendirmekte biraz sıkıntı yaşıyoruz. Kütahya; kuruluşun ve kurtuluşun kenti olan ön plana çıkıyor. Bilindiği gibi Osmanlı imparatorluğu Domaniç yaylalarında kurulmuştur ve Hayme Ana şenlikleri yapılır her yıl bu kuruluşu kutlamak için. Onun dışında Kurtuluş Savaşımızın kazanıldığı topraklar, Dumlupınar Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz’un kazanıldığı, büyük zaferin kazanıldığı topraklar olarak kuruluşun ve kurtuluşun kentidir. Tarihi Frig’lere kadar uzanır. Yaklaşık 1300,1400 yıl Roma egemenliğinde kalmıştır ve tarihin ilk borsası Kütahya ili sınırları içerisinde bulunan Çavdarhisar ilçemizde bulunan Aizonai Antik Kenti’nde kurulmuştur. Kütahya bunun dışında gerçekten çok zengin kaynaklara sahip. 11 bin kilometrekarelik bir alana yerleşmiş durumda ve bunun yaklaşık yüzde 53’ünde çok zengin orman kaynaklarımız var, kayın ormanlarımız var. Bu ormanlarımızla birlikte su kaynaklarımız, jeotermal kaynaklarımız, tarım potansiyelimiz, maden kaynaklarımız var. Mesela Emet ilçemizde bor var, Türkiye rezervinin yaklaşık yüzde 70’e yakını Emet ve Hisarcık ilçelerimizde bulunuyor. Bunun dışında Tavşanlı ve Tunçbilek Seyitömer bölgesinde Linyit kaynakları var, kömür madeni açısından çok zengin. Manyezit kaynaklarımız var, krom var, aklınıza ne gelirse tüm madenler var.” Dedi.

“BASKICI POLİTİKALARA KARŞI MÜCADELE HATTININ CHP OLDUĞUNU GÖRDÜM VE ORADA OLMAK İSTEDİĞİME KARAR VERDİM”

Siyasete başlamasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Şahbaz, “Ben hekim olarak halkımızla çok yakın, özellikle kadın doğum hekimi olmam nedeniyle kadınlarımızla çok yakın ilişkisi olan bir kişiydim. Devlet memuru olarak hastanede aktif görev yaptığım süre içerisinde devamlı Sivil Toplum Kuruluşlarında, özellikle doğa koruma, halk mücadelesi ve kadın mücadelesi içinde yer aldım. Daha sonra bir karar verdim, STK’larda çalışmak çok güzel, çok yapıcı fakat yeterli değil. Çünkü karar mercii siyasi yapılar. Siyasi kadrolar karar veriyor, STK’lar da toplumsal çalışma yapıyorlar. Böyle olunca tabi ki devlet memuru olarak kendimizi ifade etmede siyasi anlamda da yasaklıyız onun için siyasete girme kararı verdim 2011 yılında. Ani bir karar oldu ve milletvekili adayı olarak ön seçimle ikinci sırada yer aldım Cumhuriyet Halk Partisi’nde. Neden Cumhuriyet Halk Partisi diye sorarsanız, Türkiye’deki baskıcı politikalara karşı mücadele hattının Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu gördüm ve orada olmak istediğime karar verdim. Dünya görüşüme de uygun olduğu için Cumhuriyet Halk Partisinde mücadeleye katıldım.

“TOPLUMA VERECEĞİM ÇOK ŞEY OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

Aktif olarak kendi özel muayenehanemde kadın doğum hekimi olarak çalışıyorum. Çünkü ben bir hekimim ve topluma vereceğim çok şey olduğunu düşünüyorum, borcum olduğunu düşünüyorum. Ben bir halk çocuğuyum, dört çocuklu bir memur ailesinin kızı olarak dünyaya geldim ve hep mücadele ederek bir yerlere geldim.” Dedi.

“PANDEMİ SÜRECİNİ KÜTAHYA’DA ÇOK ZOR YAŞADIK”

Kütahya’daki pandemi süreci hakkında konuşan Şahbaz, “Pandemi süreci bizim için zorlu bir süreç oldu. Biz hep halkın içinde çalışan insanlarız ve halkımızla buluşarak ancak kendimizi ifade edebiliyoruz. Oradan geri dönüşler alabiliyoruz. Pandemi sürecini biz Kütahya’da çok zor yaşadık, özellikle Kasım, Aralık aralıkları salgının çok yaygın olduğu aylardı. Başından beri sokağa çıkma yasakları bizi engelledi, insanların sokağa çıkması, bizim çıkmamız, bu anlamda sıkıntı yaşadık. Bu süreçte çok büyük kayıplar verdik. Gerek parti kadrolarımızdan, arkadaşlarımızdan, geçmiş dönem il başkanımızı kaybettik, üyelerimizi kaybettik, vatandaşlarımızı kaybettik. Çok iyi yönetildiğini düşünmüyorum. Bir dönem biliyorsunuz maske dağıtımı konusunda hem satış yasaklandı hem de ulaştırılması gereken maskeler halka ulaştırılmadı, bu dönemde bizim kadın arkadaşlarımız  maske diktiler. Yüzlerce, binlerce maskeyi biz halkımıza dağıttık. Covid-19 pandemisi sürecinde sağlık çalışanlarımızın çok büyük fedakarlıklarla mücadele ettiklerini gördük. Pandeminin yükünün sağlık çalışanlarının üzerine yüklenerek bu sürecin taşındığına da tanık olduk. Bu büyük fedakarlıkları için hem hekimlerimize hem de tüm sağlık emekçilerimize teşekkür etmek istiyorum.” Dedi.

“KÜTAHYA DA SORUN İŞSİZLİKTİR, ÖZELLEŞTİRMELERDİR”

Pandemi döneminde Kütahya’da yaşanan sorunların neler olduğu aktaran Şahbaz, “Kütahya da sorun işsizliktir, özelleştirmelerdir, Cumhuriyet döneminde yapılmış olan, Kütahya’ya kazandırılmış olan çok önemli KİT’ler vardı, bunlar Tunçbilek ve Seyitömer Termik Santralleri, Azot Gübre fabrikası, Şeker Fabrikası, KÜMAŞ MAnyezit işletmesi ve Eti Gümüş. Bu kaynaklar, bu KİT’ler özelleştirildi. Kütahya bu KİT’ler kamunun elindeyken dışarıdan göç alan, zengin ve mutlu bir şehirdi fakat çok hızlı bir şekilde özelleştirilme sürecine girildi. Tüm bu KİT’ler, Seyitömer Linyit İşletmesi termik santral linyit işletmesiyle birlikte özelleştirildi ve özelleştirmelerden sonra daha önce kamu işçisi olarak yüksek ücretle, hak ettiği ücretle çalışan emekçilerimiz, çok az sayıda ve düşük ücretlerle, asgari ücretlerle çalıştırılmaya başlandı. Bunun sonucunda da Kütahya’dan dışarıya çok büyük göç yaşandı.

“BİR ZAMANLAR GÖÇ ALAN  İL, GÖÇ VEREN BİR İL HALİNE DÖNÜŞTÜ, ÇOK BÜYÜK İŞSİZLİK OLUŞTU”

Tarımda uygulanan tarım politikaları, yapılan ciddi desteklerin kesilmesi ve Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmesiyle şeker pancarı üreten çiftçilerimizin gelir kaybı bu şehirde gerçekten ciddi bir nüfus kaybına neden oldu. 2000 yılında ülkenin nüfusu 67 milyonken Kütahya’nın nüfusu 656 bin. 2019 yılına geldik, 2019 yılında 579 binde ama 2020 yılında yine nüfus kaybettik ve şu anda ülkemizin nüfusu 83 milyonken Kütahya’nın nüfusu 576 bin. Bir zamanlar göç alan bir il, göç veren bir il haline dönüştü, çok büyük işsizlik oluştu şehirde. Gençlerimiz, özellikle nitelikli gençlerimizi biz kaybettik. İş bulmak için, geçimlerini sağlamak için başka şehirlere, yurt dışına gidip çalışmak zorunda kaldılar ve şehrimizdeki en büyük problem işsizlik ve gelir kaybı.” Dedi.

“KÜTAHYA; PORSELENDE, SERAMİKTE VE ÇİNİDE TÜRKİYE’NİN BAŞKENTİ KONUMUNDA”

Kütahya’nın; porselende, seramikte ve çinide Türkiye’nin başkenti konumunda olduğunu belirten Şahbaz, “Gerek kalite olsun, dizayn olsun, desenler olsun çok kaliteli bir konuma geldi. Türkiye’de porselen ve seramik üretiminin yaklaşık yüzde 75’i Kütahya’da üretiliyor. Gerek yerli tüketim gerekse yurt dışına ihracat olarak çok ciddi bir potansiyelimiz var. Çini olayına gelirsek; Kütahya’da yaklaşık 500 kadar çini işletmesi var ve Kütahya’da tüm halkın geleneksel bir halk sanatı, el sanatı haline gelmiş durumda çinicilik. Kadınlarımızın kimisi çini yazma, boyama, evlerde yapılan parça başı dediğimiz atölyelerde çalışmalar gerçekleştiriyor, dünyanın neresine giderseniz gidin Kütahya çisiyle karşılaşıyorsunuz. Bugün İspanya’ya gidiyorsunuz Kütahya çinileri satılıyor, İtalya’da Kütahya çinileri, Yunanistan’da… Dünyanın neresine giderseniz gidin bir Kütahya çinisi gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Bunun daha iyi reklamı yapılmalı.”

“SİYANÜRLÜ ALTIN MADENİ İŞLETMESİ AÇILMASI YOLUNDA BİR SALDIRIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Siyanürlü Altın Madeni çıkarılması konularına da değinen Şahbaz, “Kütahya’nın bir özelliği var; Kütahya yaklaşık 1000 civarındaki rakımıyla Batı Anadolu’nun platosu konumunda ve su kaynaklarıyla da Türkiye’deki, Batı Anadolu’daki büyük nehirlerin de havzası durumunda. Kadınlarımız ön saflarda, çünkü yaşam kaynaklarımıza, dağlarımıza, dağlarımıza, ovalarımıza siyanürlü altın madeni işletmesi açılması yolunda bir saldırıyla karşı karşıyayız. Murat Dağı’nda Ankara, Kocaeli, Sakarya’ya kadar olan bölgenin, ülkenin en verimli ovalarının yer aldığı bölgedeki, Batı Anadolu’daki büyük akarsuların havasının kilit noktasındaki Murat Dağı’na büyük bir altın madeni açılmak istendi 209 yılında. Bununla ilgili biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkımızla, orada bu madeni istemeyen, yaşam hakkına, toprağına, suyuna sahip çıkan kadınlarımızla, erkeklerimizle birlikte bir mücadele yürüttük. Yaşam savunucularımızla bir mücadele yürüttük ve bu altın madenine karşı ÇED iptal davası açtık. Bu çok önemliydi, çünkü o bölgeden Sakarya nehri, Büyük menderes, Gediz Nehri, Orhaneli ve Akarçay, bütün Batı Anadolu’yu besleyen nehirler bu bölgeden çıkıyor ve bu bölge 1970 yılında 7.7 şiddetinde deprem üreten faya 250 metre mesafede bir bölgede kurulmak istenen Altın Madeni. Burada kadınlarımız var, neden kadınlarımız? Çünkü yaşamı üreten kadınlardır, çocuğu doğuran, hayvana bakan, toprağını işleyen kadınlar. O yüzden kadınlar için toprak çok daha önemli, yaşam kaynağı çok daha önemli ve kadınlarımız da büyük bir cesaretle buna sahip çıkıyorlar.

“KENDİ ŞEHRİMİZDEKİ BÜTÜN İL BAŞKANLARIMIZI DOLAŞTIK VE BURAYA DESTEK İSTEDİK, CİDDİ BİR DESTEK ALAMADIK”

2019 yılında Uşak’taki STK’larımız, örgütümüz ve Türkiye’deki yaşam savunucularıyla birlikte biz oraya davalar açtık, belediyelerimiz müdahil oldu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, Odunpazarı Belediyesi, Eskişehir Su ve Kanalizasyon idaresi, İzmir Büyükşehir Belediyemiz ve bizim belediye meclis grubumuzun verdiği önergeyle Kütahya belediyesi bu davaya müdahil oldu ve orada 10 bin kişinin üzerinde bir katılımla çok büyük bir sahip çıkma gerçekleşti. Biz kendi şehrimizdeki bütün il başkanlarımızı dolaştık ve buraya destek istedik, ciddi bir destek alamadık.

“ÇED RAPORU KABUL EDİLDİKTEN SONRA İŞLETMESİ İPTAL EDİLEN TEK ÖRNEK”

Biz tüm örgütümüzü, bölge örgütünü bu işin içine kattık, barolarımızla birlikte bu mücadeleyi gerçekleştirdik ve Murat Dağı’nda açılmak istenen Altın Madenini iptal ettirdik ve bu Türkiye’de tek örnek. ÇED raporu kabul edildikten sonra işletmesi iptal edilen tek örnek, bu çok önemli. Daha sonra temyize gittiğinde danıştay tarafından Murat Dağı’nın önemi vurgulanarak burada bir daha altın madeni işletmeciliği yapılmaması yönünde  ciddi bir karar çıktı. Bizim önümüzdeki en büyük sorun su kıtlığı ve beslenme. İnsanlar ekmek yiyebilir, kuru ekmekle doyabilir, soğanla da doyabilir ama altın yiyemez ve bizim buradaki altın madeninin açılması; bir deprem, su taşkını gibi durumlarda orada çok büyük miktarda milyonlarca ton ağır metallerin açığa çıkmış bir maddeyi biriktirecek ve en ufak bir deprem durumunda bu ekolojik dengenin, oradaki çok zengin orman kaynaklarının yok edilmesini saymak bile istemiyorum.

“HALKIMIZIN YANINDA HUKUKİ MÜCADELEMİZİ, DEMOKRATİK MÜCADELEMİZİ, TOPLUMSAL MÜCADELEMİZİ VE SİYASİ MÜCADELEMİZİ VERECEĞİZ”

Gümüşköy, Kütahya’nın merkezinde 1984 yılında açılmış olan Gümüş Madeni ve burası da Kütahya için ciddi bir tehlike, çünkü çok büyük siyanür havuzları var, atık havuzları var. 2011 yılında bir yıkım meydana geldi, ciddi bir taşkın riski yaşadık, oradaki Dulkadir köyü haritadan silinmiş durumda neredeyse, oradan siyanürlü sıvının şehir suyuna verilmesiyle ciddi hayvan ölümleri meydana geldi. Biz Murat Dağı’nda bu mücadeleyi kazandık, kadınlarımızla, halkımızla, Belediyelerimizin, tüm yaşam savunucularımızın katkısıyla kazandık ama şimdi de Simav-Tavşanlı Bölgesi’nde Örencik köyü merkezinde Avcılar köyü, orada 4-5 köy var. 668 hektarlık bir alanda orman, yayla ve Susurluk havzasının su kaynağı olan bölgede tekrar büyük bir altın madeni işletmesi açılmak isteniyor. Şu anda bu ÇED raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verildi. Oradan çıkacak kararı bekliyoruz, onaylanması durumunda da halkımızın yanında hukuki mücadelemizi, demokratik mücadelemizi, toplumsal mücadelemizi ve siyasi mücadelemizi vereceğiz. Yaşam kaynaklarımızı sadece bugün için değil, yarın için değil, binlerce yıl için kurtarmış olacağız.

“KÜTAHYA’NIN İLÇELERİNİN YOL PROBLEMİ VAR, SOSYAL ANLAMDA DA KÜTAHYA’NIN ÖNÜNÜN AÇILMASI GEREKİYOR”

Biz Kütahya’da kadınlarımızla birlikte çok güzel çalışmalar yapıyoruz. Kadın üye sayımızı artırmak önemli ama bundan daha önemlisi şu; kadınların karar merciinde yer alabilmesi. Kadınlar hep emek gücü olarak değerlendiriliyor, bunun yanı sıra kadınların söz söyleme noktasında ve karar mercilerinde temsil edilmeleri çok önemli, biz bunu önemsiyoruz, örgütümüzde de kadınlarımıza önem veriyoruz. Bu arada Kütahya’nın ilçelerinin yol problemi var, sosyal anlamda da Kütahya’nın önünün açılması gerekiyor.

“KÜTAHYA’DA TÜRKİYE’DE İKTİDARI HEDEFLİYORUZ”

Biz önümüzdeki dönemde Kütahya’da yerelde ve Türkiye’de iktidarı hedefliyoruz. Sosyal yapıyı güçlendirerek, sosyal etkinlikleri, ortamı herkes için yaşanabilir, mutlu bir şehir haline getirerek yatırımların önünün açılması, gençlerimizin önünün açılması, kadınlarımızın şiddet görmediği, gençlerimizin yaşama ve geleceklerini kurma hayalini kurduğu bir Kütahya ve Türkiye özlemle çalışmalarımıza kadınlarımız ve gençlerimizle, erkeklerimizle güçlü bir şekilde devam ediyoruz. Kadın politikacı olma konusunda da büyük bir şefkatle, akılla ve vicdanla yönetiyoruz örgütümüzü. İlerde de kadınlarımızla birlikte ülkemizi aynı şekilde yönetmeye talibiz.” Diye konuştu.

Bu habere de bakabilirsiniz

KARANTİNA 5 GÜN UZATILDI

Korona virüs (Covid19) vakalarının artış göstermesi nedeniyle 10 gün karantinaya alınan Kütahya’nın Dumlupınar ilçesine bağlı …