Anasayfa / Yazarlar / Serhat Akyol / BELİRSİZ PİYASALAR KÂBUS OLUYOR

BELİRSİZ PİYASALAR KÂBUS OLUYOR

Serhat Akyol

Oldukça hareketli bir haftayı daha geride bıraktık. Gerek küresel piyasalar gerekse iç piyasada gündemi oluşturan gelişmelerden elde edilen veriler ışığında piyasalardaki son durumu özetlemeye çalışalım.

ÖDEMELER DENGESİ

Geçtiğimiz hafta açıklanan verilere göre Aralık 2015 Cari Açık rakamları beklentiler ile doğru orantılı olarak 5.07 milyar$ açık verdi. Bu durumda 2015 yılı 32.2 milyar$ cari açıkla kapanmış oluyor. Bir önceki yıla göre cari açıkta % 26’lık bir iyileşme söz konusu. Zira 2014 yılında cari açık 43.52 milyar$ dı. Cari açıktaki bu iyileşmenin en büyük sebebi, şüphesiz ki dış ticaret açığımızın küçülmesidir. Yalnızca dış ticaret dengesine baktığımızda 2014 yılına göre % 24 lük bir daralma söz konusu oluyor ki bu da bizim için iyi bir şey. Yani diyebiliriz ki enerji fiyatlarındaki düşük seyir hiç şüphesiz Türkiye’nin çok işine yaradı.

Ödemeler dengesi kalemlerine bakacak olursak;

• 32.2 milyar$ seviyesine Cari açığın GSYH’ ya oranı %4-4,5 olarak ortaya çıkıyor ki bu oldukça olumlu bir rakam. Sürdürülebilir bir cari açık verisi için bu rakamın korunması gerekiyor. Belki de biraz daha düşmesi daha iyi olur. Aslında cari açıktaki  %26 iyileşmenin sebebi, alınan yapısal ve finansal önlemler değil. Burada küresel faktörler devreye giriyor ve büyük-global ekonomilerdeki canlanma yeniden bizim cari açığımızı artıracak gibi görünüyor.

• Aralık ayında nette 6.21 milyar$’ lık giriş yaşandı. Doğrudan yatırımlarda 1.24 milyar$ seviyesinde giriş, diğer yatırımlar kaleminde 728 milyon$, portföy yatırımlarında ise 1.15 milyar$’ lık çıkış yaşandı.

• Cari açığın en büyük finansman kalemi dışarıdan sağlanan sektör ve banka kredileri olmaya devam etti. 2015 yılında bankalar nette 4.87 milyar$, diğer sektörler 10.76 milyar$ yurt dışından kredi kullandılar. Bu arada bankalar kredi vadelerini kısadan uzuna çevirmeye devam ediyor.

• Altın ticaretinde 2015 yılında 3.95 milyar$ giriş olurken 2014 yılında 3.90 milyar$ çıkış yaşanmıştı.

• TCMB rezerv varlıklarda ise Aralık ayında yaşanan 6.65 milyar$’ lık azalma ile yılbaşından bu yana toplam 11.83 milyar$ azalma yaşandı. Yani cari açığı 11.83 milyar$ rezerv kullanarak finanse ettik. Bu rakam 2014 yılında 468 milyon$ dı. 2015 yılının en yüksek kullanım seviyesi Aralık ayında 6.65 milyon$ oldu.

• Net turizm geliri kalemi 2015’te 2014’e göre %13 azalarak 21.2 milyar$ seviyesinde gerçekleşti.

• Net Hata Noksan kaleminden bu ay 1.12 milyar$’ lık çıkış yaşandı ve 2015 yılında toplam giriş 9.66 milyar$ olarak gerçekleşti.

Enerji fiyatlarındaki düşüş cari açığın daralmasında ana faktör olmaya devam ediyor. 12 aylık enerji açığı bu ay bir önceki senenin Aralık ayına göre %32 daraldı. Enerji fiyatlarındaki düşüşün 2016’da da sürmesi, Türkiye’nin enerji faturasını hafifletmesi yönünden cari açığın daralmasına katkıda bulunmaya devam edecektir. Ancak her şeye bu ılımlı cari açık verilerinin sürdürülebilmesi için gerekli yapısal önlemlerin alınması gerekecektir. Çünkü Türkiye’nin Finansman kalitesi kötü görünüyor. Bu verilere göre dışarıdan sağlanan krediler ve TCMB rezervleri finansman kaynağı olarak görünüyor.

ALTIN

Altın Cuma günü düşüş kaydetti buna rağmen, 2011 beri en güçlü haftalık yükselişine yöneldi. Piyasalarda Fed’ in faizleri bu yıl artıracağı yönündeki beklentiler azaltırken, dolar olumsuz etkilendi ve altının cazibesini artırdı. Ocak ayında Çin tedirginliğiyle yükselişe geçen Altın fiyatı, Merkez Bankalarının gevşek para politikalarını sürdürmesinden de güç alıyor. Şu an negatif faiz uygulayan üç ana Merkez Bankası olmasının etkisi ve halen küresel büyüme oranı üzerinde endişelerin olması Altın’da “güvenli liman” özelliğini yeniden gündeme getirdi. Haftalık görünümde düşüş kanalının hala üzerinde seyreden altında satıcılar ağırlıkta olsa da altında yeni bir yükseliş hareketi daha görebiliriz. Yukarı yönlü hareketliliğin yeniden gündeme gelebilmesi içinse 1250 seviyelerinin yeniden üzerine gelmemiz gerekiyor.

DOLAR

Hafta içerisinde Fed Başkanı Yellenin açıklamaları doğrultusunda faiz artırım beklentileri zayıflamış oldu. Geçtiğimiz hafta da piyasa Fed açıklamalarını fiyatlandırdı. Gelecek hafta Çin piyasaları açılacak ve beklide belirsizlik sona erebilecek. Bu hafta piyasalarda yurtiçinde çeyrek işsizlik ortalamaları ve bütçe dengesi verilerini takip edeceğiz. Haftanın son işlem günün de ise ABD enflasyon rakamlarını takip edeceğiz. Bütün bunların yanında yakından takip edilmesi gereken bir diğer husus petrol fiyatları olacaktır. Zira Yellen’ in geçtiğimiz hafta petrol ile ilgili yaptığı açıklamaları önemliydi. Yellen’ Petrol fiyatlarının durulması durumunda enflasyon rakamlarının aşağı yönlü hareketinin azalacağı yönündeki beklentisini dile getirmişti. Bu hafta dolar aşağı yönde 2,90 seviyelerini test edebilir. Bu seviyenin geçilmesi durumunda 2,88 destek noktasına kadar gerileyebilir. Yukarı yönde ise 2,94 seviyesi önemli. Bu direnç kırılırsa bu yeni bir yükseliş dalgası habercisi olabilir ve 2,95-2,96 seviyeleri görülebilir.

BRENT PETROL

Petrol fiyatlarında çok hareketli bir hafta geride kaldı. Haftanın en önemli gelişmeleri petrol üreten ülkelerden gelen açıklamalar oldu. OPEC tarafından yayınlanan 2016 yılı üretim tahmin raporunda OPEC dışı ülkelerin üretiminde düşüş bekleniyor. Ancak, OPEC’ in üretim miktarındaki artışın devam edeceği belirtildi.  Venezüella Petrol Bakanı, OPEC ve OPEC dışı ülkelere mevcut üretim miktarını sabitleme çağrısı yaptı. Suudi Arabistan öneriye sıcak baktı fakat İran’ın öneriye sıcak bakmadığı söylendi. Önümüzdeki günlerde üretici ülkelerden gelecek açıklamalar petrol fiyatlarında hareketliliği tekrardan artıracaktır. 31.00 $ aşağıya doğru kuvvetli destek seviyesidir. Kırılması durumunda 29.50$ seviyesine doğru bir seyir izlenebilir. Yukarı yönde ise 32.00$ ın üzerinde kalıcılık sağlanırsa 33.50$ görülebilir.

Düşük kalmaya devam eden petrol fiyatları, negatif faiz çıkmazları, resesyonlar ve jeopolitik sebepler güvenli limanlara kaçmak ve kalmak konusunda tetikleyici olmaya devam edecek gibi görünüyor. Gündem dikkatlice takip edilmeli ve değişen şartlar dikkatlice ele alınarak hareket edilmeli diye düşünüyorum.

Mutlu haftalar diliyorum.

Bu habere de bakabilirsiniz

BİRLİK ZAMANI “Birlik olmalı birlik, böyle yaşanır dirlik.” E.A.

  Zor günlerden geçiyoruz. Yine etrafımızda bizim zafiyetimizi bekleyen sansar komşular, hatta komşu bile olmayan …