Anasayfa / Yazarlar / ÇOCUĞUMUN OLDUKÇA ZEKİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM NASIL BİR YÖNLENDİRME YAPMALIYIM?

ÇOCUĞUMUN OLDUKÇA ZEKİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM NASIL BİR YÖNLENDİRME YAPMALIYIM?

Katılımcı olarak takip ettiğimiz uluslararası üstün yetenekliler kongrelerinin ana başlıklarından birini teşkil eden bu konu, içinde bulunduğumuz zaman diliminde ülkemiz için daha büyük önem kazanmış durumdadır.

Her anne babanın çocuğu ile ilgili büyük idealleri vardır. Normalden daha zeki ve farklı bir çocuğun ebeveyni olmak anne ve babaları oldukça mutlu eder.

Yaşıtlarından daha farklı ve daha zeki olan çocuklar bebeklik döneminden itibaren kolaylıkla ayırt edilebilir. Eğer var ise bu kapasitenin ortaya konması ancak objektif gözlem ve gerek olursa tarama ve testler ile mümkün olabilmektedir.
Çocuğun gerçekten normalden daha zeki olma durumu tespit edildiği zaman çocuğa daha uygun yaklaşımın sergilenmesi gerekmektedir. Bu yaklaşım ona farklı davranmak şeklinde algılanmamalıdır. Anne babalar farkında olmadan çocuklarına karşı aşırı ilgili, aşırı hoşgörülü veya aşırı beklenti içerisinde davranabilmektedirler. Bu tür davranış ve yaklaşımlar çocuklarda ciddi davranış problemlerinin oluşmasına ve psikolojik olarak sıkıntı duymalarına neden olmaktadır.

Bazı çocukların yüzüne normalden daha zeki çocuk olduğu sık sık söylendiğinde veya bu konu üzerinde sık sık durulduğu durumlarda çocuklar ”nasıl olsa ben zekiyim” diye, aşırı kendine güvenden dolayı yapması gereken görevleri ve okul çalışmalarını hafife almaktadır. Ders çalışmamakta ve bunun sonucunda doğal olarak gelişecek başarısızlıklardan çocuklar ve aileleri kötü bir şekilde etkilenmektedirler. Bu nedenden dolayı çocukların başarıları ”zeki çocuk”, ”akıllı çocuk” diye etiketlenmemeli, bu konuda vurgulama yapmaktan kaçınılmalıdır.
Normalden daha zeki çocuklardan anne ve babaların veyahut çevrenin ciddi beklentileri olabilmektedir. Bu beklentiler genellikle çok yüksek olur, her ortamda vurgulanır ve sık sık üzerinde durulursa çocukta bu beklentiye ulaşmak veya şu anda bulunduğu başarı seviyesini korumak için ciddi anlamda kaygı belirtileri oluşmaktadır. Bu kaygı durumu çocuğa uzun vadede önemli sıkıntılar vermekte ve çocuğun normal ruhsal gelişimini bozmaktadır. Normalden zeki çocuk belli bir başarıyı elde edecektir ama bunun uygun bir şekilde devam ettirilmesi anne babanın olumlu ve istikrarlı tutumu ile mümkün olacaktır.

 “Normalden daha zeki çocuklara nasıl bir ortam hazırlanmalı?” sorusu anne ve babalarca sıkça sorulmaktadır.  Anne ve babaların zeki çocuğa ellerindeki imkânları kullanarak yaptırabilecekleri uygun faaliyetleri yaptırmaları, çocuklarına yeterince vakit ayırmaları gereklidir. İnce ve kaba motor becerileri geliştirici oyunlar oynatmaları, çocuk için uygun arkadaş ortamı hazırlamaları, çocuğun gününü ve zamanını dolu dolu yaşamasını sağlamaları, yetenekleri ve kapasiteleri ölçüsünde ona görevler vermeleri, onun psikososyal stres faktörlerinden korunmasını sağlamaları, ona çok farklı ve sıra dışı olarak davranmamaları da önem arz eder.

Okul zamanı geldiğinde öğretmen konusunda seçici davranarak uygun bir okula göndermeleri ve öğretmenleri ile sıkı bir diyalog içerisinde olmaları çok önemlidir. Çocuğu yönlendirme ve ona uygun ortam hazırlama konusunda zorlandıklarını hissettikleri zaman da profesyonel destek almaları tavsiye edilir.
Normalden daha zeki çocuk nasıl belli olur?

Çocuğun anlama, algılama, kavrama, organize etme, problem çözme, sosyal uyum, olayların gidişatını tahmin etme, işlevsellik olarak yaşıtlarına oran ile daha ileride olması çocuğun zeki olduğunun göstergesidir.

Genelde çocuğun kapasitesini ortaya koymasında olumsuz bir etken yok ise (tıbbi bir hastalık, psikiyatrik bir sorun) çocuklar yaşıtlarından kolaylıkla ayırt edilir. Baskılanmış, depresif, stres altındaki çocuklar kapasitelerini tam ortaya koyamadıkları için zeki oldukları halde son derece yetersizmiş gibi görülebilir. Ailelerin bu konuda dikkatli olmaları ve iyi gözlem yapmaları gerekmektedir.

Normalden daha zeki çocuklar hangi okullara gitmeli, farklı bir okul gerekli mi diye soran anne babalar da vardır.

Çocuğu yönlendirebilecek, ev ödevleri ile boğmayan, ilgili ve uygun yaklaşımı olan bir öğretmenin/ öğretmenlerin olması halinde çocuğun ciddi anlamda bir kaybı olmayacaktır. Bu konuda çocuğu çok profesyonel anlamda yönlendirebilecek okulların maalesef yok denilecek kadar az olduğu ülkemiz açısından da önemli bir gerçektir.

Son zamanlarda şehrimizde eğitim ve öğretim açısından önemli gelişmeler görülmekte, eğitim yatırımları yapılmakta ve bu da şehrimiz açısından bizleri ümit var kılmakta ve heyecanlandırmaktadır.

Burada hemen şunu da belirtelim ki çocuk için Türkiye’de/bulunduğumuz şehirde mevcut olan imkânlar kullanıldığında, ailenin ve çevrenin tutumları uygun olduğunda, çocukların kapasitelerinin açığa çıkarılması ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi açısından iyi bir öğretmenle karşılaşılması birçok kaygı ve sorunumuzu önemli ölçüde giderecektir.

Sevgiyle kalın…

Ömer Ayvaz

Bu habere de bakabilirsiniz

DİSPANSER

               Türklerin hayatına baktığınızda büyük kısmını göçlerin ve savaşların kapladığını görürsünüz. Kolay değil. Küllerinden yeniden …