Anasayfa / YAŞAM / Kültür-Sanat / KÜTAHYA’NIN UNESCO LOGOLU SANATÇILARI

KÜTAHYA’NIN UNESCO LOGOLU SANATÇILARI

2017 yılında Kütahya’nın “UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı”na girmesine vesile olan ve toplam 17 kişiden oluşan sanatçılar, kurum ve kuruluşlar çalışmalarından dolayı UNESCO Logosunu kullanma hakkı kazandı. Gazetemizde her gün, UNESCO Logosunu kullanma hakkı elde eden SANATÇILAR VE KURUMLAR hakkında bilgilendirmelerde bulunacağız.

HAMZA ÜSTÜNKAYA

KÜTAHYA ÇİNİ SANATINA YENİLİKLER KAZANDIRIYOR

UNESCO Logosunu kullanmaya başlayan 10 Sanatçı içinde yer alan çini sanatçılarından Hamza Üstünkaya 1947 yılında Kütahya’da dünyaya geldi. Kütahyalı çini sanatkarlarının çoğunun ustası olan Hamzaoğlu Hamza Mehmet Lakaplı Mehmet Üstünkaya’nın oğlu olan Hamza Üstünkaya, ata mesleğine babasının himayesinde başlamış, Kütahya çiniciliğinin en müstesna tasarımcılarından feyz aldı. 1975 yılında Koç Vakfı tarafından düzenlenen Kursta Prof. Dr. Muhsin Demironat ve Nezihe Bilütay Derler’den ders aldı. Aynı yıl, Türkiye çağında düzenlenen çini yarışmasında ilk defa eline fırça alarak kendi desenlerini uygulayan sanatçı, dönemin sayılı sanatkarlarından Hakkı Ermumcu ve onun ustası olan Ahmet Gürel’in ardından hem tabak hem de pano dalında üçüncülük derecesini elde etti. Rölyef ve iğne ile kazıma dekorlarını ilk defa uygulayan Hamza Üstünyaka, Kütahya çini sanatına yenilikler kazandırmaya devam etmekte. UNESCO tarafından Yaşan İnsan Hazinesi unvanı ile onurlandırılan Hamza Üstünkaya, aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı.

İSMAİL YİĞİT

GELENEKSEL ÇİNİ SANATININ GELECEK NESİLLERE AKTARILMASINDA ÖNEMLİ BİR MİSYON ÜSTLENDİ

1963 yılında Kütahya’da doğan İsmail Yiğit, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü mezunudur. Mezun olduktan sonra 16. Yüzyıl çini sanatı ve çeşitli koleksiyonların yanı sıra İstanbul, Bursa ve Edirne gibi şehirlerdeki mimari yapılarda yer alan çinilerle ilgili araştırmalar yapmıştır. Ortaya koyduğu eserlerde kendine özgü çini hamurunu kullanan sanatçı, Endülüs, Selçuklu ve Osmanlı Çini sanatından aldığı ilhamı, eğitimin de verdiği katkı ile sanatına uyarlamaktadır. Mezun olduğu okulun adını taşıyan atölyesinde çalışmalarını sürdüren Yiğit, kendine özgü olan ipek matı sır reçetesini eserleri üzerinde sıraltı tekniği ile kullanmaktadır. Dumlupınar Üniversitesi’nde vermekte olduğu derslerde geleneksel çini sanatının gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir misyon üstlenmiştir. Dekoratif süslemeleriyle onlarca eser ve mimari yapıda izi bulunan İsmail Yiğit, Türkiye’de ve İngiltere, İspanya, Ürdün, İran, Kırgızistan gibi dış ülkelerde pek çok sergi açarak ilimizi ve ülkemizi başarıyla temsil etmiştir.

Bu habere de bakabilirsiniz

KÜTAHYA KALESİ 29 EKİM’E HAZIR

İlimizin ve tarihin önemli simgelerinden olan ‘Kütahya Kalesi’ aydınlatma projesi tamamlandı. 29 Ekim gecesinde tamamen …