Anasayfa / GÜNDEM / Gündem / TURİZM, SANAYİ, ÇİNİCİLER ŞEHRİ; HANGİSİ OLACAĞIZ?

TURİZM, SANAYİ, ÇİNİCİLER ŞEHRİ; HANGİSİ OLACAĞIZ?

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, MHP Kütahya İl Başkanı Selçuk Alıç ve MHP Merkez İlçe Başkanı Ayhan Toy, parti binasında basın mensuplarıyla bir araya geldi. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutlayarak sözlerine başlayan Erbaş, Kütahya gündemi ile ilgili de önemli açıklamalarda bulundu. İlk olarak bir şeye karar vermemiz gerektiğini ifade eden Erbaş, “Turizm şehri mi olacağız, sanayi şehri mi olacağız, çiniciler şehri mi olacağı” dedi.

SELÇUK ALIÇ: “GAZETECİLİK FEDAKARLIK İSTEYEN MESLEKLERİN BAŞINDA GELİYOR”

MHP Kütahya İl Binasında basın mensuplarıyla bir araya gelerek değerlendirmelerde bulunan MHP Kütahya İl Başkanı Selçuk Alıç, gücünü halktan alarak, mesai kavramı gözetmeden çalışan ve halkın sesi olan basın mensuplarının ağır şartlarda çalıştığının farkında olduklarını ifade ederek başladığı konuşmasına; “Gazetecilik fedakarlık isteyen mesleklerin başında gelmektedir. Her türlü zor çalışma şartlarına rağmen, ilimizde görev yapan değerli basın mensupları görevlerini özveriyle yapmaktadırlar. Basın kuruluşlarında görev yapan gazeteciler, toplumun çıkarlarını göz önünde bulundurarak halkın doğru haber alma özgürlüğü yolunda hizmet etmek gibi büyük bir görevi üstlenmiş durumdadır.  Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır.”  Yine Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği gibi “Şüphesiz demokrasi haber alma ve ifade özgürlüğüyle güçlenir ve zenginlik kazanır. Bin bir güçlükle mesleklerini icra etmeye çalışan değerli gazetecilerimizin çabaları takdir edilmesi gereken bir durumdur.”  Bu anlamlı günde basın şehitlerimizi yad ediyor, bugünkü toplantımız vesilesiyle bir kez daha  “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü”nü kutluyor, ilkeli ve tarafsız yayıncılık anlayışı ile kamuoyunun sesi olma görevini yürüten tüm gazeteci arkadaşlarımıza hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum.” İfadeleriyle son verdi.

AHMET ERBAŞ: “KAPALI OLAN İŞ YERLERİMİZE BİZ BAKMAK ZORUNDAYIZ”

MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ise yaptığı açıklamada, “Daha önce iş yerleri bize ekmek verirdi ama maalesef şimdi biz iş yerlerine bakar duruma geldik. Eskiden iş yerlerimizin kendi ailelerimizin veya çalışan arkadaşlarımızın iaşesini isterdik. Şimdi kapalı olan iş yerlerimize biz bakmak zorundayız.

“SANAYİDEKİ ÇARKIN DÖNMESİ ÇOK ÖNEMLİ, DURURSA VAY HALİMİZE”

Kiraları, stopajı, elektriği, suyu çalışıyor. Daha önce yazılan çek ve senetler aynen devam ediyor. Tabi ki devletimiz elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor ama tüm ülkede dört dörtlük herkesin yanında olabilmenin imkânı yok. Hiç olmazsa sanayideki çarkın dönmesi çok önemli.  Oradaki çarkın dönmesi de durursa vay halimize.

“AŞI VE AŞILANMA KAMPANYASINA BİZ DE DESTEK VERİYORUZ

Ülkemizde dünyanın birçok ülkesinden daha önce başlatılan aşı ve aşılanma kampanyasına biz de destek veriyoruz. Alınan karar gereği hastalık sürecini geçirip antikor sahibi olanlar ilk etapta aşı olmayacak. Yoksa ben de bu aşıyı yaptırırdım. Önce sağlık çalışanlarımız olmak üzere 65 yaş üstü ve kronik hastalarımızın mutlaka bu aşıya karşı duyarlı olması gerekiyor. Başka bir çaremiz yok. Bu sırada yüzlerce, binlerce insan işsiz, aşsız, evsiz kaldı. Ben Kütahya’daki bürokrasi ile ilgili hiç görevden alınma veya birilerinin gelmesi yönünde devreye girmiş biri değilim, böyle bir siyasi yapım yok. Ben Ahmet Erbaş olarak, Milliyetçi hareket Partisi olarak bir bürokratın görevden alınması veya bir bürokratın göreve getirilmesi konusunda talepte bulunmadım. Biz devlet kimi görevlendirirse onunla çalışırız ama başarısız bulduklarımızı da söylemekten hiçbir zaman çekinmedik. İş yapanı methetmek, övmek, bizim asli görevimiz olmalı, iş yapmayana koltuğunda oturup benim eyvallahım yok, siyasi irade beni buraya oturttu, ben yalnızca beni oraya oturtan iradeye de ülkem adına, milletim adına ve şehrim adına eleştirmekte en doğal hakkımızdır. Kırmadan, dökmeden bunları yapıyoruz.

“ZAFER OSB’YE UMDUĞUMUZDAN ÇOK DAHA BÜYÜK YATIRIMCILAR GELECEK DİYE İNANIYORUM”

Zafer OSB için inanılmaz derecede büyük firmalar bizleri arıyorlar. Umduğumuzdan çok daha büyük yatırımcılar gelecek diye inanıyorum. Zafer OSB’yi her zaman anlattım. Orada da çok ciddi çalışmalar oluyor, çok ciddi firmalar bizleri de aracı koyarak yer tahsisinde bulunmak istiyorlar. 2007 seçimlerinde ben yine yolları anlatıyordum. Özellikle Bursa yol güzergahının hızla bitirilmesi gerektiğini söylüyordum. 2018 yılında yine aynı şeyleri anlatmışım. Allah’a şükür ayın 27’sinde Ulaştırma Bakanlığı Domaniç ile Tavşanlı arasındaki kalan 22 kilometrelik yolu ihale ediyorlar. Olumsuzluklara rağmen iyi şeyler de oluyor. İyi şeyleri de takdir etmek gerek.

“YONCALI MARKASINI MUTLAKA YAŞATMAMIZ LAZIM”

Geldiğim günden beri Hastane diyorum. Şehir hastanesi yapılıyor. Söylenenden 3-4 yıl gecikmeli olacak ama ne yapalım buna da şükür. Bunu kabul ediyoruz. Hastanemiz inşallah bu yıl biter diye tahmin ediyorum. İstediğimiz kadar büyük bir hastane yapalım ama Türkiye çapındaki Kütahya’nın bilinirliği, hastanesinden dolayı olmaz. Eğer ön plana çıkacaksak Yoncalı Fizik Tedavi ile ön plana çıkarız. İster yıkalım, ister güçlendirelim ama Yoncalı Fizik Tedavi Hastanesi Yoncalı olarak mutlaka kalmalı. Orada yapılan diğer Fizik Tedavi Hastanesiyle şu anda büyük hastane ve kendisine bağlı yaptığı hastane dışında bizim Yoncalı ismini mutlaka yaşatmamız lazım. Bir Fizik Tedavi hastanesi olarak Yoncalı’yı devam ettirmemiz lazım. Bizim de özel sektörün yapacağı hastane, veya tıp fakültesinin yapacağı hastane veya kendi kampüsleri içerisinde sağlık bilimlerinin yapacağı fizik tedavinin yanında Yoncalı markasını mutlaka yaşatmamız ve devam ettirmemiz lazım.

“MİLLETVEKİLİYİM, TURİZMCİYİM, TURİZMLE İLGİLİ GÖRÜŞÜM SORULMADI”

Ben turizmle uğraşıyorum, herkes bana buraya yatırımcı, turizmci getir diyor. Sokaktaki vatandaş, organize sanayideki esnaf veya sizler, benim turizmci olduğumu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde turizmle uğraşan üç milletvekilinden biri olduğumu ve bu işten ekmek yediğimi biliyorsunuz ama ben iki buçuk yıllık milletvekili hayatımda turizmle ilgili burada hiçbir toplantıya katılmadım. Hiçbir yerden de benim bu konudaki görüşüm sorulmadı. Ben yalnızca basın vasıtasıyla veya toplantılarda turizmle ilgili kendi düşüncelerimi buralarda anlatabiliyorum. Sokaktaki vatandaş benim turizmci odluğumu biliyor, benim turizmle ilgili ne düşündüğümü merak ediyor. Ben burada 500 ve yataklı üzeri otellerin  rantabl olmayacağını resmi toplantılarda söylemedim anca sizlerin huzurunda söyledim. O yüzden bu konuya dikkat etmemiz lazım.

“TURİZM ŞEHRİ Mİ OLACAĞIZ, SANAYİ ŞEHRİ Mİ OLACAĞIZ, ÇİNİCİLER ŞEHRİ Mİ OLACAĞIZ?”

Bir şeye karar vermemiz lazım. Turizm şehri mi olacağız, sanayi şehri mi olacağız, çiniciler şehri mi olacağız? Çinicilerin mensup olduğu loca ne biliyor musunuz? Fotoğrafçılar, çiniciler, çiçekçiler. Kuruluşun ve kurtuluşun şehri Kütahya diyoruz, çiniyle meşhur ve ünlüyüz ama bizim çiniciler odası diye bir odamız yok. Çiniciler, fotoğrafçılar ve çiçekçiler, hepsini bir araya almışız. Yüzde 18 KDV ödeyerek bu çinicileri nasıl ayakta tutacaksınız. Çiniciler şehri diyorsunuz, bu ilde yaşayan çini ve çini ustalarının kaydı kimde vardır? Var mıdır bu kayıt? Bu çini ve çini ustalarının hepsi ticaret odasına bağlı değil,  esnaf odasına bağlı değil, evinde de yapan, çizen var. 38 UNESCO’lu sanatçımız var, belki bir 38 tane daha var hiçbirimiz biliyoruz, belki 380 tane var. Bizler kaç sanatçıyı önce kendimi biliyoruz? Turizm İl Müdürümüzle görüşeceğim. El sanatlarıyla uğraşan kişileri  ön plana çıkarı, yaşatmamız lazım.

“KÜTAHYA’NIN ÖTELENMİŞİ, GERİ BIRAKILMIŞLIĞI YA DA MAĞDURİYETİ YOK”

Bu kadar büyük binalara ihtiyaç var mı? Ben binalara karşı değilim. Büyük binaların içlerini nasıl dolduracağımızı düşüneceğiz. Yoksa devlet buralara parayı veriyor. Kütahya’nın ötelenmişi, geri bırakılmışlığı ya da mağduriyeti yok. Önemli olan bunları nasıl organize edebildiğimiz, nasıl yapabildiğimiz.

“BİZ BUGÜN BİRAZCIK SU SIKINTISI ÇEKECEKSEK BİZDEN SONRAKİ NESİL ÇOK DAHA BÜYÜK ÇEKECEK”

Kuraklıkla ilgili bütün dünya problem yaşayacak gibi, Türkiye’de yaşayacak. Kütahya şu anda su ve kuraklık noktasında kendisini rahat gibi hissediyor ama su israfıyla ilgili önleyici tedbirler alıp, bu konuyla ilgili kampanyalar yaparsak en azından bizler musluğu kapatmayı beceremedik ama en azından bizden sonraki nesil öğrenir. Çünkü biz bugün birazcık su sıkıntısı çekeceksek bizden sonraki nesil çok daha büyük çekecek.

“SİYANÜRLÜ ALTIN ÇIKARMAYA BAŞLARSAK, ZATEN KIT OLAN SU KAYNAKLARIMIZI İYİCE ÖLDÜRMÜŞ, YERLE BİR ETMİŞ OLURUZ”

Murat Dağı’ndaki altın madeni arama işine karşı çıktım, Simav’dakine de karşı çıktım, Domaniç’te de karşı çıktım. Bu ülkede tabiki altın varsa çıkarılsın ama söylediğim şu, eğer biz murat dağında siyanürlü altın çıkarmaya başlarsak zaten kıt olan su kaynaklarımızı iyice öldürmüş, yerle bir etmiş oluruz.

“SİYANÜRLÜ ALTIN İŞİNİ HEP BERABER ENGELLEMESEYDİK BOL BOL HAFRİYAT RESMİ GÖNDERİRDİK”

Kar yağdığından dolayı özellikle Gediz ve Uşak’takiler çok güzel Murat Dağı resimleri paylaşıyorlar. Herkes kayak merkezinden bahsediyor. Biz o siyanürlü altın işini hep beraber, hiçbir siyasi fark gözetmeksizin engellemeseydik oradan ne resimleri gönderecektik? Bol bol hafriyat resmi gönderirdik.

“BİZDE ENKAZ EDEBİYATI YOK”

MHP olarak ilk defa Kütahya Belediyesini aldık ama Genel Başkanım geldi, “Benim arkadaşlarım, benim belediye bakanlarım, benim teşkilatlarım enkaz edebiyatı yapamaz” Dedi. Biz bu görevlere silah zoruyla getirilmedik, bu görevlere atanabilmek için, gelebilmek için didindik, uğraştık mücadele ettik, enkaz edebiyatı bizde yok. Her şeye olumsuz tarafından bakmak bizde yok. Biz her türlü istişareye açığız.

“SİYASETÇİYİ HIRSI BİTİRİR, KİBRİ BİTİRİR, ‘BEN’ HASTALIĞI BİTİRİR”

Geçtiğimiz gün Şeker Fabrikasını ziyaret ettim. Kotamızın artırılması gerek dediler. Elimizden gelen her şeyi yaparız. Ben kota artırımından dolayı şeker fabrikasının ne kazandığı derdinde değilim. Eğer bir kota artırımı olursa bu işten en çok benim çiftçim istifade edecektir, ekmediği toprağını ekmeye başlayacaktır. Kursağına ekmek girecek, su girecektir. Biz bu işlere siyasi ve partiler üstü, bir milli mücadele gibi bakarsak çok iyi olur. Yoksa siyasetçiyi hırsı bitirir, kibri bitirir, ‘ben’ hastalığı  bitirir. Ben şimdiye kadar her toplantımda Kütahya için taş üstüne taş koyan, hizmeti geçen herkese binlerce kez teşekkür ettim, etmeye de devam ederim. Hepsinden Allah razı olsun. Bizim amacımız budur.

“KİMSEYE PARTİMİZİN İSMİNİ KULLANARAK ZENGİN OLMA FIRSATI VERMEYECEĞİZ”

Partimizden nemalanmak isteyen, partimiz adına racon kesmek için uğraşanlar, partimizi bir ekmek kapısı olarak görenler, yalnızca MHP’nin milletvekili ve belediye başkanı seçildiğinde MHP’liği ve ülkücülüğü aklına gelenler, bunların hepsini temizleyeceğiz. Biz, kimseye partimizin ismini kullanarak zengin olma fırsatı vermeyeceğiz. Buraları bir hizmet süresi olarak görüyoruz. Bizim amacımız burada bir eser bırakmak.

“CUMHUR İTTİFAKINA SADIĞIZ, BUNUN YANINDAYIZ”

15 Temmuz’dan sonra ülke başka bir yere geçti. Biz, 15 Temmuz’la beraber ülkemizi bölmek, parçalamak isteyen hain FETÖ’ya karşı millet olarak topyekün bir savaş verdik. Sonra da genel başkanım bir çizgi belirledi ve bu çizginin adı Cumhur İttifakı. Biz buna sadığız. Biz bunun yanındayız. 981 ilde Cumhur ittifakı var, yukarıda Cumhur ittifakı var, liderler arasında Cumhur ittifakı var ama Kütahya’da iki ayrı parti veya 3 ayrı partiyiz, burada Cumhur İttifakını unutun gibi bir cümleyi söyleyen, telaffuz eden, ima eden biri ya da birileri varsa, bu ya çocuktur ya zeka özürlüdür. Her yerde Cumhur İttifakı var, Kütahya’ya da var. Türkiye’nin Cumhur ittifakına ihtiyacı var. Sen, ben kavgası değil.  O yüzden ben bu tip bir şey olduğunu yüksek sesle duymadım, ya bir akıl hastası konuşuyor bunu ya da bir çocuk, ya da FETÖ’cu. Ben duymadım ama bu işi böyle kazıyan, kaynatan biri varsa yazıklar olsun. Maalesef böyle fısıltı gibi bir şey çıkıyor, bunu biz engelliyoruz.

“2022 AİZONAİ YILI İÇİN SEFERBERLİĞE BAŞLAYALIM”

Şu anda Kütahya’nın turizmini dizayn etmek isteyen veya turizmle ilgili mücadele eden kişi, kuruluş veya grubun olduğunu pek görmedim. Biz bunun konuşmalarını yapıyoruz, sohbetler ediyoruz, kuruluşun ve kurtuluşun cümlesini de ekliyoruz. Onun dışında aslında fazla bir şey yapmıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı her yıl bir bölgeyi turizm bölgesi ilan eder. Ben geçen sene Patara’yı ilan ettiklerinde Aizonai Antik Kenti için ortaya çıktım, yalnız kaldım. Bu yıl bilerek çıkmadım, pandemiden dolayı Aizonai yılı veya Evliya Çelebi yılı da ilan edilse bunun bir şeyi olmaz. Eğer Allah ömür verirse, hep beraber buralarda yaşarsak, gelin 2022 yılını Aizonai yılı ilan etmek için hep beraber bir seferberliğe başlayalım.

“KÜTAHYA SENİ BEKLİYOR KAMPANYASINA DESTEK VERMEYENLERE BAKALIM”

Kütahya Seni Bekliyor Kampanyasına hepiniz destek verdiniz, sokaktaki insan destek verdi, sanayici destek verdi, burada askerliğini yapmış, Kütahya’nın ayazını yemiş gitmiş, isimlerini bilmediğimiz yüzlerce insan destek verdi, Dumlupınar Üniversitesinden mezun olanlar destek verdi. Bu işe destek vermeyenlere bakalım. Bu işi hiç ağzına almayanlara bakalım. Bizim yaptığımız eksik olabilirdi, yaptığımız slogan yetersiz olabilirdi, daha iyisini biri ortaya koyardı ve biz onun peşinde yürürdük. 81 ilde turizmle ilgili bildiklerimi, gördüklerimi anlatırım, burada da anlatırım, anlatmak isterim, ifade etmek isterim. Neyin doğru veya ütopik olduğunu söylemek isterim.” Diye konuştu.

Bu habere de bakabilirsiniz

YOLCU TAŞIMA İŞİ İHALE EDİLECEK

Havaalanı-şehir merkezi yolcu taşıma işi ihale ile kiraya verilecek. Basın İlan Kurumu (BİK) ilan.gov.tr internet …