Anasayfa / EKONOMİ / Bizi Bir Arada Tutan Tek Şey Vatandır

Bizi Bir Arada Tutan Tek Şey Vatandır

Sevgili Okuyucularım

Beni tanıyan tüm yakınlarım bilirler. Vatan dışında buluşulacak bir ortak payda olmadığını, bunun dışındaki tüm önerilerin yanlış olduğunu şiddetle savunduğumu birçok konuşmamda duymuşlardır.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda merak ediyorum.

Bazılarının dediği gibi, etnik köken bizi birbirimize bağlayan yapıştırıcı güç olabilir mi?.

Veya bazılarına göre, mezhep bizleri bir arada tutan en önemli şey midir?

Yoksa tek başına İslamiyet midir bizi birbirimize bağlayan en kuvvetli güç?

Ne dersiniz?

Bizleri bir arada tutmak için etnik kökenimiz esas olsaydı Kürtler, Türkmenler, Lazlar, Çerkezler, Abazalar nasıl bir arada tek parça halinde yaşayabilirdi?

Eğer böyle bir durum geçerli olsaydı bugün yaşadığımız topraklarda Türkiye yerine paramparça olmuş ikinci bir Yugoslavya olmaz mıydı? Bir köşede Lazistan, diğer köşede Kürdistan, bir diğerinde Çerkezistan, Abazistan, Zazaistan… olmaz mıydı?

Eğer en önemli yapıştırıcı güç mezhep kabul edilirse, aynı topraklarda yaşadığımız Sünni ve Aleviler nasıl bir arada kalabilirdi bunca yıl? Hangi mezhebi esas kabul edip diğerinin ona biat etmesi beklenebilir?

Bu da mı olmadı?

Hepinizin tabii ki esas olan İslamiyet’tir diye düşündüğünü biliyorum.

Hayır dostlar o da değil. İnanın bana.

Eğer en büyük birleştirici güç din olsaydı bu toprakları paylaştığımız Ermeni, Yahudi, Hıristiyan, Ateist insanlarla çoğunluk olan Müslümanlar nasıl bir arada yaşayabilirdi? Nasıl yıllarca bir arada yaşadı?

Sanayide eski ustalarımıza sorun; onlara bu mesleği öğretenler içinde mutlaka Ermeni ve Yahudi ustalar olduğunu anlatacaklardır size.

En önemli üniversitelerin ve eğitim kurumlarımızın kurucu ve ilk öğretim üyelerinin Hıristiyan zulmünden ve özellikle Alman nazizminden kaçan Yahudi bilim adamları olduğunu göreceksiniz.

Örnek mi ?

Çok

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev alan yabancı bilim adamları: Philipp Schwartz (1933­1952), Siegfried Oberndor­ fer (1933-­1944), Hans Winterstein (1933­-1956), Julius Hirsch (1933­-1948), Hugo Braun (1933-­1950), Werner Lipschitz (1933-­1939), Friedrich Dessauer (1934-1937), Erich Frank (1933­-1957), Rudolf Nissen (1933­-1959), Wilhelm Liepmann (1933­-1939), Joseph Igersheimer (1933­1939), Rutin (1934­-1936), Karl Hellmann (1936­-1943), Max Sgalitzer (1938­-1943), Alfred Kantorowicz (1933-­1950).

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde görev alan yabancı bilim adamları: Richard Edler von Mises (1933­1939), Willy Prager (1933­-1941), E. Finlay Freundlich (1933­-1937), Hans Rosenberg (1938-­1940), Thomas Rodys (1942­-1947), Marcel Fouché (1933­-1964), Harry Dember (1934­-1940), Kurt Zuber (1941-­1963), Arthur v. Hippel (1933-­1934), Fritz Arndt (1934-­1955), Kroeplin, Weiss, Friedrich Breusch (1937­-1971), Herzog, Philipp Gross (1936-­1939), Valensie, Jean Savard, Fre­ derick Hurn Constable, André Naville (1933-­1937), Curt Koss­ wig (1937­-1955), Alfred Heilbronn (1933-­1956), Leo Brauner (1933­-1955).

İstanbul Üniversitesi  Edebiyat Fakültesi’nde görev alan yabancı bilim adamları: Hans Reichen­ bach (1933­-1938), Ernst von Aster (1936-­1948), Walter Kranz (1942­-1952), Kurt Bittel, Helmuth Th. Bossert (1933­-1961), Leo Spitzer (1933­-1936), Erich Auerbach (1936­-1947), H. Brink­ man, Hellmut Ritter, Clemens Bosch (1935­-1955), K. Süssheim, Wilhelm Peters (1937-­1952).

İstanbul Üniversitesi  Hukuk Fakültesi ve İktisat Fakültesi’nde görev yapan yabancı bilim adamları: Andreas Schwartz (1934-­1953), Ernst E. 1933-­1952), Richard Honig (1933-­1939), Karl Strupp (1933­-1935), Fritz Neumark (1933­-1952), Gerhard Kessler (1933-­1951), Alexander Rüstow (1933-­1949), Wilhelm Röpke (1933-­1937), Josef Dobretsberger (1938­-1941), Alfred Isaac (1937­-1950).

Liste çok uzun. Bunlar sadece İstanbul Üniversitesinde çalışan yabancılar. Ankara ve İzmir’i saymıyorum daha.

İstanbul da Kapalıçarşı esnafı, kuyumcular, dericiler bu mesleği hep Ermeni komşularından öğrenmişlerdir.

Mardin ve yöresinin gözbebeği telkari işlemeleri Süryani ustalar sayesinde bu güne gelmedi mi?

O yüzden bizleri bir arada tutan gücün İslamiyet olduğunu söylerseniz bu insanları hep yok saymanız gerekir.

Eğer gerçekten İslam toplumları birbirlerine bu din kavramı ile yapışık olsaydı İslam ülkeleri arasındaki dayanışma ve dostluk had safhada olmaz mıydı?

Yıllarca sırtımızda taşıdığımız Kıbrıs’ı 1974 barış harekâtı sonrasında bağımsız cumhuriyet olarak ilan edildiğinde kimler tanıdı sanıyorsunuz?

O günden bu yana 40 seneden fazla zaman geçti.

Bugün haklarını kendilerinden fazla savunduğumuz Filistin Müslümanları, herhalde Kıbrıs’ta yaşayan kardeşlerini Müslüman kabul etmemiş olacaklar ki onların bağımsızlığını tanıyan ülkeler arasındaki ‘uzun listede’ yer almamışlar.

Ya da sırp soykırımı karşısında heba olan binlerce Müslüman Boşnak kardeşimize ilk yardım elini uzatan, maddi manevi desteğini eksik etmeyen, Mostar köprüsünün yeniden imarı için 10 milyon TL para harcayan Türkiye’nin bu yaklaşımına karşı Bosna Hersek’li kardeşlerimizin Kıbrıs’ı kaile alıp tanımadığını söylemek bile içimi acıtıyor.

Varın yorumu siz yapın

Bu arada hep kardeşimiz dediğimiz Türkî Cumhuriyetlerini de unutmamak lazım. Ne Azerbaycan, ne Gürcistan, ne de Türkmenistan Kıbrıs’ı tanıyan ülkeler arasında yer alma cesaretini bile gösterememişlerdir.

Haaa

Bu arada çok merak etmişsinizdir diye yazayım. Yukarıda bahsettiğim Kıbrıs’ın bağımsızlığını tanıyan ülkelerin uzun listesi buraya biraz zor sığacak ama yine de yazmak istiyorum. Cahil kalmayın diye.

Türkiye

Pakistan

Bangladeş

Liste çok uzun oldu. Sizi yordum biliyorum. Kusuruma bakmayın artık.

Bir hatırlatma daha var. Birleşmiş Milletlerin (Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi dünya 5’den büyüktür lafı o kadar doğru ve haklıdır ki) baskısı ile Pakistan ve Bangladeş de daha sonra bu kararlarını geri çekmek zorunda kalmışlardır. Sonuçta yukarıdaki listede sadece Türkiye kalmıştır.

Şimdi sormak istiyorum size?

Biz Müslüman kardeşlerimizin haklarını her platformda savunurken onlar neden bizim yanımızda değiller?

*  *  *

Görüyorsunuz ya dostlar: Bizleri birleştiren tek gücün İslamiyet olduğunu söylemek de olanaksız ve bir o kadar da yanlış.

Bizleri bir arada tutan ve tutmaya devam edecek olan tek bir ortak payda; o da VATANDIR. Vatan ortak paydası etrafında diğerleri destek olabilir; ama ortak payda vatan değilse parçalanmak kaçınılmazdır.

Hepiniz merak ediyorsunuz bunları size neden yazdım diye.

İnanın siyaset yapmak için değil.

Kütahya’mızın gözbebeği bir okul var. 22/12/2017 15. yılını gururla kutlayan bir okul: Germiyan Bilge Koleji.

Bu okulun hikâyesi benim için çok ilginç. Sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ortaöğretim döneminde olan iki çocuğumu, eğitimin sadece devlet kontrolünde olması gerektiğine inanan biri olarak Şehitler İlköğretim Okuluna vermiştim. Ne var ki kalabalık sınıf mevcudu nedeniyle öğretim imkânlarından yeterince faydalanamadıklarını gördüğüm için özel kolej arayışına girmiştim. Sonra çok üzülerek fark ettim ki cemaat kontrolü altında olmayan bir okul bulmak çok zormuş. O dönemde kurulmuş ancak büyüme zorluğu çeken Germiyan Kolejine çocuklarımı kaydettirdim. Öğretmenlerin özverili ve içten yaklaşımları, iletişimin idealliği karşısında bir sosyal sorumluluk olarak CUMHURİYET ve VATAN ekseninde buluşan öğrenciler yetiştirmek amacıyla, toplumun tümünü kucaklayacak anlayış ve sağduyuda bir okul kurmak için yapılan ortaklık teklifini kabul ederek kurucu üye oldum.

Zaman içerisinde yakaladığımız akademik başarıların yanında bugün Kütahya ve çevresindeki birçok yarışmada gerek sportif ve gerekse sanatsal alanlarda birincilik kürsüsünden hiç inmeyen öğrencilerimiz oldukça, gururum daha da arttı.

Bugün Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüttüğüm okulumuzda vatan sevgisi ile yoğrulmuş, milli değerlerine, örf ve adetlerine bağlı, herkesin yaşam tarzına saygılı, hoşgörüyü karakter kabul eden, başarıyı sadece akademik değil, bedensel, sanatsal, zihinsel ve düşünsel gerçeklere indirgeyebilen gençler yetiştirmeye devam ediyoruz; devam edeceğiz.

Çünkü ülkemizi bir arada tutan tek gerçeğin VATAN SEVGİSİ olduğu bilinci ve inancındayım.

Sizin de o inançta olmanızı istiyorum.

Kalın sağlıcakla

Bu habere de bakabilirsiniz

EVCİL HAYVANLAR İÇİN ÖRNEK PROJE

Yerli sermaye ile kurulan ve geçmişten günümüze önemli çalışmalara imza atan Sedat Tahir A.Ş.-Cook, temiz …