Anasayfa / Esat Anık / SÜT TOZU

SÜT TOZU

Hiç süt tozu içtiniz mi siz? Amma, şimdiki o yabancı kahvelere karıştırılanlardan değil…

Alüminyum bir bardak içinde, ılık su ile karıştırılmış süt tozu.. Peh! Ne ağır kokardı. İğrenirdik yine de içirirlerdi öğretmenlerimiz… Eee! Amerikan yardımı ya… Maddi-manevi en yakın müttefikimiz, dostumuz Amerika hayır işliyor… İçeceksin!

*
1960 da başladık ilkokula. Bilirsiniz o zamanlar Kütahya’da neredeyse her evin bir ineği, mandası var. Sabah, hayvanları “Dombay Aralığı” na kadar götürdük mü, artık sürüye karışır gider çayıra.. Akşam da karşılarız aynı aralıktan. Ufacık bedenlerimizle; elimizde bir çomak, o dev gibi camızları katar önümüze getirirdik evimizin altındaki ahıra… Özel ve güzel yıllardı.

Rahmetli annem sütü sağar; bir kısmını eve ayırır, diğer bir kısmını da “Pastacı Asım Amca” lara götürür satardım. Karagöz Camii’nin arka tarafında imalathane, ön tarafta Bozoklular’ ın alt tarafında pastanesi vardı Asım Amca’ların.. Sütü boşaltır, bir elimde boş süt güğümü, diğer elimde kremalı pasta dönerdim. Emeğimin karşılığı idi bu pasta. Hem de her gün…

*
Annem bize ayırdığı sütten tel dolapta soğuttuğu sütten getirirdi akşamları. Birazını yoğurt çalmak için, bazen peynir için, bazen tereyağı için ayırırdı. Süt kaynadıktan sonra üstünde bir kaymak birikirdi ki, sormayın! Aklım kalırdı o kaymakta…

Şimdi soracaksınız! “Kardeşim evinizde madem süt vardı, kaymak – tereyağı – peynir vardı da, niye okulda süt tozu içiyordun?”

Haklısınız… Ben de tam o konuya geliyordum. Bedava ve zorla veriyorlardı. (Affınıza sığınarak) öğüre öğüre içiyorduk. İçiriliyordu..

Zaten millet olarak şu halimize bakıyorum da; bize zorla içirmelerinin sebebini birazcık idrak ediyorum. Genlerimizle oynadılar herhalde… Baksanıza! Bayrak için canını veren bir ecdâdın torunları, bayrak yakıyor… ” At, avrat, pusat bana ait. Ama toprak milletime aittir” diyerek, Çin İmparatoru’na savaş açan atam Mete Han’ dan (globalleşme ve AB uğruna yakında tüm sahil şeridi de yabancılara pazarlayacak hale gelen) torunlara…

Kan toplayan (ne amaçla, neredeye gönderecekse) Babuna’ ya engel olmaya çalışan eski Sağlık Bakanı’na demediğini bırakmayan boyalı basın, daha sonra DNA larımız ile oynanabileceği endişesini dile getirmişti… Bunlar da torun!

“Sizlere üşümeyin diye battaniye dağıtıyoruz” dediler Kızılderililere bu Amerikalılar.. Hani o “çiçek mikrobu” taşıyan battaniyeler de, neslini kurutmaya çalışmışlardı ya… İşte, ben ondan korkuyorum!

Kesin, kesin… Bir şey vardı bu süt tozunda… Varsa ambarlarda unutulan, bir analiz etseler bari… Kim bilir? Belki bir şeyler bulunur, bir panzehir icat edilir de, Bayrağımıza, toprağımıza sahip çıkarız…

Kim bilir?

Bu habere de bakabilirsiniz

YARGITAY 1. BAŞKANI İSMAİL RÜŞTÜ CİRİT’DEN, VALİ AHMET HAMDİ NAYİR’E ZİYARET

Yargıtay 1. Başkanı İsmail Rüştü Cirit ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akarca, Vali Ahmet Hamdi …