Anasayfa / Yazarlar / Adil Özkan / NEDEN? 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

NEDEN? 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

Kurtuluş Savaşını niçin yaptık? O günkü şartlarda önümüzü görmemize rağmen asil ruhun ön sezileriyle, düşünceleriyle üstad Mehmet Akif’in “Tek dişi kalmış canavar” dediği, görünüşte uygar ülkelere boyun eğmemek emperyalizmin kölesi olmamak için yaptık.

Ancak 30 Ağustos zaferinden bahsetmeden önce şu gerçeği unutmayalım. Dünya güçlü devletleri Sevr’de ileri sürdükleri gibi kafalarında düşüncelerinde, hayallerinde hala sınırlarımız içinde bir Kürdistan bir Ermenistan devletinin kurulmasını istiyorlar. PKK ve yandaşlarını bu güçlü devletlerin şöyle veya böyle destekledikleri alenen ortada.

Bunun için Devletimizin din, dil ve mezhep tarikat gibi nedenlerle bölünmesine ortam hazırlamayıp birlik ve beraberlik düşüncesi etrafında toplanmamız lazım.

Türk Bağımsızlık Savaşı XX. yüzyılda emperyalizme, sömürgeciliğe karşı girişilen ilk büyük kurtuluş hareketidir. 30 Ağustos hem bir son, hem de bir başlangıçtır. Bağımsızlık savaşı bütün “Mazlum milletler” için yeni dönem başlatmıştır.

30 Ağustos 1922 Başkumandan Meydan Muharebesi yeni Türk Devletinin diplomatik ve siyasi alanda başarılara yol açarken, Yunanistan’da bir hükümet başkanının, eski başkomutanın, bir çok bakanın idamına yol açmış, ayriyeten küstah ve kendini beğenmiş mağrur ve iddialı İngiltere Başbakanını güç duruma düşürmüştür. Büyük taarruz 26 Ağustos 1922 sabahı başladı. 26-27 Ağustos günlerinde düşman cephesi yarılmış, bir kaç gün sonra düşmanın ana kuvvetleri sarılarak yok edilmiş ve esir alınmıştır. Düşman Uşak’ı, Eskişehir’i, Kütahya’yı ve sayısız kasaba ve köyü ateşe vererek çekilmiştir.

30 Ağustos Zaferinden sonra kısa sürede tüm Anadolu işgal devletlerinden temizlenmiş, SEVR  antlaşması süngü ile yırtılmış ve Mudanya Anlaşması imzalanmıştır. 26 Ağustos’ta başlayan savaş Afyonkarahisar, Altıntaş, Dumlupınar arasında beş gün beş gece büyük bir meydan savaşı olarak cereyan etmiştir.

Yunanlılar 1921’de giriştikleri Sakarya taarruzuyla artık Türk gücünü sona erdireceklerini sanmışlardır. Ama yanılmışlardı.

Bunları genel bilgi olarak anlatırken şunu da arada belirtmek isterim. Büyük Taarruzu kutlarken, her şeyden önce bugünlere nereden ve nasıl geldiğimizi düşünmek, öğrenmek ve öğretmek gerektiğini düşünüyorum. Özellikle şu günlerde zorluklara göğüs germek lazım. Yeni nesile, gençlere bu günkü bu güzel Türkiye’yi kuranların o zamanlar ne sıkıntılar çektiğini düşünmek, arka arkaya yapılan savaşlardan sonra harap bir yurdun üzerine bağımsız bir devlet kurulmanın, işgalden düşmanın nasıl kovulduğunu bilmeyenlerin bilmesini sağlamak lazım.

Sakarya savaşından sonra, bütün çalışmalara rağmen, 186 bin asker, 98 bin tüfek, 800 ağır 2000 kadar hafif makinalı tüfek, 325 top, 15 bin süvari kuvvet ve 5 uçak vardı.

Yunanlıların ise 200 bin kuvvet bize göre çok üstün top makinalı tüfek ve bol cephaneleriyle on iki yeni uçakları vardı.

İşte büyük taarruz bu şartlarda başladı.

İngiliz başbakan 1. Corc “Anadolu’da Türklerden başka bir Millet, devlet kurabilir” diyerek Türk düşmanlığını açıklıyor, Yunanlıları Anadolu’ya saldırtıyor ve bizi yok etmeye çalışıyordu.

Ancak bu düşmanlık 1071 Malazgirt Zaferinde başlamış ve hala devam etmektedir.

Sakarya Savaşı dışında savaşlar Eskişehir-Afyon yöresindeydi. Şimdi Afyon yöresine ağırlık verilmişti. Çünkü Yunanlılar için Afyon’un demir yolu ile İzmir limanına bağlı olması önemliydi.

Yunanlılar Akarçay, Afyon-İzmir demiryolu arasındaki Afyon’un güney batısı arazisi sarp ve dik yamaçlıydı. Yunan buraları bol malzemelerle kuvvetli bir şekilde geçilemez duruma getirmişti. Bu durumda Akarçay’dan Kurt Kayası, Belentepe, Tınaztepe, Çiğiltepe’den geçen mevzilere taarruz edileceği kararı alındı. En güçlü yerleri Kalecik Seyirisi ve 1310 rakımlı Erikmen tepeleri Yunan için kilit noktaları idi. Kocatepe 1900 mt. yükseklikte idi. Tüm düşman mevzileri gözüküyordu. Kocatepe, doğanın Türk milletine bize bir lütfu idi. Taarruz sabah gün ışıkları ile top atışı ile başladı. 5 gün gündüz gece devam etti. Kuzeye çekilen Yunan ordusu Sincan Ovası’nda açıkta savaşa mecbur edildi. Son safhada 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da uygulandı. Adatepe ormanlarına sürüldü. Neticede General Trikopis esir edildi.

M.Kemal’in ordunun başına geçmesi ve yönetmesi nedeniyle “Başkomutan Meydan Savaşı” olarak tarihe geçen Dumlupınar Meydan Savaşı, Türk ordusunun 200 yıldan beri taarruz ederek kazandığı ilk zaferdir.

Başarıyla sonuçlandırılmış olan Çanakkale, İnönü ve Sakarya savaşları savunmaya ve düşmanı durdurmaya yöneliktir. Dumlupınar Meydan Savaşı ise taarruz edilerek düşman yenilgiye uğratılmış ve Anadolu’dan uzaklaştırılmıştır.

Bu zafer Türk Ulusuna Mudanya Ateşkes Antlaşmasıyla Lozan Antlaşması’na giden yolu açmış ve Türkiye  Cumhuriyeti’nin kurulmasını sağlamıştır.

Bu nedenle her yıl 30 Ağustos gününü “Zafer Bayramı” olarak kutluyor. Bu vatan için seve seve kanlarını akıtan şehitlerin ruhları şâd olsun. Allah rahmet eylesin. Allah bir daha milletimize o kara günleri göstermesin. Şu günlerde dış mihrakların oyununa gelmemek için daima uyanık olmamız lazımdır. Bu topraklar bizim, bizim kalacaktır.

Kütahya Ekspres Gazetesi/Özel

Bu habere de bakabilirsiniz

ŞAMPİYONLUK YOLUNDAKİ KÜTAHYASPOR, KUTSO’NUN KONUĞU

Bölgesel Amatör Ligi onuncu grupta şampiyonluk hedefiyle mücadele eden Kütahyaspor heyeti, Kütahya Ticaret ve Sanayi …