Anasayfa / Esat Anık / GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…

Bugün sizlere çocuk yıllarımdaki (1960-65 arası) Kütahya’yı anlatmaya çalışacağım şiirsel olarak. Elbette daha yazılacak – anlatacak çok şey vardır amma. şiirde anca bu kadar…

Eski zamanları özlerdi anam,

Babam methederdi…

“Eskiler şimdiden iyiydi ” derdi.

 

Küçük de olsa, harap da olsa

Herkesin bir evi vardı.

Bir camı mutlaka bahçeye bakardı.

Tel dolapları, tavanda mısır koçanları,

Avluda ambarlar vardı…

Kadınlar süt sağar, erkekler satardı.

Parasıyla; hanıma şalvarlık,

Kıza entari, oğlana pabuç alınırdı

Naylon, yandan “şıkşık” lı .

 

Bakkal Süleyman; Birinci, Gelincik, Bafra, Kulüp cıgarası.

Teneke peynir, kırık leblebi, kuru üzüm satardı.

Her ayın başında hesap açar,

Sonunda kapardı.

Yani, kimsenin kimsede alacağı kalmazdı..

Balıklı köprüsünde dilenci Kör Memet,

Kapılarda dilenci Kör Zülâ,

Sokaklarda Cevdet…

Cuma`ları fakirler doyurulur,

Kimsesizlerin hali vakti sorulurdu.

Gönüllere nur, evlere bereket yağardı.

O zamanlar insanlık vardı.

 

Yağmur yağdığında damlar akardı

Her odaya tencere, sahan koyardık.

Bazen de borulardan kurum damlardı,

Teneke kutu bağlardık.

Her şeyin kolayı vardı.

Kimse kimseyi kıskanmazdı.

Komşuda ne varsa, komşuda vardı.

Hesna Hanım börek yollar,

Karşılığında yaprak sarması giderdi.

Tencere dolusu, “Tadımlık canım (!)”

Kim hastalansa Hayriyanım koşardı,

Adı gibi hayırlı…

Şifalı otlardan merhem,

Nane-limon, ayva denesi,

Her derde deva çörek otu.

Hayriyanım` ın marifeti çoktu.

Kim ölse “Efkarlı ” koşardı

Yürekten, sevecen, telaşlı…

 

Susamlı ramazan pideleri…

Hem de “Dört Direkli” den.

İftarlıklar ,baklavalar, su börekleri…

Sokak aralarında, sahura kadar

Nargile sefaları, hasır sohbetleri,

Çocuklarda iftar topu neşesi:

“Topçu topunu atameyo,

Helvacı kızını satameyo.”

 

Kış geceleri sıcacık, sevimli…

Konu komşu birlikte yılbaşılar.

Patlamış mısır, portakal, üzüm .

Pişmaniye çekmeler, tombala oynamalar;

l.Çinko, 2.çinko, tombalaaaa.

Sobanın dibinde sarman, ana dizinde

Osman uyumuş.

“Aaaa! Saat de geç olmuş.”

“Aman canım, daha erken; oturuyorduk.”

 

Derken;

Borçsuz yaşardık derdi babam.

Her şey yoktu, kuyruk çoktu.

Ama insanlar umutlu ve daha

Mutluydu.

İskarpin giyemezsek, “Cızlavet ” giyerdik.

Amma, biz o günleri çook, çok severdik.

 

 

Bu habere de bakabilirsiniz

EV ÖDEVİ Mİ KÂBUS MU?

Siz, işinizi her gün eve getiriyor musunuz? Eşiniz ( ev dışında çalışıyorsa) işini her gün …