Anasayfa / EKONOMİ / Baro Başkanı Ahmet Atam: “10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN”

Baro Başkanı Ahmet Atam: “10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN”

                         

Tarihte ”dokuz patron olayı” olarak adlandırılan, Türk basın tarihinde önem arz eden, gazete patronlarının gerçekleştirdikleri  3 gün gazete çıkarmama boykotları süresince, çalışanlar “Basın” adlı bir gazete çıkardılar. Gazetenin son sayısında,basın emekçilerinin elde edilen hakların korunması amacıyla elbirliğiyle mücadele edecekleri yazıyordu. Gazete çalışanlarının bu direnişleri “çalışan gazeteciler gününün” tarihi  temeli oldu.

 

  Basınsız bir demokrasinin olamayacağı, basının özgür olmadığı bir ülkede demokrasiden ve özgürlüklerden söz edilemeyeceği, basının halkın haber alma ve ifade özgürlüğünün teminatlarından biri olduğu, demokrasinin her türlü vesayetten arınmasında etkili bir söz sahibi konumunda olduğu, daha modern bir devlet yapılanmasının tesisi ve temini konusunda basının sorumluluk üstlenmesinin son derece önemli olduğu, editör bağımsızlığının hem kurumsal hem de yasal çerçevede sağlanmasının zorunlu olduğu, toplumsal sorunlar karşısında kamuoyu oluşturmak, demokrasinin güçlenmesi ve gelişmesine katkı sağlamak, halkın sesi, gözü, olarak, sosyal bilinçlenmede katkı sahibi olan basın özgürlüğünün son derece önemli olduğu yadsınamaz bir gerçektir.    

                         Özgürlük ve demokrasi mücadelesine olan katkıları nedeniyle “Dördüncü Güç” olarak adlandırılan medyanın yeterince özgür olup, halkı olup bitenden zamanında ve doğru biçimde bilgilendirip aydınlatması, ancak kendi aralarında örgütlü ve  güçlü olmalarını gerektirmektedir. Birilerinin koruması altında, müdahale edilerek kalemleri onların istediği biçimde şekillenmemeli, işten atılma korkusu yaşamadan gördüklerini ve düşündüklerini köşelerinde ifade edebilmeli, görsel basında objektif bir şekilde  halka ve tartışmaya açabilmelidir. Özellikle Anadolu basınının maddi anlamda zor şartlarda sürdürdüğü faaliyetinde reklam veya ihale ilanı  alamama korkusu, emekçilerin İşsiz kalma korkusu, mesleki rekabet veya çeşitli nedenlerle patronlarının, iktidarın veya muhalefetin
belirgin bir şekilde boyunduruğu altına girerek basının sessiz kalması veya belirgin bir tarafgirliği; vatandaşın doğruyu öğrenememesi, neticede basından elde edilmesi gereken yararın sağlanamaması sonucunu doğurur.                                         

                        Bu nedenle; patronların sadece gazetenin sahibi olduğu gerçeğinin göz önünde bulundurulup, bu sahipliğin çalışanların beyinlerini ve kalemlerini de kapsamadığının anlaşılması, çalıştıkları pozisyonda görüşlerini özgürce ifade edebilmeleri için basın çalışanlarının örgütlü olması, sendikalaşması, böylelikle sosyal haklarını elde ederek bağımsızlıklarını sağlamaları, basının belirli güç gruplarının menfaatini koruma yönünde bir silaha  dönüşmesinin önüne geçilmelidir. Gereğinde canını ortaya koyarak çalışan gazetecinin maddi ve manevi özgürlüğünün sağlanamadığı yerde; özgür bir basından da söz edilemeyeceği gibi, halkın doğru haber alma hakkına da tecavüz edilmiş olur. 

                                                  
                       Bu vesileyle tüm basın çalışanlarının bu anlamlı günlerini bir bayram havası içinde geçirebilmeleri dileğiyle candan kutluyor, kendilerine teşekkür ediyorum.

Bu habere de bakabilirsiniz

KUTSO’DA “DIŞ TİCARET” SEMİNERİ

T.C. Ticaret Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) işbirliğindeki Dış …