Anasayfa / GÜNDEM / Gündem / “GÜNDEMİMİZ ŞEHİR HASTANESİNDEN VAZGEÇMEK DEĞİL BİR AN ÖNCE BİTİRMEK”

“GÜNDEMİMİZ ŞEHİR HASTANESİNDEN VAZGEÇMEK DEĞİL BİR AN ÖNCE BİTİRMEK”

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Vural Kavuncu, üniversitenin akademik ve idari kadrosu, personelleri, aileleri ve basın mensupları ile iftar programında buluştu. İftar yemeğinden sonra şehir hastanesi ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Kavuncu, “Önemli kararlar ve şehrin talepleri başta bu hizmetleri yürütenler olmak üzere danışarak verilmeli, şehir olarak sahip çıkılarak ardında durulmalıdır. Öyle ya da böyle, bu inşaatın bir an önce tamamlanması için gereken girişim ve takipleri yapmalıyız. Yoksa şehir hastanesinden vazgeçmek, yerini tartışmaya açmak gibi gündemin bir yararı yoktur.” Dedi.

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi ailesi ve basın mensupları Vizyon Düğün Salonunda gerçekleştirilen iftar yemeğinde bir araya geldi. Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Vural Kavuncu, iftar yemeğinin ardından basın mensupları ile bir araya gelerek Şehir Hastanesi ile ilgili değerlendirmede bulundu.  

KSBÜ’nün 1 yaşında olduğunu ifade eden Kavuncu, “Artık bir iletişim içindeyiz, bugünümüz dünden çok daha iyi, geleceğimiz daha iyi olacak.” Dedi.

Sağlık hizmetleri ile ilgili  bazı noktalar olduğunu ve bu konuların aydınlatılmasını istediğini vurgulayan Kavuncu, “Bir şeye cevap vermek, savunmak anlamında değil, neyle uğraşmalıyız, enerjimizi neye yormamız lazım, Kütahya’nın neye ihtiyacı var buna vurgu yapmak için açıklama yapıyorum. Eğer teşhisiniz yanlış olursa vereceğiniz tedaviler de yanlış oluyor, iyi gitmiyor, teşhisi doğru koymak lazım ki doğru bir tedavi yapalım. Önemli olan kimin haklı veya haksız çıktığı değil, Kütahya’nın fayda görüp görmemesi, insanların yarara görüp görmemesidir.” Diyerek şu ifadelere yer verdi:

ŞEHİR HASTANESİ TAMAMLANDIĞINDA SAĞLIK İLE İLGİLİ FİZİKSEL ALAN SORUNUMUZ ÇÖZÜLECEK

Kütahya’da Şehir Hastanesi zaman zaman değişik boyutları ile gündeme geliyor. Öncelikle Şehir Hastaneleri projesine sahip olmanın Kütahya için önemli bir ayrıcalık ve değer olduğunu belirtmek isterim. Zamanında bunun için büyük uğraş verdik. Çünkü şu anda hizmete girenleri görüyoruz. Şehir Hastaneleri fiziksel imkanları, tıbbi teçhizat ve donanımları ile sağlıkta farklı bir standart, tabir uygunsa en üst ligde olan sağlık tesisleri. Üstelikte Kütahya’da bir değil iki hastanemiz olacak. Yoncalı’da yapılan hastane Türkiye’de bir kaplıca bölgesinde ayrı yapılan ilk ve tek şehir hastanesi projesi.

“SORUN; ŞEHİR HASTANESİNİN GECİKMESİ OLDU”

Burada sorun Şehir Hastanesinin yapımının gecikmesi oldu. Değişik nedenleri olmakla birlikte geçen yıldan beri yaşanan ekonomik sorunlar bu seneki gecikmenin ana nedeni. Bakanlıktan aldığımız bilgi; yüklenici firmanın kredi arayışlarına devam ettiği, bundan sonuç alamazlarsa kendi özkaynakları ile yatırıma devam edecekleri yönünde. Firma kendi maddi çıkarları açısından bu inşaatı bir an önce bitirmek zorunda, çünkü yaptığı yatırımın karşılığını ancak bu şekilde alabilecek.

“DİĞER İLLER ŞEHİR HASTANESİNE SAHİP OLMAK İÇİN MÜCADELE VERİRKEN, BİZ ŞEHİR HASTANESİNDEN VAZGEÇTİK DEMEKTE AKIL KARI BİR İŞ DEĞİL”

Şu anda tartışmaların artık Şehir Hastanesi yapılsın mı yapılmasın mı, yeri orası mı olsun burası mı olsundan çok öte, devam eden inşaatın bir an önce tamamlanması noktasına odaklanması gerekir. Yoncalı’da ki hastanenin kaba inşaatı bitmek üzere. Ana hastane binasının temeli ve ilk katı tamamlanmış, bir yatırım yapılmış, bu aşamadan sonra buranın terk edilmesi ve başka hastane yapılması söz konusu değil. Diğer iller şehir hastanesine sahip olmak için mücadele verirken, biz şehir hastanesinden vazgeçtik demekte akıl karı bir iş değil. Zannederim hukuksal olarak da mümkün değil.

“ŞEHİR HASTANESİ TAM MERKEZDEDİR, DOĞUSUNDA VE BATISINDA OTURAN NÜFUS EŞİTTİR”

Hastane yeri ile ilgili tartışma 2012 yılında yapılmış ve karara bağlanmıştı. Her yerin kendisine göre avantajı-dezavantajı olabilir. Şu anda yapılan yer Kütahya’nın tam yerleşim merkezindedir ve doğusunda ve batısında oturan nüfus eşittir. Eğer Hastane Hacı Azizler mevkiisinde yapılmış olsa idi, Atakent’te oturan hemşehrilerimiz için daha yakın ama Akkent’te oturanlar için uzak olacaktı. Parmakören mevkiinde yapılmış olsa idi bu seferde tersi olacaktı. Bugün yapılması gereken merkezde yapılan hastanenin çevre yoluna ulaşımın kolaylaştıracak bir bulvar yapılmasıdır.

“ŞEHİR HASTANESİ İLE KAPASİTE DÜŞMÜYOR, FİZİKSEL OLARAK BÜYÜK BİR GENİŞLEME OLUYOR”

Şu anda Evliya Çelebi Hastaneleri olarak geçen 4 hastane hizmet binası var. Ana binada 443 yatak, ek binada 234 yatak, Üniversite Fizik Tedavide 223 yatak ve Vefa Hastanesinde 50 yatak olmak üzere resmi sayı 950 yatak ile hizmet veriliyor. Şehir Hastanesi ana binası tamamlanınca şu anda ki planlama sadece ek hastanenin kaldırılması yönünde, yani 234 yatak yerine 500 yatak yapılmış olacak. Ana binada da revizyon yapılarak burasının da Kadın Doğum ve Çocuk Hastane bloğu olarak hizmet vermesi düşünülüyor. Bu revizyon esnasında içinde banyo-tuvalet olan odalar planlanacağı için yatak sayısı bir miktar azalsa da toplamda 950 den daha az olmayacak. Kaldı ki, her biri 27 – 32 m2 arasında olan odalarda ihtiyaç halinde yatak kapasitesini artırmak mümkün. Bugün lüks otellerde 25 m2 de çift kişi konaklıyor, ihtiyaç halinde kapasite artar.

“FİZİKSEL OLARAK HASTANE ALANINDA BÜYÜK BİR FERAHLAMA OLACAK”

Gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir durumda yeni hastanede ki kapalı alan genişliği. Şu anda hizmet verilen ana bina 42.000 m2, yatak başına düşen kapalı alan 95 m2. EK bina ise 20.000 m2, burada yatak başına düşen kapalı alan 85 m2. Hastane hizmetlerinde fiziksel mekanların darlığı sağlık hizmet kalitemizi etkiliyor, hem çalışanlar hem hastalar olumsuz etkileniyor. Yeni hastane ise sadece Ana Bina 141.000 m2, yatak başına düşen kapalı alan 282 m2 ye çıkıyor, yani 3 mislinden fazla artıyor. Bugün konuştuğumuz, fiziksel mekan darlığına bağlı sorunlar hastane kullanılmaya başlandığında artık konuşulmayacak. Aynı şekilde, Yoncalı’da yapılan Şehir Rehabilitasyon Hastanesi de 40.000 m2 kapalı alana sahip, mevcut hastanenin misli misli büyüğü olacak. Bir hastanenin sağlık hizmeti sunumunu sadece yatak sayısı üzerinde değerlendirmek, hele bir Rehabilitasyon Hastanesi için bunu söylemek çok yanlış. İçinde yapılan tedavilerin niteliği ve kapsamı çok daha önem taşıyor. Hatta biz Yoncalı’ya şehir hastanesine diğer illerden hatta ülkelerden gelecek hastaların mümkünse hastanede değil, otellerde konaklamasını, hastanede sadece hareket edemeyen ağır hastaların konaklamasını istiyoruz. 

“KÜTAHYA YATAK KAPASİTESİ AÇISINDAN EN GENİŞ İMKANA SAHİP OLAN İL”

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanelerimiz için bazen, 500 yatak olsun, 1000 yatak olsun diye söylemler olabiliyor. Bu şekilde bir rehabilitasyon hastanesi olmaz. Türkiye’nin en büyüklerinde birisi olan Ankara Şehir Hastane Kompleksinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon hastanesi toplam 300 yataklı. Yine İstanbul’da hala yapımı devam eden tek Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon branş hastanesinin yatak kapasitesi 600 yatak olacak. Şu anda Kütahya’da bulunan yatak kapasitesi diğer hastanelerden daha fazla. Yenileri tamamlanınca açık ara önde olacak.

“KAPLICASI OLAN FİZİK TEDAVİ HASTANELERİNDE ŞU KADAR AY, ŞU KADAR YIL YATAK SIRASI OLMASI DA BİR ÖLÇÜ DEĞİLDİR”

Kaplıcası olan Fizik Tedavi hastanelerinde şu kadar ay, şu kadar yıl yatak sırası olmasının bir ölçü olmadığını ifade eden Kavuncu, “Bu hastaneler senelerce tedavi gerektirdiği için değil bir otel zihniyeti, konaklama için kullanılmış. Öyle ki bize gelen bazı hastalar, “Doktor evladım, bizim fizik hakkımız geliyor, gelecek sene teyzenle ikimize hastanede bir oda ayırtmak istiyoruz, bizi sıraya alır mısın” diyorlar. Bu anlayışla 1000 yataklı hastane yapılsa bile yetmeyeceği açıktır. Biz de yataklı tedavileri giderek felçli ya da devamlı doktor kontrolünde olması gereken hastalara ayırmaya başladık. Tabii uzaktan gelen ve fizik tedavi alacak, kalacak yer sorunu olan hastalara da bir çözüm üretmek gerekiyor. Bu hastalar için hasta konuk evleri düzenlenmesi ya da devlet tarafından otel hizmeti satın alınması bile düşünülebilir, her halükarda yataklı hastane gideri azalmış olacaktır.

“DEVLETİN BAŞKA HASTANE YAPMAYACAĞINA DAİR HİÇ BİR TAAHÜDÜ YOKTUR”

Devlet vatandaşlarının sağlık hizmetlerini karşılamakla sorumludur. Şehir hastaneleri anlaşmasında da ne Kütahya’da ne da başka bir ilde, hiç bir yerde Devlet tarafından verilen bir yatak kısıtlama, yeni hastane taahhüdü bulunmamaktadır. Kütahya’da şehir hastanesinin yapılıyor olması yeni bir hastane konusunda bir kısıtlama da getirmez. Şehir Hastanesi tamamlandığında eğer Kütahya’da yeni bir hastane ihtiyacı daha ortaya çıkarsa, devlet bu hastaneyi de yapar. Bunun için kimsenin iznine ihtiyaç yoktur. 

KÜTAHYA SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK HİZMETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİNDE ÖNEMLİ BİR PAYDAŞTIR

Kütahya’da sadece merkezde senede 1.6 milyon hasta muayene ediliyor, irili ufaklı 40.000 girişim / ameliyat yapılıyor. Bu kadar yoğun iş yükünün yürütülmesinde Sağlık Bakanlığı ve Üniversite birlikte çalışıyor. Üniversite olarak biz bu işin önemli bir paydaşı ve katkı vereni durumundayız. İşte, henüz göreve başlayalı bir yılımızı doldurmadan Kütahya merkezde hasta randevu sorunları büyük ölçüde çözüldü. Pek çok yeni branş uzmanı hocamız geldi, yeni tedavi klinikleri oluştu. Gelecekte bu iyileşme ve gelişmeler devam edecek. Bu işin doğrudan içinde olan bir Üniversite olarak şehrimizin sağlık alanında sorunların giderilmesi, gelişim alanların belirlenmesi ve şehir politikalarının oluşmasında da söylenecek sözlerimiz var. Önemli kararlar ve şehrin talepleri başta bu hizmetleri yürütenler olmak üzere danışarak verilmeli, şehir olarak sahip çıkılarak ardında durulmalıdır. Şehir Hastaneleri konusunda şu anda yapılması gereken, yüklenici firma kredi bulur, bulamaz, kendi kaynaklarını kullanır ya da başka firmaya devir eder, öyle ya da böyle, bu inşaatın bir an önce tamamlanması için gereken girişim ve takipleri yapmak olmalıdır. Yoksa şehir hastanesinde vazgeçmek, yerini tartışmaya açmak gibi gündemin bir yararı yoktur. Şu anda kadromuz oluyor, çok ciddi kadro oluşturuyoruz, yeni şehir hastanemiz olursa bomba gibi memleket olacak, artık burası dua edecek.” Dedi.

“CİLDİYE VE PSİKİYATRİ HARİÇ REANDEVU VERİLMEYEN BRANŞ KALMADI”

Hastanelerde yaşanan randevu sorunu ile ilgili açıklama yapan Kavuncu, “En son baktırdığımda randevuda cildiye ve psikiyatri hariç, randevu verilemeyen branş kalmadı. Cildiye ve psikiyatriye bölümüne gidildiğinde de yardımcı olunuyor, acilde de bakılıyor. Onlar da yakında çözülür. Hiç olmayan yan dallar artık burada var.” Diye konuştu.

“GÜNDEMİMİZ; HAYAT KURTARMAK”

Konuşmasının bir bölümünde kutsal bir iş yaptıklarının altını çizen Vural Kavuncu, “Rektör Yardımcımız Kalp ve Damar Cerrahisi Prof. Dr. Ahmet Çekirdekçi bir ameliyat nedeniyle geciktiğinden bahsetti. 58 yaşındaki bir hastanın kalp odacıklarından biri yırtılmış ve onun ameliyatını başarılı bir şekilde gerçekleştirmişler. Oradan çıkıp geldi. Yapılan çok kutsal bir iş ve şu anda burada bulunan bütün personelimiz aslında bu kutsal işin bir  parçası. Sizler üniversitemizde çalışan eşlerinizle birlikte gurur duyabilirsiniz, çünkü biz duyuyoruz. Kütahya’ya bir devlet üniversitesi olarak bizim ölçeğimizde az tanınan bir ayrıcalığa sahip olduk. Biz bu üniversiteyi sadece kurulmuş olması için değil, insanımıza bölgemize bir katkı vermesi için, güzel bir akademik hizmetlere vesile olsun diye bu üniversite kurduk ve hızla yol alıyoruz. Geçtiğimiz bir yaşımızı doldurduk ve Hamd olsun geldiğimiz noktada artık insanımıza faydalı olduğumuzun göstergesi.” Diye konuştu.

Bu habere de bakabilirsiniz

NURİ ÇEVİRGEN: “ENGELSİZ BİR KÜTAHYA İÇİN EL ELE VEREREK BİRLİKTE ÇALIŞALIM”

Kütahya İşitme Kaybı Yaşayanlar Ve İşitme Cihazı Kullananlar Derneği birinci olağan kongresini 18.08.2019 günü Kütahya …