Anasayfa / GÜNDEM / Ressam Ahmet Yakupoğlu’nun Kişiliği;

Ressam Ahmet Yakupoğlu’nun Kişiliği;

Ressam Ahmet Yakupoğlu’nun Kişiliği;

Ressam Ahmet Yakupoğlu nun kişiliğini ele almak gerekirse; maddi hırslardan uzak, ün, şöhret,gibi nefsani ve dünyevi arzulardan  uzak bir hayat sürmesi; tevazusu, bilge kişiliği, şan ve şöhrete önem vermeyen bir mizacında ;mümtaz hocası manevi babası Prof.Dr.Süheyl Ünverin izlerine rastlarız. Araştırmacı yazar,Hasan Ali Göksoy  bir  yazısında; ‘Süheyl Hoca kanâatkârlığı bizzat yaşardı. Öğle vakitleri, hepsi bir Çay fincanı tabağına sığacak mikdarda, ufak bir simidin yarısını, tavla zarı kadar kesilmiş kaşarpeynirlerini Çayla birlikte yer ve şükrederdi. Bu arada, “hakka rızâ göstermek”le “hakkını aramayı” da birbirinden ayırırdı’. Şeklinde aktarmıştır.

A.Yakupoğlu’nun eserlerini daha iyi anlayabilmek için ,onun  yaşam felsefesine yakın gözle bakmak gerekir ; onu yakından tanıyan edebiyatçı Yrd.Doç.Dr.Ayşenur Sır şöyle ifade etmektedirler; ‘Hayatın özünü anlamak, özdeki sırrı keşfetmek, sırrı çizgilere yansıtmak; renklerle süslemek; notalara dökmek; ahenkle ifade etmek ancak sanatla hem-ruh ve hem-vücut olmuş olgun bir kişinin meziyetidir. Ahmet Yakupoğlu, böyle bir yapıya sahip yetkin bir sanatçıdır. Tablolarıyla yüzyılımızın en mümtaz yağlı boya ressamı, yaşayan en büyük Türk minyatür ustası, ney’in en usta icracısı, tezhibin en mahir üstadı, Süheyl Ünver ekolünün önemli büyük temsilcidir. Kabiliyeti ve ortaya koyduğu eserleriyle kültür ve sanat hayatımızın vazgeçilmez köşe taşlarındandır. Kişiliğiyle yüce bir meşrebin sahibidir. Hayatı ve hayat felsefesiyle yaratılışın sırrına ermiş bir derviş, nev’i şahsına münhasır bir şahsiyettir. O, sanatın doruklarında adı yüzyıllar boyunca yankılanacak Kütahya’nın renkli bir simasıdır’.

Ressam, neyzen ve minyatürist Ahmet Yakupoğlu da bu evrenin, bu toprakların, yaşadığımız şu coğrafyanın, doğup büyüdüğü bu tarihî ve mistik Germiyan Kütahya’sının gözbebeğidir. Hikmet sahibi, irfan ehli bir bilge insan, eskilerin deyimiyle bir hakîm zattır. Yakupoğlu, tanınmak, bilinmek, sanatını, paraya, şöhrete, medyatik gösteriye çevirmek gibi kaygıları olmayan, eserlerini âdeta kutsal bir görev anlayışıyla yapan, sade ve gösterişsiz hayatıyla gözlerden hep uzak kalmayı tercih eden kültür ve sanat hayatımızın yaşadığımız yüzyıldaki önemli görülmesi gereken bir şahsiyet; sanat anlayışı ve ortaya koyduğu eserler itibarıyla “nev’i şahsına münhasır”[1] sanatkârlarımızdandır’.8

Çok fazla kişisel sergiler açmayan evini her daim bir sergi salonu gibi resimlerle döşeyen Ahmet Yakupoğlu sabrı ve azmi ile Kütahya’nın adını kültür ve sanatta duyurmayı başarmış, halkın içinde bir gönül adamı olarak yaşamış, Kütahya’nın “Ahmet Abi”si ve “Ressam Ahmet”i olarak kendisini Kütahya’ya adamıştır.

Ressam özellikle  evinde ziyarete gelen hanımlara ve genç kızlara mutlaka bir sanat  dalından bir tanesine yeteneği doğrultusunda yönlendirip onları sanatla uğraşmaya teşvik eder yerine göre İstanbul’daki hocalara sevk ederdi.Kimine resim kimine tezhip,minyatür dersleri verip hiçbir ücret söz konusu olmadan sanat zevkini ve aşkını onlara aktarmayı bir  görev bilmiştir.Yaşam tarzına baktığımızda dünyevi zevklerin pek çoğuna yüz vermeyen azla yetinen tok gönüllükle resim yapan ,geçinecek kadar para kazanan ve bunu da Kütahya ‘nın tarihi ve doğası için harcayan bir ressam portresi karşımıza çıkmaktadır.Bu yönleriyle ressam Ahmet  Yakupoğlu’na derviş meşrepli bir ressam demek abartılı olmayacaktır.

Bu habere de bakabilirsiniz

ŞAMPİYONLUK YOLUNDAKİ KÜTAHYASPOR, KUTSO’NUN KONUĞU

Bölgesel Amatör Ligi onuncu grupta şampiyonluk hedefiyle mücadele eden Kütahyaspor heyeti, Kütahya Ticaret ve Sanayi …