Anasayfa / Yazarlar / EV ÖDEVİ Mİ KÂBUS MU?

EV ÖDEVİ Mİ KÂBUS MU?

Siz, işinizi her gün eve getiriyor musunuz?

Eşiniz ( ev dışında çalışıyorsa) işini her gün eve getiriyor mu?

İşini her gün eve getiren ve geç saatlere kadar üzerinde çalışan aile bireylerinin ilişkileri sağlıklı olur mu?

Hayır, kesinlikle hayır…

Ama çocuklar/öğrenciler her gün eve iş getiriyor.

Hafta tatili günlerinde daha fazla iş getiriyor.

Otele, motele, yazlığa, kış tatiline, kaplıcaya, denize giderken işinizi de götürüyor musunuz? Tabi ki hayır…

Ama çocuklar götürüyor.

Tatilde bile kalınlığı göz korkutan tatil ders kitapları…

Kabul edilemez, hoş görülemez.

Her akşam ve her hafta sonu eve, tatile iş götürülmemeli.

Bilgi yüklemesi kolay… Öğretilir, öğrenilir, yüklenir.

Ama çocukların ruh sağlıkları, gerilen ve kopma noktasına gelen anne/baba çocuk ilişkileri?

Telafisi, düzeltilmesi çok zor ve çok pahalı…

Düzeltmeden bahsedilen yerde bozulma söz konusudur ve orijinallik kaybolur.

Lütfen çocukları kıymayalım. Kurban etmeyelim çocukları, ne kendi hırsımıza, ne elalemin ne de…

“Konu” dediğiniz nedir ki, öğrenilir.

“Soru” dediğiniz nedir ki, çözülür.

Çocuklarımızla ilişkilerimizi düğümlemeyelim, çözülmüyor, çözülse de derin yıpranmışlıkların izleri yıllar boyu kalıyor ve unutulmuyor.

Siz hiç “Babam ölsün de kurtulayım” diye dua eden, sizden de dua isteyen öğrenciyle karşılaştınız mı?

“Öğretmenim ölse de ödevden kurtulsam” diyen daha eteğinin / pantolonunun belini toplayamayacak kadar küçük öğrenci itirafı duydunuz mu?

Anne babanın” ödevini yap” tekerlemesinden (dırdırından) kurtulmak için ölmeyi isteyen ve cidden kendi aklınca plân kuran çocukla / öğrenciyle karşılaştınız mı?

Hem bu arada anne/baba işçi, memur, esnaf, mühendis, işletmeci, ev hanımı vb. yani öğretmen değil. Öğretmen dahi olsa çocuğunun gözünde öğretmen değil, anne veya baba.

Öğretmen olmayan, öğretmenlik eğitimi almayan birisini evde ÖĞRETMEN OLARAK GÖREVLENDİRMEK gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklemek gibidir.

Siz bir hukukçudan mühendislik, bir mühendisten doktorluk, bir öğretmenden ithalat ihracat yapmasını isteyebilir misiniz? Diyelim ki istediniz, sonucun olumlu olmasını beklemek balıkların tırmanmasını, tavşanların yüzmesini beklemekle eş değerdir.

Herkes görevini yapmalı, anne ve baba da anne ve babalık görevini lâyıkıyla yerine getirmelidir.

Anlatmaya çalıştıklarım hikâye ve varsayımlar değil dostlar, yaşanmışlıklar ve bizzat şahit olunanlardır…

Aklın yolu bir… Kafamızı kaldırıp çevremizde ve dünyada kim ne yapıyor diye şöyle bir baksak ve görsek yetecek… Ama BAKMAK ile GÖRMEK…

Bazı itirazları da şimdiden duyar gibiyim… İtirazlarınız M.Ö (Milattan Önce) ki zamanlar için geçerliydi, günümüz dünyasında ve eğitiminde bir anlam ifade etmiyor.

KIYILMAMALI…  HANIMEFENDİLER / BEYEFENDİLER, ÇOCUKLARA KIYILMAMALI… CEVHERLER CURUFA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ…

ÖZELLİKLE İLKÖĞRETİM BİRİNCİ KADEMEDE…

Anlatmaya çalıştıklarımız çerçevesinde uluslar arası eğitim ölçme değerlendirme sonuçlarına bakacak olursak (05 Eylül 2018 tarihli yazımda paylaşmıştım) düşüncelerimizin dikkate alınmaya değer olacağı görülecektir. Ödevden adeta başını kaldıramayan çocuklarımızın gelişmiş ülkeler ölçeğinde eğitim, donanım ve kazanımlarının içimizi acıtan durumu ilgili hemen herkesin malûmudur.

Merak uyandırma, araştırma, inceleme, sorgulamaya teşvik, akıl yürütme ve muhakeme yeteneğini geliştirici oyunlar/faaliyetler günümüzde maalesef göz ardı edilen önemli alanlardır.

Sağlıklı iletişim, kendisini, duygu ve düşüncelerini ifade edebilme, muhataba saygı, adalet ve hakkaniyet duygularını, sorumluluk bilincini geliştirici çalışma ve etkinliklerin çocukların beyin/zekâ gelişiminde olağanüstü kazanımlar sağladığı bilimsel bir gerçeklik olarak dururken hâlâ acımasız ev ödevi mantığı…

Bu mantıkta “Kasıt var” demesek de, “Ne yaptığınızın farkında mısınız?” demek makul ve cevaplanması gereken bir soru olarak zihinlerimizi meşgul etmektedir.

Sevgiyle kalın…

Ömer Ayvaz

Bu habere de bakabilirsiniz

AKIL YÜRÜTME / ANALİTİK DÜŞÜNEBİLME

Eğitimin sadece konuşulduğu, hayata geçirilemediği gelişmekte gecikmiş ülkelerde bilimin temel kaynağı kitaplardır. Bu gibi ülkelerde …